Tekstilde göçe karşı Avrupa’da şirket avı başlıyor! Hedef 100 milyar avroluk pazar
İstanbul Tekstil ve Ham Maddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Şişman tekstil ve ham madde sektöründeki darboğazı aşmanın yolunun inovasyondan geçtiğini belirterek “Avrupa Birliği’nde katma değerli tekstil ve hazır giyim üretimi 100 milyar avro. Bu firmaları satın alarak Türk firmasına dönüştürebiliriz. Yüzde 10 pay alsak ihracatımıza 10 milyar avro ekleriz” dedi.
- Enerji, işçilik ve hammadde maliyetlerindeki artışlar, hazır giyim sektöründe rekabet gücünü zorlayarak Mısır'a doğru bir göç dalgasına neden oldu.
- İTHİB Başkan adayı Ahmet Şişman, konfeksiyonun maliyet odaklı yapısının aksine, tekstil ve hammadde sektörünün AR-GE, teknik tekstil ve şirket evlilikleri ile bu darboğazdan çıkabileceğini belirtiyor.
- Şişman, Avrupa pazarını çıkış yolu olarak göstererek, Varlık Fonu desteği ve girişim sermayesi modeli ile Avrupa'daki köklü firmaları bünyeye katmayı öneriyor.
- Geleneksel atölyeler yerine 7 gün 24 saat çalışan, otomasyona dayalı, insan hatasını sıfıra indiren 'karanlık fabrikalara' geçilmesi gerektiğini vurguluyor.
- Pamuk fiyatlarında %5'lik, sünger ham maddesi fiyatlarında ise son 10 günde 1.200 avrodan 2.000 avroya kadar artış gözlendi.
- Ahmet Şişman'ın dedesi Hasan Şişman'ın Vehbi Koç ile yollarının kesişmesiyle başlayan hikayesi, bugün Hassan Group'un otomotiv parçalarına kadar ürün satan bir yapıya ulaşmasını sağlamıştır.
ÖMER TEMÜR - Türkiye, uzun yıllar boyunca dünyanın “hazır giyim ve tekstil deposu” olarak anıldı. Ancak son dönemde enerji, işçilik ve hammadde maliyetlerindeki artış, sektörün rekabet gücünü zorlamaya başladı. Bu durumun en somut sonucu olarak, özellikle emek yoğun bir yapıya sahip olan hazır giyim sektöründe “Mısır’a göç” dalgası başladı. Yatırımcılar, daha uygun maliyetli üretim imkânları ararken Türkiye’nin tekstil ihracatında da hissedilir bir gerileme yaşandı. Ancak İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İTHİB Başkan adayı Ahmet Şişman’a göre bu durum bir son değil, bir dönüşümün başlangıcı.
Şişman, konfeksiyonun maliyet odaklı yapısının aksine, tekstil ve hammadde sektörünün AR-GE, teknik tekstil ve şirket evlilikleri yoluyla bu darboğazdan çıkabileceğine işaret ediyor. Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün 2024 ihracatının 29 milyar dolara ulaştığına dikkati çeken Şişman, “Türkiye’nin bölgesindeki 30 ülkenin toplam ihracatı 28 milyar dolarken biz 28,8 milyar dolar ile bu 30 ülkenin toplamından daha fazla ihracat yapıyoruz. Türkiye’de tekstil sektörü darboğaza girdi ama umudumuzu kaybetmiş değiliz” dedi.
Tekstil ve hazır giyime cesaret aşısı iyi geldi
VARLIK FONU DESTEK VERSİN
Avrupa Birliği’nin kendi içerisindeki tekstil ve hazır giyim üretim hacminin ise 100 milyar avronun üzerinde olduğuna dikkat çeken Şişman, çıkış yolu olarak Avrupa pazarını gösteriyor:
İtalya, Almanya ve Fransa bu işin başını çekiyor. İtalya’da konfeksiyon ve yan sanayi çok güçlü. Almanya çok katma değerli işler yapıyor. Bu ülkede sadece “nonwoven” (dokunmamış kumaş) üretimi yapan 80 dev firma var. Bu firmaların ilk 10’u, teknolojilerini ABD’nin Kuzey Carolina eyaletine kadar taşımış durumda. Bugün Alman Freudenberg’un tek başına 12 milyar avro ciroya sahip. Sadece bu firmanın gerçekleştirdiği üretim hacmi, Türkiye’nin toplam tekstil ihracat rakamına (yaklaşık 12 milyar dolar) eş değer seviyede.
Fransızlarda da bitkisel elyaf üretiminde ilk sıralardalar. Avrupa’da bu alanda faaliyet gösteren köklü firmaları Varlık Fonu desteği ve girişim sermayesi modeli ile bünyemize katabiliriz. Şu an bir sonraki nesle devredilemediği için satılan bir çok firma var. Bunları Türk firmasına dönüştürebiliriz. Şirketlerin merkezi o ülkelerde kalıp üretimi Türkiye’de yapabiliriz. Eğer bu 100 milyar avroluk pazardan yüzde 10 pazar payı alırsak 10 milyar avroya ulaşırız.
KARANLIK FABRİKAYA GEÇMELİYİZ
Şişman, artık binlerce işçinin çalıştığı geleneksel atölyelerle Avrupa ile rekabet edilemeyeceğini net bir dille ifade ediyor: “AR-GE, teknik tekstil ve ticaret çok önemli. Mesela Hollanda 474 milyon avroluk üretime karşılık ihracatı 34 milyar avro. Bu işin ticaretini de yapmalıyız. Ayrıca bizim ‘karanlık fabrikalara’ ihtiyacımız var. 7 gün 24 saat çalışan, otomasyona dayalı, insan hatasını sıfıra indiren tesisler kurmalıyız. Konfeksiyonu Türkiye’de tutmak istiyorsak, onu dijitalleşme ve robotik üretimle kurtarabiliriz.”
Tekstilde Mısır bumerangı! Üretimde fiyatlar arttı kalite düştü
SÜNGER FİYATLARI İKİYE KATLANDI
Tekstil ve hazır giyim sektöründe üretim çarklarını zorlayan maliyet artışları, petrol fiyatları ile yeni bir boyuta taşındı. Sadece son bir hafta içerisinde pamuk fiyatlarında %5'lik bir artış gözlendi. Sünger ham maddesi ise son 10 günde 1.200 avrodan 2.000 avroya kadar yükseldi.
VEHBİ KOÇ İLE YORGANDAN OTOMOTİVE
Hassan Group Genel Müdürü ve İTHİB Başkan adayı Ahmet Şişman'ın hikâyesi 1939 yılına kadar dayanıyor. 13 yaşında Trabzon'dan İstanbul'a gelen dede Hasan Şişman, biriktirdiği parayla ilk ahşap tarağını alır. Hikâyenin dönüm noktası ise Vehbi Koç ile yollarının kesişmesidir. Koç, o yıllarda yerli otomobil hamlesini yaparken dede Hasan'a gider ve "Murat 124'lerin koltuk minderlerini yapabilir misin?" diye sorar. O güne kadar sadece yorgan kabartan dede, Hindistan cevizinden gelen liflerle ilk otomotiv keçelerini üretir. Bugün 1.600 kişinin çalıştığı, ABD'de üretim tesisi kuran ve Avrupa'ya temizlik bezinden otomotiv parçasına kadar ürün satan Hassan Group'un temelleri, işte o yorgancı dükkânında atılır. Şişman ailesi, şimdi dedelerinden kalan o "üretme cesaretini" tüm Avrupa'ya yaymaya hazırlanıyor.
