Milyonlar yıllık deniz yıldızı fosili bulundu
Denizli’nin Baklan ilçesinde doğa yürüyüşü sırasında deniz yıldızı fosili bulundu. Uzman isimler "Bu bulgu, Çalkebir’in geçmişine ışık tutan önemli bir kanıt niteliğindedir" diyor.
- Denizli'nin Baklan ilçesinde doğa yürüyüşü yapan bir vatandaş, deniz yıldızı fosili keşfetti.
- Bulunan fosilin yaklaşık 100 milyon yıl öncesine ait olduğu ve bilimsel açıdan büyük önem taşıdığı belirtildi.
- Bu keşif, Çalkebir bölgesinin geçmişte deniz altında olduğuna dair önemli bir jeolojik kanıt sunuyor.
Denizli’nin Baklan ilçesinde doğa yürüyüşü yapan bir vatandaş, milyonlarca yıl öncesine ait olduğu değerlendirilen deniz yıldızı fosili buldu. Boğaziçi Mahallesi Asar Mevkii olarak bilinen dağlık alanda keşfedilen fosil, bulan vatandaş tarafından koruma altına alındı.
"ÖNEMLİ BİR KANIT NİTELİĞİNDE"
Çalkebir Kültür Derneği kurucusu Ahmet Akbay, bölgenin yalnızca kültürel ve tarihi yapılarıyla değil, aynı zamanda jeolojik özellikleriyle de dikkat çektiğini belirtti. Akbay, yeni bulunan deniz yıldızı fosilinin bilimsel açıdan büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Bu bulgu, Çalkebir’in geçmişine ışık tutan önemli bir kanıt niteliğindedir" dedi.
100 MİLYON YIL ÖNCEYE AİT OLDUĞU DÜŞÜNÜLÜYOR
Yapılan gözlem ve değerlendirmelere göre, Çalkebir’in yaklaşık yüz milyon yıl önce deniz altında olduğu düşünülüyor. Günümüzde bölgenin en yüksek noktalarının o dönemde deniz içinde adacıklar şeklinde yükseldiği tahmin ediliyor.
Bölgedeki kum tepeleri ve arazi yapısının, özellikle Türkmen Yüzü istikametinde geçmişte güçlü su akıntılarının etkili olduğunu gösterdiğini ifade eden Akbay, Karacadağ’ın da geçmişte daha yüksek bir konumda bulunduğunu, zamanla meydana gelen çökme ve büyük depremler sonucu alçalmış olabileceğini belirtti. Aynı süreçte sıkışma hareketleri sonucunda Türkmen Yüzü’nün yükselerek bugünkü topoğrafik yapısını kazandığı değerlendiriliyor.
Eski şehir yolu mevkiinde bulunan dere yatağının, geçmişte bölgede var olduğu düşünülen büyük bir gölün izlerini taşıdığına dikkat çeken Akbay, çevrede hâlen görülebilen küçük göl oluşumlarının da bu görüşü desteklediğini ifade etti.
