Yapı Kredi'den örnek karar! Şiddet içerikli diziye reklam yok
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırılarının ardından televizyondaki şiddet içerikli diziler tepki toplamaya başladı. Yapı Kredi'den son yaşananların ardından örnek niteliğinde bir karar geldi. Tepkilerin odağındaki yapımlara reklam verilmeyeceğini duyuruldu.
- Yapı Kredi, kadına, çocuğa ve hayvana yönelik şiddeti normalleştiren veya özendiren yapımlarda reklamveren olmayacak.
- Bu kararın bir tercih değil, vicdani bir yükümlülük olduğu vurgulandı.
- İletişimcinin yalnızca görünürlük yönetmediği, anlam, meşruiyet ve güven de üretmek zorunda olduğu belirtildi.
- Şiddeti güç, prestij, karizma ya da başarı göstergesi gibi sunan dil ve anlatıların kabul edilmeyeceği ifade edildi.
- Yapı Kredi, tüm reklamverenlere ve iletişim profesyonellerine benzer bir duyarlılık göstermeleri çağrısında bulundu.
Yapı Kredi Kurumsal İletişim Direktörü Arda Öztaşkın, kadına, çocuğa ve hayvana yönelik şiddeti normalleştiren hiçbir yapımda reklamveren olarak yer almayacaklarını duyurdu. Karar, "Bu bir tercih değil, vicdani bir yükümlülük" sözleriyle paylaşıldı.
Uzmanlar okullarda yaşanan silahlı saldırıları değerlendirdi: Aidiyetini kaybeden şiddete yöneliyor
Kararı kamuoyu ile paylaşan Yapı Kredi Kurumsal İletişim Direktörü, medya içeriklerindeki şiddet unsurunun ele alınış biçimine dair önemli bir ayrım yaptı. "Eleştirel temsil" ile "özendirici temsil" arasındaki farkın bir iletişimcinin asgari muhakeme sorumluluğu olduğunu belirten Öztaşkın, şu değerlendirmede bulundu:
"İletişimci yalnızca görünürlük yöneten biri değil. Anlam, meşruiyet ve güven de üretmek zorunda. Bu yüzden insana, özellikle kadına, çocuğa ve hayvanlara yönelik şiddeti normalleştiren; şiddeti güç, prestij, karizma ya da başarı göstergesi gibi sunan hiçbir dili ve anlatıyı kabul etmiyorum."
Eleştirilerin odağındaki senaristler konuştu: Sert bulunmayan işler TV’ye kabul edilmiyor
SEKTÖRE SORUMLULUK ÇAĞRISI
Alınan bu kararın bir marka stratejisinden ziyade toplumsal bir zorunluluk olduğunun altını çizen Öztaşkın, reklamverenlere ve iletişim profesyonellerine de açık bir çağrıda bulundu.
Şiddet dilini temel alan dizi ve içeriklere kesinlikle reklam plasmanı yapmayacaklarını vurgulayan Öztaşkın, bu tavrı; "Bu bir tercih değil. Etik bir sınır, kamusal bir sorumluluk ve vicdani bir yükümlülük," sözleriyle tanımlayarak tüm meslektaşlarını taşın altına elini koymaya ve benzer bir duyarlılık göstermeye davet etti.
