Binlerce mağdur! Kapalıçarşı'da "M80" ile 40 milyarlık para trafiği, kara para sistemi nasıl işledi?
Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren bazı döviz istasyonları aracılığıyla kara para aklanmasına ilişkin soruşturmada 504 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı. Yaklaşık 40 milyarlık para trafiğinin olduğu sistemde paraların "M80" isimli altyapı üzerinden takip edildiği belirlendi. Forex yatırım dolandırıcılığı, yasa dışı bahis faaliyetleri ve çeşitli suçlarından elde edilen gelirlerin profesyonel bir aklama sistemiyle aklandığı tespit edildi. Türkiye genelinde 1112 iddianame hazırlandı. İşte adım adım Kapalıçarşı soruşturmasına dair detaylar…
Mal varlığı değerlerinin aklanmasına yönelik Kapalıçarşı soruşturmasında 36'sı firari, 134'ü tutuklu toplam 504 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame tamamlandı. Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz istasyonları üzerinden para aklandığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 12 ilde operasyon düzenlenmişti. 4 operasyonda Kapalıçarşı'da 8 ana şirketin kurduğu 93 paravan şirket aracılığıyla 9 milyar lira kara para aklandığı ortaya çıkmıştı. 4. operasyonda, 76 şüpheli gözaltına alınmış, 335 milyon lira değerinde 31 araç ve 74 taşınmaza da el konulmuştu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde, daha önce verilen takipsizlik kararlarının kaldırılmasıyla genişletilen soruşturmanın iddianamesi ağır ceza mahkemesine gönderildi.
504 şüphelinin yer aldığı dosyada; Forex yatırım dolandırıcılığı, yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık, e-pin işlemleri, paravan şirketler, ödeme kuruluşları, döviz büroları ve kripto varlık transferleri üzerinden kurulduğu değerlendirilen çok katmanlı aklama sistemi mercek altına alındı. İddianamenin 138 sayfalık kapak bölümünde şüphelilerin kimlik bilgileri, isnat edilen suçlar, suç tarihleri, sevk maddeleri ve deliller yer alırken, ana iddianame 1548 sayfadan oluştu.
Daha önce haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen bazı kişi ve şirketler yönünden, yeni deliller ve MASAK raporları doğrultusunda takipsizlik kararlarının kaldırılması talep edildi.
PARAVAN ŞİRKETLER
İddianamede, suç gelirlerinin aklanmasında kullanılan temel mekanizmalardan birinin paravan şirket yapılanması olduğu ifade edildi. Örgüt tarafından çok sayıda kişi adına şirket kurdurulduğu, bu kişilere belirli tutarlarda ödeme yapıldığı ve şirketlerin görünürde ticari faaliyet yürütüyormuş gibi finansal sisteme entegre edildiği değerlendirildi.
Bu şirketler adına bankalarda hesaplar açıldığı, ödeme ve elektronik para kuruluşları nezdinde hesaplar oluşturulduğu, POS ve sanal POS altyapılarının kullanıldığı, yüksek hacimli para hareketlerinin sahte ticari işlem ve fatura düzenekleriyle yasal görünüm kazandırılmaya çalışıldığı ifade edildi.
Dosyanın en dikkat çeken başlıklarından biri Kapalıçarşı merkezli finansal dönüşüm mekanizması oldu. İddianamede, suç gelirlerinin özellikle Kapalıçarşı’da faaliyet gösteren bazı döviz ve altın şirketleri üzerinden nakde, dövize, altına veya kripto varlıklara dönüştürüldüğü değerlendirildi.
MAĞDURLARI NASIL TUZAĞA DÜŞÜRDÜLER?
İddianamede Forex yatırım dolandırıcılığına ilişkin öncül suçlar da kapsamlı biçimde ele alındı. Yapılan değerlendirmelere göre mağdurlar, kendilerini yatırım danışmanı olarak tanıtan kişiler tarafından telefon, sosyal medya veya dijital platformlar üzerinden yüksek kazanç vaadiyle sahte yatırım sistemlerine yönlendirildi.
Başlangıçta küçük tutarlarda kazanç gösterilerek güven sağlandığı, ardından mağdurlardan daha yüksek tutarlarda para yatırmalarının istendiği, para çekmek isteyen mağdurlardan ise vergi, komisyon veya işlem ücreti adı altında ek ödemeler talep edildiği belirtildi. Bazı mağdurların ise kaldıraçlı işlem gerekçesiyle sistem üzerinde zarar ettirilerek ana paralarını kaybettikleri kaydedildi.
E-PİN SEKTÖRÜ KULLANILDI
Dosyada yer alan bir diğer dikkat çekici başlık ise e-pin ve dijital kod işlemleri oldu. İddianamede, e-pin sektörünün dijital, hızlı devredilebilir ve sınır ötesi işlem kapasitesine sahip yapısı nedeniyle suç gelirlerinin aklanmasında araç olarak kullanıldığı değerlendirildi. Çalıntı kart bilgileriyle veya yasa dışı finansal kaynaklarla alınan dijital kodların bazı şirketlere düşük bedelle satıldığı, bu kodların yurt içi ve yurt dışı dijital platformlarda dolaşıma sokulduğu, elde edilen bedellerin kripto varlıklar veya banka hesapları üzerinden yeniden sisteme dahil edildiği belirtildi. Bu yöntemle fiziki para transferi yapılmadan yüksek tutarlı kaynakların ülke dışına çıkarılabildiği ifade edildi.
ÖRGÜT LİDERLERİ İFŞA OLDU
Başsavcılığın iddianamesinde, şüphelilerden firari Türker Ak'ın suç örgütü elebaşı, tutuklu şüpheli Murat Dönmezoğlu'nun ise örgüt yöneticisi olduğu belirtildi. 2 şüpheli hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" ve "zincirleme şekilde suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından 15'er yıldan 34'er yıl 6'şar aya kadar hapis cezası istendi.
İddianamede, Forex yatırım dolandırıcılığı faaliyetleri çerçevesinde Türker Ak ve Murat Dönmezoğlu'nun elebaşılığını yaptığı örgütün, suç gelirlerini akladığına dair Mali Suçları Araştırma Kurulunun (MASAK) tespitleri doğrultusunda daha önce İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığına dikkati çekildi.
PROFESYONEL AKLAMA SİSTEMİ
İddianamede MASAK raporuna göre suçun münferit organizasyon olmadığı aktarıldı. Türkiye genelinde işlenen Forex yatırım dolandırıcılığı, yasa dışı bahis faaliyetleri ve çeşitli nitelikli dolandırıcılık suçlarından elde edilen gelirlerin profesyonel bir aklama sistemi vasıtasıyla finansal sisteme dahil edildiğinin belirlendiği vurgulandı.
TAKİPSİZLİK KARARI KALDIRILDI
İddianamede, MASAK raporunda, suç gelirlerinin özellikle Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren bazı döviz istasyonları aracılığıyla aklandığının açık şekilde ortaya konulması üzerine, daha önce haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen Faik Özbey ve Venüs Döviz yetkilileri yönünden verilen takipsizlik kararının kaldırılarak soruşturmaya devam edildiği kaydedildi.
Kapalıçarşı'da 9 milyar TL'lik kara para vurgunu! '93 paravan şirket' detayı ortaya çıktı
DOLANDIRICILIK YÖNTEMLERİ NELER?
İddianamede şüphelilerin farklı hileli senaryolar kullanarak yönlendirme yaptıkları, bazı müştekilerin internet ortamında yayımlanan araç, villa, bungalov kiralama, telefon ve elektronik ürün satışı içerikli sahte ilanlar üzerinden yönlendirildikleri kaydedildi.
TOGG, BİMCELL… SAHTE ARA YÜZLER KULLANILDI
İddianamede, bazı olaylarda TOGG ön sipariş sistemi, BİMCELL ödeme ekranı, araç sigortası yenileme sistemi, GSM operatörü ödeme ekranları, kurumsal firma internet siteleri ve benzeri dijital platformların klonlanması suretiyle oluşturulan sahte ara yüzlerin kullanıldığı ifade edildi.
“M80” KODLU ALTYAPI
İddianamede, suç gelirlerinin takibi için örgüt içerisinde ayrı bir muhasebe sistemi kurulduğu da belirtildi. Sisteme giren paraların “M80” koduyla ifade edilen altyapı üzerinden takip edildiği, her bir tutarın ilgili kişi ve şirket hesaplarına sistematik biçimde tanımlandığı değerlendirildi. Bu yapı sayesinde suç gelirlerinin hangi kaynaktan geldiği, hangi paravan şirket veya gerçek kişi hesabına aktarıldığı, hangi döviz bürosu veya kripto hesaba yönlendirildiği örgüt içi kayıtlarla takip edildi.
KILIKTAN KILIĞA GİRMİŞLER
Bazı dosyalarda şüphelilerin kendilerini yatırım danışmanı, banka görevlisi, polis memuru, savcılık personeli, marka tescil yetkilisi, sigorta temsilcisi, kripto platform temsilcisi veya resmi kurum görevlisi olarak tanıttığı belirtildi.
Evden çalışma ve kazanç sistemi kurulması, çekiliş, ödül ve iş vaadiyle müştekilerin iradelerinin sakatlandığı da belirtildi.
SİSTEM BÜYÜDÜ, ORGANİZEYE DÖNDÜ
İddianamede, başlangıçta sınırlı kapsamda faaliyet gösteren sistemin zamanla büyüdüğü, özellikle yasa dışı bahis faaliyetlerinden elde edilen gelirler ile ülke genelinde gerçekleştirilen yatırım ve forex dolandırıcılıklarından kaynaklanan suç gelirlerinin de bu yapıya dahil edilmesiyle işlem hacminin ve organizasyonel kapasitenin önemli ölçüde arttığı aktarıldı.
İŞ ARAYAN KİŞİLERİ SEÇTİLER
Yapılan incelemelerde şirket sahibi yapılacak kişilerin çoğunlukla ekonomik durumu zayıf, iş arayan, yakın çevreden veya arkadaşlık ilişkileri üzerinden ulaşılan kişiler arasından seçildiği ifade edildi. Başsavcılık, iddianameyi İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderdi.
İDDİANAME AĞIR CEZA MAHKEMESİNE GÖNDERİLDİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından tamamlanan iddianame, ağır ceza mahkemesine gönderildi.
