SELÇUK BÖKE

Türkiye, son yıllarda sınır ötesinde başarılı terör operasyonlarına imza atıyor. Bunun son örnekleri, bir hafta içerisinde, iki sözde üst düzey teröristin nokta atışlarıyla etkisiz hâle getirilmesi oldu. TSK ve MİT, bir taraftan ‘ara, bul, yok et’ konseptiyle PKK’yı kaynağında bitirme stratejisi izlerken, diğer taraftan havadan ve karadan sağlanan istihbarat sayesinde gerçekleştirdiği nokta operasyonlarla PKK’nın çok sayıda sözde üst düzey yöneticilerini nokta atışlarıyla etkisiz hâle getiriyor.

HEDEF DIŞINDA SIFIR HASAR
SİHA’lardan fırlatılan akıllı mühimmatlarla azılı teröristler tek tek avlanıyor. Nokta operasyonlarında kullanılan yerli ve millî akıllı mühimmatlar hedefi 12’den vuruyor. Bayraktar TB-2 SİHA’dan atılan yerli akıllı mühimmatlar, hareket hâlindeki PKK’lıların araçlarını hedef alırken, sadece aracın içindekilerin zarar göreceği şekilde kullanılması da dikkat çekiyor. Güvenlik uzmanları bu tür nokta atışı operasyonlarda, hedefe göre ROKETSAN üretimi MAM-L ve MAM-C gibi millî akıllı mühimmat kullanıldığına işaret ediyor. Bu mühimmatların sadece hedefe kilitlendiği ve istenilen yeri hasara uğratarak sivil zayiatın önüne geçildiği belirtiliyor.


Bayraktar TB-2 SİHA’dan atılan yerli akıllı mühimmatlar nokta atışı vuruş gerçekleştiriyor

YERLİ MÜHİMMATLAR MÜKEMMELLEŞİYOR
Gazetemize değerlendirmelerde bulunan Savunma Politikası Analisti Turan Oğuz “Bu tip operasyonlarda sivil hassasiyet gözetildiği için, millî imkânlarla tasarlanan ve üretilen, sürekli geliştirilerek hem menzil hem irtifa, hem de vuruş kuvveti açısından mükemmelleşme noktasına gelen MAM-L ve MAM-C akıllı mühimmatları kullanılıyor” dedi.
Bu ürünlerin çok hassas ve mikro cerrahi hassasiyette vuruşlar yapabildiği söyleyen Oğuz, şunları kaydetti:
Sadece istenilen hedefleri vuruyor, çevresine zarar vermiyor. Meskûn mahallerde de artık kolaylıkla kullanılabilir ürünler hâline geldi. MAM-L daha büyük, MAM-C biraz daha küçük. Hedefin tipine, kullanılacağı yere, aracın zırh durumuna göre hangisinin kullanılacağına karar veriliyor.

Helikopterde hedef tam yerlilik Helikopterde hedef tam yerlilik Millî imkânlarla üretilen T129 ATAK taarruz helikopteri ve genel maksat helikopteri Gökbey ile bu alanda lig atlayan Türkiye, önümüzde dönemde de “helikopterde tam yerlilik” hedefine ağırlık verecek.

TSK’NIN SİVİL HASSASİYETİ
İnsansız hava araçlarımız, bu mühimmatları Kuzey Irak’ın yanı sıra  Suriye’de, Libya’da ve Karabağ’da kullandı ve binlerce araç yok etti. Tank, askerî araç, zırhlı araç ve personel yok edici harp başlıkları bulunuyor. Şehir içinden, sokaktan geçen konvoylara karşı da kullandık, çevredeki evler bile zarar görmedi. Çok hassas olduğu için çevrede bir zarar oluşturmuyor.
Bu tip operasyonları Türkiye, hiçbir zaman ABD ya da diğer yayılmacı güçler gibi bir pazar yerinin ortasında yapmıyor. Hedef, havadan ve karadan takip ediliyor. Yine şehrin içinde ama daha sakin bir yere geldiğinde vuruyor. Bu, TSK’nın sivil hassasiyetinden de kaynaklanıyor. Türkiye birçok yerde çatışmaya girmesine rağmen vurmayı hedeflediği hedef dışında bir tane bina, araç ya da sivile zarar vermedi.

ARKASINDA ÜSTÜN ASKERÎ ZEKÂ VAR
Güvenlik güçlerinin üstün askerî zekâsının da önemli olduğuna vurgu yapan Savunma Politikası Analisti Turan Oğuz, şöyle devam etti:
Bu operasyonları makinelerin zaferi gibi anlamamak lazım. Bu aslında insanın zaferi. MİT bunun için çok uzun süre gözetlemeler yapıyor. Bunun ötesinde sahada hâkimiyetiniz olması lazım. Saha hâkimiyetiniz yoksa bu hedefleri kaçırabilirsiniz. Bu tür hedeflere teknik olarak ‘fırsat hedefi’ deniliyor. Çünkü bazen süre çok kısıtlı oluyor. Vurdunuz vurdunuz, yoksa belki 6 ay sonra elinize böyle bir fırsat geçebiliyor ya da hiç geçmeyebilir. Bu süreyi atlamamak için sürekli takipte kalmanız gerekiyor. Bunların hepsi bir süreç; havadan karadan istihbarat, takip, ekipman ve teknoloji. Bu operasyonlar MİT’in ve TSK’nın sınır ötesinde ne kadar güçlü olduğunu da gösteriyor. Bunun altında çok büyük bir kurmay zekâ var. Eskiden ekipman ve teknoloji biraz daha eksik kalıyordu. Şimdi bu eksiklik de ihtiyaca göre tamamlanınca hiçbir
terörist kaçamıyor.

MAM-L'NİN YÜKSEK VURUŞ KABİLİYETİ VAR
Mini Akıllı Mühimmat (MAM-L), düşük ağırlığı ile insansız hava araçları, hafif taarruz uçakları hava-yer görevlerine yönelik geliştirildi. MAM-L, sabit ve hareketli hedeflere karşı alternatif harp başlıkları ile yüksek vuruş hassasiyeti ve etkinliğe sahip. 160 milimetre çapındaki mühimmat, 1 metre uzunluğunda ve 22 kilogram ağırlığında. 15 kilometre menzili bulunuyor.

MAM-C, 8 KM MENZİLE SAHİP
Sabit ve hareketli hedeflere karşı yüksek vuruş hassasiyetine sahip olan MAM-C; 70 milimetre çapında, uzunluğu 970 milimetre, ağırlığı ise 6,5 kilogram. 8 kilometre menzile sahip olan milli mühimmatın, parça tesirli, zırh delici, yangın çıkartıcı özeliklere sahip çok maksatlı harp başlıkları var.


Mini Akıllı Mühimmat MAM-C, düşük ağırlığı ile insansız hava araçları, hafif taarruz uçakları ve ağırlığın kritik olduğu hava-yer görevlerine yönelik geliştirildi.

LAZER GÜDÜMLÜ MİNİ FÜZE METE GELİYOR
Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, lazer güdümlü mini füze METE’ye ilişkin bilgi verdi. Füzenin niteliklerine dikkati çeken Demir, şunları kaydetti: Lazer güdümlü mini füze METE geliyor. ROKETSAN’ın geliştirdiği ve testleri süren METE, İHA-İKA-İDA’larda kullanılacak ve tek personel tarafından bomba atarla da ateşlenecek. METE füzemiz, olimpiyat şampiyonu okçumuz Mete Gazoz gibi hedefi 12’den vuracak.

Bayraktar'dan İHA ve SİHA'nın ardından DİHA müjdesi! 2022'de sahaya çıkacak Bayraktar'dan İHA ve SİHA'nın ardından DİHA müjdesi! 2022'de sahaya çıkacak ilk olarak TEKNOFEST'te kendini gösteren Bayraktar Dikey İniş Kalkışlı İnsansız Hava Aracı Sistemi'nin (DİHA) sahaya çıkacağı tarih belli oldu. Baykar Hava Aracı Tasarım Mühendisi Burak Özbek DİHA'ların seri imalat ve teslimatlarının 2022 yılında yapılmasının hedeflendiğini açıkladı.
Selçuk Bayraktar: Bir SİHA’da 100’e yakın bilgisayar var Selçuk Bayraktar: Bir SİHA’da 100’e yakın bilgisayar var Selçuk Bayraktar, İHA ve SİHA’ların uçaklardan çok daha karmaşık yapılara sahip olduğunu ve bir SİHA’da 100’e yakın bilgisayar bulunduğunu söyledi.