AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ercan: Çocukluğumun aile ortamını özlüyorum
AK Parti Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, Ankara’nın en çok İstanbul’a dönüşünü sevdiğini söyledi.
- Ercan, bu Ramazan'ın önceki yıllara göre daha coşkulu geçtiğini ve AK Parti Kadın Kolları olarak bu iklime katkı sunmak istediklerini belirtti.
- Çocukluğunda manevi değerlerine bağlı bir ailede büyüdüğünü, bayram sabahları yeni kıyafet heyecanını ve kapı kapı şeker toplama geleneğini unutamadığını söyledi.
- Eskiden beri evinde şeker ve kolonyayı bayram için hazır ettiğini ve sokakta gördüğü çocuklara şeker ve oyuncak dağıtmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.
- Küçükken hayalinin eğitimci olmak olduğunu ancak teknik analiz yeteneği ve fen bilimlerine yatkınlığı nedeniyle programcılık eğitimi aldığını dile getirdi.
- Gençlere dünyayı ve teknolojiyi yakından takip etmelerini tavsiye ederken, ruhlarını dinlendirmek için Necip Fazıl gibi üstatların eserlerini okumayı da ihmal etmemeleri gerektiğini belirtti.
- El işlerini çok sevdiğini ancak yoğunluk nedeniyle bu hobisine vakit ayıramadığını söyledi.
- Görev gereği Ankara'da bulunduğunu ancak İstanbul'un kendisi için evim, yuvam, yurdum olduğunu ve her zaman bambaşka bir yeri olduğunu belirtti.
- Cumhurbaşkanı ile pek çok anısı olduğunu ancak en çok vefasından ve diğerkamlığından etkilendiğini, yoğun gündeminde bile en küçük bir detayı takip etmesinin nezaketini hayranlık verici bulduğunu dile getirdi.
EMRAH ÖZCAN/ANKARA- AK Parti Kadın Kolları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Tuğba Işık Ercan ile bayram sohbeti gerçekleştirdik.
Ercan’ın sorularımıza verdiği cevaplar şöyle:
“Nerede o eski bayramlar?” cümlesi her bayram dilimize pelesenk olur. Sizce nerede o eski bayramlar?
Aslında bu sene “nerede o eski bayramlar” demeye pek vaktimiz olmadı çünkü bu Ramazan’ı çok farklı, çok coşkulu yaşadık. Sokaklarımızda, caddelerimizde, okullarımızda bambaşka bir atmosfer vardı. Herkes bunu söylüyor, herkes bunu hissetti. O muhabbet, o coşku, o bereket; sanki yıllar öncesinin Ramazan ruhunu yeniden yaşattı bize. Bizler de AK Parti Kadın Kolları olarak bu güzel iklime katkı sunmak istedik.
Çocukluğunuzun bayramları nasıl geçerdi? Nasıl bir ailede büyüdünüz?
Hamdolsun, manevi değerlerine bağlı, huzurlu ve mutlu bir ailede büyüdüm. Bayram günlerinde evimizde her zaman tatlı bir telaş ve büyük bir mutluluk hâkim olurdu.
Çocukluk yıllarınızdan unutamadığınız bir bayram hatıranız var mı?
Bayram sabahı heyecanıyla yeni kıyafetlerimizi yanımıza koyup uyumaya çalışmamızı hiç unutamam. O ayakkabıların, elbiselerin verdiği mutluluk bambaşkaydı. Bir de kapı kapı dolaşıp şeker topladığımız günler.
Maalesef büyükşehirlerde bu gelenek azaldı ama ben hala evimde şekerimi, kolonyamı hazır ederim; “Belki bir çocuk kapımı çalar” diye beklerim. Sokakta gördüğümüz çocuklara şeker, oyuncak dağıtmak beni hâlâ o çocukluk yıllarımdaki kadar mutlu ediyor.
Küçükken hayalinizdeki meslek neydi? Bugün bulunduğunuz nokta ile o günkü hayalleriniz örtüşüyor mu?
Çocukken en büyük hayalim eğitimci olmaktı; iyi bir öğretmen olmayı çok isterdim. Sanırım öğretmenlerimi çok sevdiğim için bu bende bir ideal olmuştu. Ancak teknik analiz yeteneğim ve fen bilimlerine yatkınlığım ağır basınca programcılık eğitimi aldım ve bundan da büyük zevk aldım.
İSTANBUL EVİM
Kitaplarla aranız nasıl? Gençlere neler tavsiye edersiniz?
Yüksek lisans için çalışırken daha çok teknik kitaplara, özellikle yapay zekâ ile ilgili yayınlara vakit ayırmıştım. Dünyayı ve teknolojiyi yakından takip etmemiz gerekiyor; gençlere de bunu tavsiye ediyorum. Ama ruhumuzu dinlendirmek için Necip Fazıl gibi üstatların eserlerini okumayı da ihmal etmemeliyiz.
Özel bir hobiniz var mı?
Şu an vaktim yok ama el işlerini çok severim. Dantel, nakış, örgü gibi işlerle uğraşmak beni çok dinlendirirdi. Maalesef bu yoğunlukta onlara sıra gelmiyor.
İstanbullusunuz ama görev gereği Ankara’dasınız. Ankara mı, İstanbul mu?
Ben hâlâ Ankara’nın en çok İstanbul’a dönüşünü seviyorum. Ankara benim için teknik bir çalışma alanı, görev yeri; ama İstanbul benim evim, yuvam, yurdum. Aileme ve yuvama kavuştuğum yer olduğu için İstanbul’un yeri bende her zaman bambaşkadır.
NEZAKETİNE HAYRANIM
Cumhurbaşkanı ile unutamadığınız bir hatıranız var mı?
Cumhurbaşkanı'mızla pek çok anımız var ama beni en çok etkileyen özelliği her zaman vefası ve diğerkamlığı olmuştur.
Bir gün telefonum çaldı, açtım; “Beni sen mi aradın Tuğba?” diye sordu. O an numara direkt gözükmediği için bir an algılayamadım, şaşırdım. Onun o yoğun gündeminde bile en küçük bir detayı, bir aramayı takip etmesi ve nezaketi beni her zaman hayran bırakmıştır.
