Bahçeli'den okul saldırılarıyla ilgili açıklama! 4 noktayı işaret etti
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırılarıyla ilgili bir açıklama yaparak; "Bu vahim gelişmelerin çok yönlü bir bakış açısıyla ele alınması, hakikatin tam manasıyla ortaya çıkarılması açısından zaruri bir mecburiyettir. Asıl sorgulanması gereken, çocuklarımızı böylesi karanlık eylemlere iten sosyal çevre, dijitalleşme, değer erozyonu ve kontrolsüz etki alanlarıdır" dedi.
- Şanlıurfa'da ilişiği kesilen okulda dehşet saçan lise öğrencisi 16 kişiyi yaraladı ve intihar etti.
- Kahramanmaraş'ta ise 8. sınıf öğrencisi 5 silahla okul basarak 4 kişiyi öldürdü ve 20 kişiyi yaraladı, saldırgan öğrenci de öldü.
- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaşananları dijitalleşmenin kontrolsüz yaygınlığı, sosyal medya denetimsizliği ve akran zorbalığına bağladı.
- Bahçeli, meseleyi yalnızca fail üzerinden okumanın hakikatin eksik anlaşılmasına yol açacağını belirtti ve asıl sorgulanması gerekenin çocukları bu eylemlere iten etkenler olduğunu vurguladı.
- Bahçeli, hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine başsağlığı ve yaralılara acil şifalar diledi.
Dün Şanlıurfa'da okul basan lise öğrencisi, ilişiği kesilen okulda dehşet saçıp 16 kişiyi yaraladı. Saldırgan intihar ederken olay büyük yankı uyandırdı.
Türkiye şoku henüz atlatamamışken bugün de Kahramanmaraş'ta 8. sınıf öğrencisi, 5 silahla okul basıp 4 kişiyi öldürdü; 20 kişiyi ise yaraladı. Saldırgan öğrencinin de öldüğü açıklanırken yaşanan hadiselerle ilgili MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den bir açıklama geldi.
Kahramanmaraş'ta okulda silahlı saldırı! Çok sayıda yaralı ve can kaybı var
Bahçeli, "Dün Şanlıurfa’da, bugün ise Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiselerin; sığ, yüzeysel ve tek boyutlu değerlendirmelerle geçiştirilemeyeceği açıktır. Bu vahim gelişmelerin, tüm sebepleri, sonuçları ve arka plan dinamikleriyle birlikte; serinkanlı, sağduyulu ve çok yönlü bir bakış açısıyla ele alınması, hakikatin tam manasıyla ortaya çıkarılması açısından zaruri bir mecburiyettir." dedi.
Bahçeli'nin açıklamaları şu şekilde:
"Dijitalleşmenin kontrolsüz yaygınlığı, sosyal medya mecralarının denetimsiz etkisi ve giderek derinleşen akran zorbalığı, maalesef çocuklarımızın ruh dünyasında telafisi güç tahribatlar meydana getirmektedir. Günümüz dünyasında evlatlarımız, sosyal medyanın adeta emzirdiği; parmak uçlarıyla ekranlara yön verdiği, saniyeler içinde birbirine zıt duyguların yaşanıp tüketildiği yapay bir iklimin içinde büyümektedir. Bir kaydırma hareketiyle sevinçten öfkeye, merhametten şiddete savrulan bu hızlı duygu geçişleri, henüz gelişim çağındaki zihinlerde gerçek ile sanal arasındaki sınırları bulanıklaştırmaktadır. Sanal âlemde kolaylıkla değiştirilebilen, silinebilen ve yeniden kurgulanabilen hayatların, gerçek dünyada da aynı şekilde yönlendirilebileceği yönünde tehlikeli bir vehim oluşmaktadır.
"DİJİTALLEŞME DEĞERLERİ AŞINDIRDIĞINDA, TRAJEDİLER KAÇINILMAZ OLUYOR"
Bilhassa ergenlik çağındaki bireylerin, bu sanal akışın etkisiyle gerçekliği basitleştirme, sonuçları hafife alma ve anlık tepkilerle hareket etme eğilimleri artmaktadır. Bu durum, kontrolsüz bırakıldığında, telafisi mümkün olmayan sonuçlara kapı aralayabilecek bir zemin hazırlamaktadır. Nitekim benzer hadiselerin farklı toplumlarda da yaşandığı gerçeği, meselenin küresel bir tehdit boyutu kazandığını açıkça göstermektedir. Unutulmamalıdır ki; insan, biyolojik varlığının yanı sıra, kültürel ve milli değerlerle yoğrulan bir şahsiyettir. Dijitalleşme bu değerleri aşındırdığında, toplumsal dokuyu hedef alıp zayıflattığında, böylesi trajediler kaçınılmaz hale gelmektedir.
4 NOKTAYI İŞARET ETTİ
Bu nedenle meseleyi yalnızca fail üzerinden okumak, hakikatin eksik anlaşılmasına yol açacaktır. Asıl sorgulanması gereken, çocuklarımızı böylesi karanlık eylemlere iten sosyal çevre, dijitalleşme, değer erozyonu ve kontrolsüz etki alanlarıdır. Böylesi vahim ve hassas hadiselerde, yetkili makamların görevlerini hiçbir baskı ve yönlendirme altında kalmadan, sükûnet ve devlet ciddiyeti içinde yürütmesi hayati önemdedir. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması beklenmeden yapılacak siyasi yorumlar, hakikatin üzerini örtmekten başka bir sonuç doğurmayacaktır. Şayet gerekli görülüyorsa değerlendirmeler, ancak süreç tamamlandıktan sonra yapılmalıdır.
Hiç kimse böylesine elim bir hadiseyi günübirlik siyasetin malzemesi haline getirmemeli; acı üzerinden istismar arayışına tevessül etmemelidir. Bütün bu tespitlerin ışığında, yaşanan acı hadisenin vicdanlarımızda açtığı derin yarayı da ifade etmek zaruridir. Bu alçak saldırıda Kahramanmaraş’ta hayatını kaybeden yavrularımıza ve fedakâr öğretmen kardeşimize Cenab-ı Allah’tan rahmet; kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Her iki menfur saldırı da yaralanan evlatlarımıza da acil şifalar temenni ediyorum."
