Başbakan Erdoğan, bayram namazı çıkışında soruları cevapladı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bayram namazı sonrası soruları cevapladı.
Başbakan Erdoğan 'İslam dünyası için tüm insanlık için barışa vesile olmasını Allah'tan temenni ediyorum. Malum bayramlar bizim değerler silsilemiz içerisinde kardeşliğin doruğa eriştiği, birliğin beraerliğin doruğa eriştiği, kırgınlıkların dargınlıkların sona erdiği adeta bütünleşmemizdir. temennim odur ki Ramazan Bayramı da bu vesile ile bir olumlu istikamette kırılmanın dönüşümün olmasına vesile olur. Bu vesile ile tekrar tüm milletimizin ramazan Bayramını tebrik ediyorum. Nice bayramlara Rabbim bizleri birlik beraberlik içinde kavuştursun diyorum. Demokratikleşme paketi ile ilgili benim de katıldığım çalışmalar yaptık. Görevlendirdiğimiz arkadaşlarımız, Başbakan Yardımcımız Beşir Atalay başkanlığında çalışmaları yürütüyorlar. Bayram ertesi de ben yapılan çalışmaları gözden geçirme fırsatını bulacağım. Bu yeni atılmış bir adım değil. Bizim son büyük kongremizde bunu açıklamıştık. Şimdi güncellemek suretiyle nerede ne gibi aksamalar var nereleri nasıl güncelleyeceğiz gibi çalışmaları arkadaşlarımız yürütüyor. Yeni döneme yönelik demokratikleşme paketimizi açıklayacağız. Meclis'in erken açılma durumu söz konusu.ERGENEKON KARARLARI
Biliyorsunuz Türkiye'de yasama yürütme yargı kuvvetler ayrılığını oluşturmaktadır. Biz tabi kanaatlerimizi gösterirken bu kanaatlerimiz Anayasa'ya ters düşmeden olmalıdır. Ben o zaman kanaatimi çok açık net ifade ettim. Onda herhangi bir sapma söz konusu değildir. Yargı da bir karar verdi. Birincil mahkemenin verdiği karar nihai bir karar değildir. Bunun Yargıtay'da tekrar masaya yatırılması söz konusudur. Yargıtay'ın kararı da aslında nihai değildir. Temenni ederiz ki adalet yerini hakkıyla bulsun ve kimse bundan zarar görmesin. Bu beklentimiz bizim bu şekilde devam etmektedir. Bunu çok açık söyleyebilirim. Ancak, şunu da söylemem lazım. Gerek ana muhalefetin gerek diğer muhalefetin yaptığı açıklamalar bu süreçle ilgili çok çirkindir. Yargı organı istediği kararı verdiği zamanı iyi, istemediğim kararı verirse kötü diye bir mantık olmaz. Süreç içerisinde özelikle anayasa gereği yanılmıyorsam 138. madde bu maddeye çok açık net muhalefet söz konusudur. Burada ana muhalefet partisinin Genel Başkanı'nın yaptığı açıklamalar suç teşkil etmektedir. Bu tür açıklamaları, ben mahkemeyi tanımıyorum gibi ifadeler yargı içerisinde değerlendirebilecek kanaatler değildir. Yargıya müdahale gibi bir anlayışın içerisine girmektedir. Bu gerçekten Türkiye'de siyaset yapmanın edebinin ne durumda olduğunu göstermek açısından önemli. Siyasetçi konumunu iyi bilecek, hakaretlerle kimsenin oyu bu ülkede yükselmez. Yapılan kamuoyu araştırmalarında da ana muhalefetin oylarının nerede olduğu bellidir. Biz, böyle bir dalaşmanın içerisinde AK Parti olarak yer almayacağız. Siyasetçi olarak da bu tür açıklamalar karşısında kanaatlerimizi edepli şekilde söylemek görevimizdir. Bahçeli'nin yaptığı açıklamalar da çirkindir. Konuyla ilgili olarak da madem ki bu insan bu örgütün başıydı buna Başbakan neden imza koydu gibi yaklaşımlar çocukla yaklaşımlar. Bu ülkede hala genelmüdürlükten kurtulamadı Kılıçdaroğlu. Onun önce bir siyasetçi olması lazım. Ondan sonra neyi nasıl değerlendireceğini çok iyi öğrenir ve atamaların nasıl yapıldığını öğrenir. Suçu sabit olmayan bir insan için şöyledir böyledir diyemezsiniz. Bunlar ne zaman ortaya çıktı diye baktığımızda da emekli olduktan sonra ortaya çıkan konulardır. Buralardan kendine göre bişeyler çıkarmanın gayreti içerisinde. En önemli hakim, savcı millettir. Onun için egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Yargıda da son söz milletindir denir ve son sözü millet söyler.
OBAMA GÖRÜŞMESİ
Dün, gerçi Başbakanlık'tan açıklama yapıldı. Ağırlıklı olarak Suriye ve Mısır konularını görüştük. Müşterek ne gibi adımlar atabiliriz bunu konuştuk. Aşırı uçların orada yer kapma yarışı içerisinde olduğu hepimizin malumudur. Bunlardan biz de rahatsızız. Batılı ülkeler de rahatsızlık duyuyor. Bu aşırı uçların aynı şekilde PYD El Kaide bunların kendi aralarındaki kapışmalar sınır illerimizde onlarca vatandaşımızın şehit olmasına sebep olmuştur. Soruye'de ne gibi bir tavır oluşturmamız lazım. Bundan sonra üzerimize düşeni yerine getirmek zorundayız. Mısır'da şuanda bir darbe hükümeti söz konusudur. Bu darbe hükümeti önce yüzde 52 oyla seçilmiş bir Cumhurbaşkanını görevden almıştır. Görevden alan kimdir. Sayın Mursi'nin göreve getirdiği Sisi'dir. Mursi kucaklamadı daha neyi kucaklayacak.
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
