“Cezasızlık” algısı çocuğu suça itiyor! Cezaevlerindeki gençlerden gelen mektuplar pişmanlık dolu
Meclis Suçlu Çocuklar Komisyonuna cezaevinden mektup gönderen çocuklar büyük tehlikeye işaret etti: Cezasızlık algısı suça itiyor... Keşke ilk suçta bırakılmasaydım.
- TBMM Çocuk Suçlular Komisyonu Başkanı Müşerref Pervin Tuba Durgut, mektupların çocukların ilk suçlarında yeterli yaptırımla karşılaşmamalarının 'cezasızlık algısı' oluşturabildiğini belirtti.
- Bir genç mektubunda, ilk suçlarında yaptıklarının yanına kâr kaldığını düşündüğünü, sonraki suçlardan ise toplamda yüzyılın üzerinde ceza aldığını ifade etti.
- Başka bir mektupta, bir genç erken dönemde uygulanacak yaptırımların önemine dikkat çekerek, 'İlk suçlarda salınmasaydım bu kadar rahat davranmayabilirdim' dedi.
- Uzmanlar, çocuk adalet sisteminde rehabilitasyon ve eğitim çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, Norveç, Finlandiya ve Japonya gibi ülkelerin yaklaşımlarından örnekler verdi.
- Uzmanlar ayrıca, çocuklara karakter eğitimi verilmesi, spor, müzik veya sanat alanlarında desteklenmesi ve okul sosyal hizmetlerinin devreye alınması gibi önleyici yöntemlerin etkili olabileceğini belirtti.
ESMA ALTIN - Şiddet içerikli diziler, sosyal medya ve bir an önce zengin olma hayali sebebiyle suç işleyen çocukların sayısı bir hayli fazla. Bunu fırsat bilen ‘yeni nesil çeteler’ de 18 yaşından küçük kişileri ağına düşürerek kendi kirli emellerine alet ediyor. Bunun önüne geçmek için TBMM’de Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu kuruldu. Komisyonun toplantısında çocuk yaşta tutuklananların cezaevinden yazdıkları mektuplar okundu.
Bu durum arka plandaki sosyal problemleri gözler önüne serdi. Yazılan mektuplardan bazıları şöyle:
17’mde hırsızlıktan hapse girdim. ‘Yaptıklarım yanıma kâr kaldı’ düşüncesiyle dışarı çıktığımda tekrar suç işledim. 100 yıldan fazla ceza aldım. Şu an 26 yaşındayım.
İlk işlediğim suçlar sonrası salınmasaydım bu kadar rahat davranmazdım. Şu an mükerrer suçlardan 84 sene cezam var.
Küçük yaşta uyuşturucuya alıştırıldım. Defalarca suç işledim. Yakalandım. Birçok kere ‘hükmün açıklanmasının geriye bırakılması’ kararı çıktı. Sürekli serbest kaldım. İlkinde değilse bile ikinci suçta ceza alsaydım belki çoktan ıslah olurdum ve şimdi özgürdüm.
Komisyon Başkanı Müşerref Pervin Tuba Durgut, bu mektupların iki şeyi anlattığını söyledi. Durgut “Bir; bu çocuklar genellikle ailesi tarafından korunamamış. İki; ‘cezasızlık’ algısı çocuğu suça itiyor. Hepsi ‘Nasılsa bir şey olmayacak’ diye düşünüp aynı yoldan devam ediyor” dedi.
Hukukçulardan korkutan açıklama: Bir yılda en az 180 bin çocuk suçla tanışıyor
ANA SINIFINDAN İTİBAREN KARAKTER EĞİTİMİ VERİLMELİ
Komisyona gelen Ankara 1 ve 2 no’lu baro başkanlıklarından uzmanlar, şu değerlendirmeleri yaptı:
Çocuk suçluluğu yalnızca ceza hukuku politikalarıyla çözülemez. Cezaevlerinde eğitim ve psikolojik destek hizmetleri yetersiz. Birçok ilde çocuk mahkemesi yok. Bu davalarda uzman hâkim, savcı ve avukatlar görev almalı. Norveç modelinde ceza yerine uzlaştırma ve rehabilitasyon uygulanıyor. Finlandiya’da sosyal devlet odaklı yaklaşım, güçlü çocuk psikolojisi sistemi yer alıyor. Japonya, merkezine aileyi alıyor. Çocuğun suça sürüklenmesini engellemek için aile birliği korunmalı. Çalışmayan kadına eş yardımı asgari ücretin en az 1/2 seviyesinde düzenlenmeli. Ana sınıfından itibaren çocuklara karakter eğitimi verilmeli; spor, müzik ya da sanata yönlendirilmeli. Okul veya evden kaçmalar çocukların suça sürüklenmesinde kritik kırılma noktaları oluyor.
