Türk bayrağına alçak saldırıya Erdoğan'dan sert tepki: O kirli elleri muhakkak bulacak, hesap soracağız
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, önceki gün Nusaybin-Kamışlı hattında, Suriye tarafında Türk bayrağına yapılan alçak saldırıya sert tepki göstererek, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, hesabını hainlerden mutlaka soracağız. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır." ifadelerini kullandı.
- Erdoğan, önceki gün Nusaybin-Kamışlı hattında, Suriye tarafında Türk bayrağına yapılan alçak saldırıya sert tepki gösterdi.
- Erdoğan, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, hesabını hainlerden mutlaka soracağız. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan, Suriye ordusunun, ülkede Fırat Nehri'nin doğusunu terör örgütü YPG/SDG'den temizlemesine ilişkin dikkat çeken ifadelere imza atarak net mesajlar verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:
"Aziz milletim, milletvekili arkadaşlarım sizleri en kalbi duygularımla, sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Grup toplantımızın ülkemiz milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Tüm yol arkadaşlarıma buradan selamlarımı sevgilerimi gönderiyorum. Salonlara sığmayan şu muhabbetiniz için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Rabbim dayanışmamızı daim eylesin.
SURİYE'DE YAŞANAN GELİŞMELER
Komşumuz Suriye, ülkede birliği sağlamak adına büyük bir mücadele veriyor. Aralık ayında SDG yöneticileri ile Şam yönetimi arasında yapılan müzakereler olumsuz sonuçlandı. Bunun sebebi SDG denilen yapının uzlaşmaz, ayak sürüyen, sürekli el yükselten tutumuydu. SDG bu takvim içerisinde olumlu hiçbir adım atmadı.
"TEK BAĞIMSIZ BİR SURİYE İNŞA ETME MÜCADELESİNİ YÜREKTEN DESTEKLİYORUZ"
Tüm taraflara gerekli telkinlerde bulunduk. Krizin sıcak çatışmaya dönüşmemesi için her türlü çabayı gösterdik. Ancak SDG denilen yapının tavrında değişiklik olmadı. Suriye ordusu ocak ayının ikinci haftasında son derece haklı ve meşru biçimde operasyonlar düzenledi. Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğü korunmuş tek bir Suriye devletinin varlığını en güçlü şekilde savunduk. Türkiye'nin güney sınırlarında ayrılıkçı yapıya rıza göstermeyeceğimiz defalarca ilan ettik. Suriye Devleti'nin ve Suriye Ordusu'nun tüm etnik kökenlerin, inançların, mezheplerin yan yana yaşadığı birleşik, tek bağımsız bir Suriye inşa etme mücadelesini komşuları ve kardeşleri olarak yürekten destekliyoruz. Son haftalardaki başarılı operasyonlarından dolayı Suriye hükümetini, Suriye ordusunu ve kardeş Suriye halkını gönülden tebrik ediyoruz. Dün varılan ateşkes anlaşmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz.
NUSAYBİN'DEKİ PROVOKATİF GÖSTERİLER
Terör örgütünün sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi zaten mümkün değildir. Bu aşamadan sonra provokasyonlara başvurmanın intihar anlamına geleceği çok çok açıktır. Terör örgütünün zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla, dün Nusaybin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle burada bir netice alma imkanı kalmamıştır.
"BAYRAĞIMIZA UZANAN KİRLİ ELLERİ MUHAKKAK BULACAĞIZ"
Burada şunun da bilinmesinde fayda görüyorum. Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekli tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır.
"HASSAS BİR SÜREÇ YÜRÜTÜYORUZ"
Suriye sahasında yaşanan tüm bu gelişmeleri çok yakından takip ettik ve ediyoruz. Türkiye'ye yönelik mevcut risklerin bertaraf edilmesi, yeni tehditlerin engellenmesi, Suriye'de barışın ve istikrarın süratle sağlanması için hassas bir süreç yürütüyoruz.
"SURİYE'DEKİ KÜRTLER BİZİM ÖZ BE ÖZ KARDEŞLERİMİZDİR"
Suriye'deki Kürtler bizim öz be öz kardeşlerimizdir. Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin önceki zalim rejim altında ne tür baskılara maruz kaldığını kardeşleri olarak en iyi biz biliyoruz. Varlıkları tanınmıyordu, vatandaş kabul edilmiyorlardı. Kendilerine kimlik dahi verilmiyordu. Ana dilleriyle konuşmalarına, kültür ve geleneklerini yaşatmalarına müsaade edilmiyordu. Bu kardeşiniz başbakanken 2008 yılından itibaren yaptığım tüm görüşmelerde bu adaletsizlikleri dile getirdim. Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin haklarını ısrarlı şekilde gündeme taşıdık. Kürtlere temel haklarının teslim edilmesi gerektiğini her fırsatta vurguladık. Kimse bunları ağzına dahi almazken, Suriye'deki Kürtlerin haklarını kimse konuşmazken biz bunları açık açık muhataplarımıza ifade ettik.
"HİÇBİR ÜLKENİN TOPRAKLARIN GÖZÜMÜZ YOK"
Suriyeli muhacirlere kol kanat gerdik. Suriye'de 2011 yılında iç savaşın başlamasıyla Kürt kardeşlerimiz bu sefer de terör örgütlerinin baskısıyla karşılaştılar. Yeni Suriye hükümeti, Suriyeli Kürtlere kucak açmış, çok yapıcı davranmıştır. Terör örgütü Kürtlerin refahı ve huzuru yerine ölmeyi ve öldürmeyi tercih etmiştir. Bizim hiçbir ülkenin toprakların gözümüz yok, hiçbir ülkenin içişlerine karışmayız. İlk günden beri her türlü riski gözeterek ilgili tüm kurumlarımızla gelişmeleri anbean izliyoruz.
TRUMP İLE TELEFON GÖRÜŞMESİ
Dün ABD Başkanı Sayın Trump ile verimli bir telefon konuşması gerçekleştirdik. Sayın Trump'la DEAŞ'la ortak mücadele dahil Suriye'nin güvenliğine katkı yapacak birçok konuyu istişare ettik. İnşallah dünkü anlaşmanın uygulanmasıyla en kısa süre zarfında örgütün kontrolü altındaki diğer topraklar ve orada yaşayan siviller de özgürlüklerine kavuşur. Bütüncül bir Suriye, herkesin kendini güvende hissettiği bir Suriye böylece inşa edilmiş olur.
"KİMSE KÜRT KARDEŞİMİN İRADESİNİ İPOTEK ALTINA ALAMAZ"
Suriye'deki operasyonlar bahane edilerek tamamen yalan ve çarpıtma üzerine kurulu bir propagandayla tüm Kürtlerin kışkırtılmaya çalışıldığını görüyoruz. Özellikle Türkiye'deki Kürt kardeşlerimin bu oyunlara gelmemesi gerektiğini, yapılan çağrıların, yapılan tahriklerin gerçek niyeti görerek suhuletle, sağduyuyla, basiretle, ferasetle davranmaları gerektiğini tekrar hatırlatıyorum. Terör örgütü ayrıdır, benim Kürt kardeşlerim ayrıdır. Kimse, ister burada ister orada olsun benim Kürt kardeşimin iradesini ipotek altına alamaz. Kürt kardeşlerimiz bu tahriklere gelmesinler, sağduyuyu asla bırakmasınlar.
"KÜRT KARDEŞLERİMİZİN ZARAR GÖRMESİNE ASLA İZİN VERMEYİZ"
Geride bıraktığımız 15 ayda çok önemli adımlar attık. Süreci buraya kadar getirdik. Komisyon nihai raporu kaleme alıyor. Siyaset kuruma yol gösterecek raporun ortaya çıkacağına inanıyorum. Tüm kalbimle, tüm samimiyetimle söylemek isterim ki, hiç kimse endişeye kapılmasın. Türkiye Cumhuriyeti buradayken kimsenin başka hami aramasına başka ortaklar peşinde koşmasına gerek yoktur. Biz Kürt kardeşlerimizin zarar görmesine asla izin vermeyiz. En zor zamanlarında Kürt kardeşlerimize biz sahip çıktık. Şunu artık herkes görmeli, esas olan bölünme değil birleşmedir. Esas olan küçük devletçiklere ayrılmak değil birleşerek güç birliği yapmaktır.
"ÇOK KRİTİK GÜNLER YAŞIYORUZ"
Herkesi sorumlu davranmaya davet ediyorum. Şunu milletimizin hiçbir ferdi aklından çıkarmasın; çok kritik günler yaşıyoruz. En küçük bir hatanın ciddi sonuçlar doğuracağı bir sırattan geçiyoruz. Rabbim bizi birbirine düşürmek isteyenlere fırsat vermesin.
CHP'YE SERT TEPKİ
Meclis çalışmalarımız yoğun bir tempoda devam ediyor. Muhalefetin tüm uzlaşmaz, hukuk tanımaz tavırlarına rağmen sabırlı ve sağduyulu şekilde hareket ediyoruz. CHP jet sosyetesinin ne devlet, ne millet ne de emeklilerle ilgili bir derdi olmadığını biliyoruz.
"EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞINI 20 BİN TL'YE ÇIKARTAN TEKLİF GÖRÜŞÜLMEYE BAŞLADI"
Milletimiz bizim samimiyetimizi de gayet iyi biliyor. Malum en düşük emekli aylığına 20 bin TL'ye çıkartan teklifin görüşülmesi başlandı. Teklifin yürürlüğe girmesiyle birlikte 3 bin 319 lira artışla 20 bin liraya yükselmiş olacak. Bu rakam, göreve geldiğimizde sadece 66 liraydı. 40 dolara tekabül ediyordu. Kasım 2002'de asgari ücret 184 liraydı. Bugün en düşük emekli aylığı asgari ücretin en yüzde 70'ini aşmıştır. Bunları söylerken 'her talebi karşıladık' iddiasında değiliz. Emeklilerin yaşadıkları her sıkıntının farkındayız. Şunu, tüm emeklilerimizin bilmesini arzu ediyorum; emeklilerimiz bizim başımızın tacıdır. Emeklilerimizin taleplerine, şikayetlerine hiçbir zaman kulağımızı tıkamadık. Tam tersine bir kulağımız her zaman emeklilerimizde oldu.
"SÖZ VERİP İŞÇİSİNE MAAŞ ÖDEYEMEYENLERE BENZEMEYİZ"
Enflasyon düştükçe insanımızın alım gücü daha da artacak. Milletçe yıllardır yaptığımız fedakarlıklarının boşa gitmeyeceğini göreceğimiz bir döneme giriyoruz. Sadece ekonomide değil ülkemizi askeri ve diplomatik olarak da çok farklı bir konuma devam edeceğiz. Biz meydanlar emeklilerimize şunu yapacağız diye söz verip işçisine maaş ödeyemeyenlere benzemeyiz. Biz göreve gelince rantçı olanlara da benzemeyiz. Bizim derdimiz, ilkelerimiz, prensiplerimiz var. Bizim Türkiye Yüzyılı vizyonumuz var.
"HİZMET YOLUNDA REHAVETE YER YOKTUR"
Altını çizerek belirtmek isterim ki millete hizmet yolunda rehavete yer yoktur. İttifak olarak Meclis çalışmalarında da örnek ve lokomotif kadro biz olacağız. Türkiye'yi sadece ekonomide değil askeri ve diplomatik olarak da çok farklı bir konuma taşıyacağız. Türk ekonomisi hedeflerimize uygun büyüdükçe ortaya çıkan ilave katma değerden herkes istifade edecek."
