Cumhurbaşkanı'ndan nüfus artışı açıklaması: Dostlarımız bile karşı çıkıyor
Hane İslam Eserleri Sergisi'nin açılışını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sanatçı ve katılımcıların sorularını cevaplandırarak önemli açıklamalar yaptı. Cumhurbaşkanı “Devamlı söylediğim bir söz var; “En az üç çocuk" diyorum. Bu tabii güçlü bir ailenin olmazsa olmazı. Neslimizi çoğaltmamız lazım. Bu neslin artması lazım. Şu anda gelişmeler iyi değil. En yakınlarımızla sohbet ederken bile bakıyorsunuz onlar da maalesef yani nüfusun artışına karşı çıkıyorlar” diyerek nüfus azalışına dikkat çekti.
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, sergiyi gezerek eserleri inceledi ve sanatçı ve katılımcıların sorularını cevapladı.
- Erdoğan, minyatürden ebruya, kalem işinden çiniye, hüsnü hattan tezhibe geleneksel İslam sanatlarının önemli olduğunu söyledi.
- Erdoğan, 15. asırdan itibaren Ali bin Yahya Sufi, Şeyh Hamdullah Efendi ve Hafız Osman Efendi gibi büyük ustaların, İstanbul'da ve gönül coğrafyasında eserler verdiğini belirtti.
- Cumhurbaşkanı, hat ve tezhip gibi İslam sanatlarının emek, sabır ve devamlılık gerektiren alanlar olduğunu vurguladı.
- Erdoğan, aile ve nüfus artışına önem verdi ve en az üç çocuk idealini savundu.
- Erdoğan, “Neslimizi çoğaltmamız lazım. Şu anda gelişmeler iyi değil. En yakınlarımızla sohbet ederken bile bakıyorsunuz onlar da maalesef yani nüfusun artışına karşı çıkıyorlar” diyerek nüfus azalışına dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen Hane İslam Eserleri Sergisi'nin açılış programına katıldı.
Protokol üyeleriyle serginin açılış kurdelesini kesen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra sergiyi gezerek eserleri inceledi. Programda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul Valisi Davut Gül ve AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir de yer aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hane İslam Eserleri Sergisi'nin açılışını gerçekleştirmesinin ardından sanatçı ve katılımcıların soruları cevaplandırdı.
"HEPSİ BU TARİHİ YAPIYI SÜSLÜYOR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle"
"Minyatürden ebruya, kalem işinden çiniye, hüsnü hattan tezhibe geleneksel İslam sanatları hem inancımızın hem medeniyetimizin derinliklerini, güzelliklerini göstermesi bakımından çok çok önemlidir. Bunlar Müslümanların sahip oldukları yüksek estetik şuurun somutlaşmış eser haline gelmiş, görünür olmuş, vücut bulmuş şekilleridir. Biraz önce eserlerimizi tek tek gördüm, inceledim. Hakikaten her biri çok titiz bir emeğin, seçkin bir üslubun ve göz nurunun meyvesi olarak bu tarihi yapıyı süslüyor.
"DÜNYANIN EN MÜSTESNA ESERLERİ"
15. asırdan itibaren Ali bin Yahya Sufi, Şeyh Hamdullah Efendi ve Hafız Osman Efendi gibi büyük ustalar burada dünyanın en müstesna eserlerini verdi. Bu eserler gerek İstanbul’umuzda gerekse gönül coğrafyamızda camilerimizi, mescitlerimizi, pek çok mimari şaheserimizi süsledi. Ömrünün 60 yılını hat sanatına vakfeden merhum Hasan Çelebi üstadımız da bu abidevi şahsiyetlerden biriydi. İnşa edilen ilk ibadethanemiz olan Kuba Mescidi dahil Türkiye’de ve yurt dışında 75’in üzerinde cami rahmetli Hasan Çelebi hocamızın eserleriyle tezyin edildi. Bir kez daha kabri nur, mekanı cennet olsun diyor, bugüne kadar İslam sanatlarına katkı veren tüm büyüklerimize Allah’tan rahmet diliyorum.
"30 SAAT ÇALIŞMAYI ZARURİ KILAN SANATLAR"
Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum; Hat ve tezhip gibi İslam sanatları emek isteyen, sabır isteyen, devamlılık gerektiren alanlardır. Hasan Çelebi hocamızın tabiriyle bunlar günde 30 saat çalışmayı zaruri kılan sanatlardır. Bu sanatların yaşatılması, özellikle teknoloji ve dijital kültürün geleneksel sanatlarımızı tehdit ettiği bugünlerde çok ama çok önemlidir. Sizler her biriniz bu noktada çok ağır bir yükü omuzluyor, sanatla birlikte kemalat yolculuğumuzu da sürdürüyorsunuz. Sizler sadece bu sanatları icra etmiyor, aynı zamanda bu sanatın neşet ettiği tarihimize, kültürümüze ve medeniyetimize vakıf oluyorsunuz.
"GEÇMİŞLE GELECEK ARASINDA YENİ BİR KÖPRÜ"
Şurası da unutulmamalıdır; Kadim tarihimizde, özellikle oradan süzülüp gelen kültürel mirasımız ancak yeni nesillerin ekleriyle zenginleşir, kökleşir, yaşar ve süreklilik kazanır. İşte bugün de burada olduğu gibi sayfalara özenle nakşedilen her bir şekil aynı zamanda geçmişle gelecek arasında yeni bir köprü oluşturuyor. Sergimizdeki eserleri bu bakımdan ayrıca değerli ve anlamlı bulduğumu bilmenizi isterim. Geleneksel sanatlarımızı öğrenen, icra eden ve öğreten her bir kardeşimi tebrik ediyor, çalışmalarınızda Cenab-ı Allah’tan muvaffakiyetler diliyorum. Bu düşüncelerle burada sergilenen eserlerin sahiplerini tekrar kutluyor, serginin tertip edilmesinde emeği geçen başta Albayrak Grubu olmak üzere herkese şükranlarımı sunuyorum.
"EN AZ 3 ÇOCUK DİYORUM"
Her şeyden önce tabii dedeyim. 9 tane de elhamdülillah torunum var. O da fakir için ayrı bir güzellik. Biliyorsunuz devamlı söylediğim bir söz var; "en az üç çocuk" diyorum. Bu tabii güçlü bir ailenin olmazsa olmazı. Neslimizi çoğaltmamız lazım. Bu neslin artması lazım. Bu tabii bizim arzumuz değil Rabbimizin emri. Sevgili Habibinin bizlere sürekli olarak tavsiyesi. "Diğer toplumlara karşı ümmetimin çokluğuyla iftihar ederim" diyor Peygamberimiz. Öyleyse bunun yerine gelmesi lazım. Bunun için de biz "aile" derken buradan hareket ederek geçtiğimiz yılı "Aile Yılı" olarak ilan ettik. Ve aile yılı olarak bu adımı atmamızın da esbab-ı mucibesi; özellikle bir halkı Müslüman olan topluluk olarak bunu hiç tereddütsüz, bu nesli ülkemizde çoğaltalım istiyoruz.
"NÜFUS ARTIŞINA KARŞI ÇIKIYORLAR"
Yani bunu gördük ama hala biz bir netice almış değiliz. Şu anda gelişmeler iyi değil. En yakınlarımızla sohbet ederken bile bakıyorsunuz onlar da maalesef yani nüfusun artışına karşı çıkıyorlar. Bu da bizi tabii ciddi manada üzüyor. Ve şu anda en dost bildiklerimiz bile nüfusun artışına karşı çıkıyor. İnşallah Tophane-i Amire’deki bu buluşmamız nüfusun artışı noktasında yeni bir adıma vesile olur. Şu an itibariyle elhamdülillah bizim ailede şu anda gelişme iyi. Bundan dolayı da mutluyum. Bu sabah en küçüğüyle iyi bir muhabbetim oldu. En küçüğü şu anda 2 yaşında. Onunla görüşmemi yaptım ve öyle ayrıldım. O da Baykar grubunun bir yavrusu ve hamdolsun o muhabbet bize ayrı bir dinçlik veriyor. Rabbim buradaki bütün kardeşlerime de aynı muhabbeti evlatlarından ve torunlarından almayı nasip etsin. Onlar bizi gerçekten dingin kılıyor.
"BU ESERLER İHMAL EDİLMEMELİ"
Tophane-i Amire'nin hizmete girmesi bile bizler için çok çok önemli. Yani bu tür eserler eğer hizmete girmemiş olsaydı biz bugün burada böyle bir toplantıyı yapamayacaktık. Ama bu eserin hizmete girmiş olması böyle bir toplantıyı burada yapmamıza da vesile oldu. Buradan kimler geldi kimler geçti ve buranın tabii tarihi de bizim için çok çok önemli. Onun için de yani biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak da yani bu kültür yolu etkinliklerini bu noktada da çok çok önemli görüyoruz. Ve ben şu anda bu eserin girdisi ve çıktısıyla burada yapılan bütün etkinliklerin ülkemizin geleceğine yönelik önemli adımları oluşturduğunu görüyorum. Ve bu eserler asla ihmal edilmemeli. Bunun hesabını veremeyiz. Yani bugün bizim bir Süleymaniye'miz, bir Sultanahmet'imiz varsa bunlar hala yaşıyorsa, bunlara eğer biz gereken önemi vermezsek kısa bir süre sonra buraların da maalesef yok olmaya yüz tuttuğunu görürüz.
"HER TÜRLÜ YATIRIMI YAPMAMIZ GEREK"
Ama şu anda görüyoruz ki Elhamdülillah 23 yıllık iktidarımız döneminde bu eserlerimizde yaptığımız bütün restorasyonlar, renovasyonlar bütün bunlar gerek yurt dışından gelenler gerek ülkemiz insanları için buraları ayakta tutmamızın neticesidir. Ve şu an itibarıyla da başta Sultanahmet olmak üzere Süleymaniye olmak üzere buralardaki sahiplenme hamdolsun gelecek nesillere bir mirastır. Fatih öyledir, Eyüp Sultan öyledir, yeni eser olarak bir Çamlıca öyledir. Ve bütün bunlarla birlikte bu eserlerimizi bizim çok diri geleceğe taşımak için de her türlü yatırımı yapmamız gerekir diye düşünüyorum."
