İsrail, Filistinlileri idama hazırlanıyor: O ilmik, bütün Müslümanların boynunda
Uluslararası Adalet Forumu Başkanı Eşref Nasrallah, İsrail Meclisinde onaylanan İdam Yasası için “Bu yasa, insanlığa karşı işlenmiş suç kapsamında” dedi.
- İsrail Meclisi'nde onaylanan İdam Cezası Yasası, insanlığa karşı işlenmiş suç kapsamında değerlendirilmektedir.
- Filistin Yüksek Yargı Konseyi Genel Sekreteri Eşref Nasrallah, yasanın İsrail dışındaki suçlarla ilgili olduğunu ve bu nedenle Cezayir, Batı Şeria, Somali, Türkiye, Suriye, Afganistan fark etmeksizin tüm Müslümanlar için çıkarılmış bir yasa olduğunu ifade etti.
- Nasrallah, yasanın uluslararası hukukun ağır ihlali ve uluslararası nitelikte suç olduğunu, Siyonist rejimin Yahudiler dışında bütün farklı kimlikleri tehdit unsuru olarak dönüştürdüğünü ve öldürülmelerini meşrulaştırmak istediğini vurguladı.
- Bu düzenlemenin, Filistin halkına yönelik hukuki korumanın sistematik biçimde ortadan kaldırılması anlamına geldiği belirtildi.
- Yasanın, Cenevre Sözleşmeleri ve Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü'nün ilgili maddelerinin ağır ihlali niteliğinde olduğu ve apartheid rejimi kapsamında değerlendirilebilecek kurumsal bir ayrımcılık sergilediği ifade edildi.
- Yasanın silahlı çatışma ve askerî işgal bağlamında, yaygın öldürme, aç bırakma ve tutuklama uygulamalarıyla eş zamanlı olarak çıkarılmasının, sivil nüfusa yönelik geniş çaplı veya sistematik bir saldırının parçası olarak değerlendirilme ihtimalini güçlendirdiği belirtildi.
YILMAZ BİLGEN - İsrail yönetiminin imza attığı son skandal; İdam Yasası, yıllardır süren toplu katliamlara katılan yeni boyut oldu. İsrail Meclisinde onaylanan İdam Cezası Yasası'nın insanlığa karşı işlenmiş suç kapsamında olduğunun altını çizen Filistin Yüksek Yargı Konseyi Genel Sekreteri ve Uluslararası Adalet Forumu Başkanı Eşref Nasrallah, İsrail’in ırkçı bakanı Ben Gvir’in oylama öncesi yakasına taktığı küçük ilmik sembolünü hatırlattı.
Nasrallah “O ilmik özünde tüm Müslümanların boynuna takıldı. Çünkü yasanın kapsama alanı İsrail’e karşı ve İsrail dışındaki suçlarla ilgili. Yani açıkça Cezayir, Batı Şeria, Somali, Türkiye, Suriye, Afganistan fark etmeksizin tüm Müslümanlar için çıkarılmış bir yasa” şeklinde konuştu.
TEHDİT BÜTÜN İSLAM DÜNYASINA
Knesset’te kabul edilen yasayı “uluslararası hukukun ağır ihlali” ve “uluslararası nitelikte suç” olarak nitelendiren Nasrallah “Uluslararası hukuk çerçevesi dışındaki bu infazların yasallaştırılması eşi benzeri görülmemiş bir olay. Siyonist rejim Yahudiler dışında bütün farklı kimlikleri ayrıştırarak tehdit unsuruna dönüştürüyor. Ve öldürülmelerini meşrulaştırmak istiyor. Buradaki birincil tehdit ise bütün İslam dünyası ve Müslümanlar. Bu tasarı, yalnızca iç hukuk düzenlemesi olarak değerlendirilemez; aksine, işgal altında bulunan belirli bir nüfus grubunu hedef alan açık bir cezalandırıcı ve intikamcı sistem ilanıdır. Bu durum, uluslararası hukukun emredici normlarına açıkça aykırı olup, bütün hukuki koruma mekanizmalarını hiçe saymaktadır. Cenevre Sözleşmelerinin, özellikle işgal altındaki topraklarda korunan kişiler ve tutuklulara ilişkin hükümlerinin ağır ihlali. Uluslararası hukukta yasaklanmış olan apartheid (ırk ayrımcılığı) rejimi kapsamında değerlendirilebilecek kurumsal bir ayrımcılık sergilenmektedir” dedi.
Filistinli mahkumlara idam yasası onaylandı! İsrailli bakanların yakasındaki ‘urgan’ detayına tepki yağdı
KATLİAMA YENİ BOYUT
“Düzenlemenin en tehlikeli yönü toplu öldürme, aç bırakma ve keyfi tutuklama politikalarının arttığı bir süreçte, Filistin halkına yönelik hukuki korumanın sistematik biçimde ortadan kaldırılmasıdır” tespitinde bulunan Nasrallah "İşgal altındaki bir bölgede korunan kişilere idam cezası uygulanması, tarafsızlıktan mahrum bir yargı sistemi içerisinde gerçekleştiğinde, Cenevre Sözleşmelerinin ağır ihlalini teşkil eder. Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü’nün 8. maddesi uyarınca 'kasten öldürme' kapsamında bir savaş suçu olarak değerlendirilir. Belirli bir grubun ulusal veya siyasi kimliği temelinde hedef alınması, Roma Statüsü’nün 7. maddesi uyarınca insanlığa karşı suç teşkil eden zulüm kapsamına girer. Bu yasanın ayrımcı niteliği ve öngörülen uygulama biçimi, uluslararası hukukta bağımsız bir suç olarak tanımlanan apartheid sistemini yansıtmaktadır. Yasanın silahlı çatışma ve askerî işgal bağlamında, yaygın öldürme, aç bırakma ve tutuklama uygulamalarıyla eş zamanlı olarak çıkarılması, bunun sivil nüfusa yönelik geniş çaplı veya sistematik bir saldırının parçası olarak değerlendirilme ihtimalini güçlendirmektedir ki bu da insanlığa karşı suçların temel unsurlarından biridir” diye konuştu.
