NATO Zirvesi'nin en kârlısı Türkiye! Ankara, bu kazanımları elde etti
Ankara, ittifaktaki ağırlığını kabul ettirdi. ABD’den yaptırımların kaldırılması ve KAAN’a motor sözü alındı. NATO’nun 50 milyar dolarlık savunma harcamasının 10 milyarının Türkiye’ye kalması garantilendi. Askerî teknolojideki liderliğini ittifaka kabul ettirdi.
- ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'nin önemini vurgulaması ve F-35 ile ilgili umut vermesi önemli kazanımlar arasında yer aldı.
- CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağı ve KAAN motorlarının Türkiye'ye gönderileceği açıklamaları yapıldı.
- NATO üye ülkelerinin savunma harcamalarına yönelik 50 milyar dolarlık bir paket üzerinde anlaşma sağlandı ve bu miktarın beşte birinin Türkiye'ye gelmesi öngörüldü.
- Bu durum, Türkiye'nin askeri teknoloji ve inovasyon ihraç eden bir ülke pozisyonunun ittifak tarafından kabul edilmesi anlamına geldi.
- Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yürüttüğü diplomasi sayesinde Avrupa ile transatlantik ittifak arasındaki görüş ayrılıkları ve soğukluk önemli ölçüde giderildi.
- Türkiye'nin kendi güvenliği dışında bölgesel barış, refah ve istikrarı tesis etme çabası vurgulandı.
Ankara’daki NATO toplantısı, sadece ittifaka yeni bir gelecek planı çizilmesi ile kalmadı aynı zamanda Türkiye’nin birçok alanda süper kazanımlar elde ettiği bir zirve olarak geride kaldı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın “Ankara’da olmasa gelmezdim” diyerek Türkiye’nin önemini ortaya koyması ile başlayan kazanımlar rüzgârı zirve sırasında yapılan anlaşmalar ve açıklamalarla devam etti. Başkan Trump’ın F-35 için umut vermesi, ardından CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını açıklaması, peşinden de KAAN motorlarının Türkiye’ye gönderileceği açıklamaları ilk planda Türkiye’nin en önemli kazançlarından bazıları olarak ortaya çıktı.
NATO’da üye ülkelerin savunma harcamalarına yönelik 50 milyar dolarlık bir paket üzerinde ittifak sağlaması bir başka gelişme oldu. Buradaki önemli konu ise bu 50 milyar doların beşte birinin Türkiye’ye gelecek olmasıydı. Bu aynı zamanda Türkiye’nin askeri teknoloji ve inovasyon ihraç eden ülke pozisyonunun ittifak tarafından da resmen kabul edilmesi anlamına geliyordu.
Beştepe'deki NATO yemeğinin yıldızı! En çok bu Türk lezzetine hayran kaldılar
İSRAİL KIYAMETİ KOPARDI
Başkan Trump’ın Türkiye’ye F-35 sözü vermesi İsrail ve Yunanistan’ı panikletti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bizzat açıklama yaparak Türkiye’ye F-35 verilmemesi için her yolu deneyeceklerini açıkladı ve “Çünkü bu bölgede güç dengesinin Türkiye lehine evrilmesine yol açar” dedi. Aynı şekilde Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis de, Türkiye’nin F-35 almaması için girişimlerde bulunacaklarını söyledi.
AĞIRLIĞIMIZ PERÇİNLENDİ
Zirveyi değerlendiren uzmanlar da, Türkiye’nin ittifaktaki ve bölgedeki ağırlığının perçinlendiğini dile getirdi. Emekli Tümgeneral Güray Alpar, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin Türkiye’nin diplomatik ağırlığını bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yürüttüğü diplomasi sayesinde transatlantik ittifaktaki gerilimin yumuşatılması yönünde önemli adımlar atıldığını söyledi.
Alpar, Türkiye’nin yalnızca kendi çıkarlarını değil, bölgesel güvenlik ve refahı önceleyen bir politika izlediğini, diğer ülkelerin ise kendi çıkarına hareket ettiğini kaydetti.
SOĞUKLUK GİDERİLDİ
Alpar, zirvenin sadece ittifakın geleceği açısından değil, Türkiye’nin uluslararası sistemde üstlendiği rol bakımından da kritik mesajlar verdiğini söyledi. Zirve öncesinde Avrupa ile transatlantik ittifak arasında yaşanan görüş ayrılıklarının dikkati çektiğini belirten Alpar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yürüttüğü diplomasi sayesinde taraflar arasındaki soğukluğun önemli ölçüde giderildiğini ifade etti.
NATO’YA YÖN VERİYORUZ
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Ankara’da bulunmasının da bu yaklaşımın göstergesi olduğunu kaydeden Alpar, Türkiye’nin sadece kendi güvenliği için değil, bölgesinde kalıcı barış, refah ve istikrarın tesisi için yoğun diplomatik çaba yürüttüğünü vurguladı.
Erdoğan’ın dile getirdiği “Sadece Türkiye’nin değil bütün insanlığın refahını gözeten” yaklaşımın, NATO’nun yeni güvenlik anlayışına da yön verebilecek nitelikte olduğunu ifade eden Alpar, kalıcı barışın ancak bu vizyonla sağlanabileceğini kaydetti.
