Provokasyonun altından Kandil çıktı
Bayrak provokasyonunun örgütte, başını Bahoz Erdal’ın çektiği bir grup tarafından organize edildiği tespit edildi.
- Suriye'de SDG'nin Şam yönetimine entegrasyon süreci hızlandı.
- Kandil, DEM Parti ve SDG'ye provokasyon talimatları vererek süreci uzatmaya çalışıyor.
- Bahoz Erdal liderliğindeki bir grup tarafından organize edilen bayrak provokasyonlarına karşı güvenlik tedbirleri artırıldı.
- Şam'ın entegrasyon süresi vermesi ve Öcalan'ın Kandil çemberini kırmak için devreye girmesi dikkat çekiyor.
- SDG'nin bağımsız güç algısının çöktüğü ve Şam'a entegrasyondan başka seçeneği kalmadığı belirtiliyor.
Yücel Kayaoğlu / ANKARA - Ankara ve Şam’ın masada ve sahadaki yoğun mücadelesinden sonra Suriye’de SDG defteri kapanma aşamasına gelirken, bu süreci uzatmak isteyen Kandil cephesinden DEM Parti ve SDG’ye provokasyon içerikli talimatlar verildiği belirtiliyor.
Türk bayrağına alçak saldırıya Erdoğan'dan sert tepki: O kirli elleri muhakkak bulacak, hesap soracağız
Güvenlik kaynaklarınca ve hükûmet cephesinde yapılan değerlendirmelerde bayrak provokasyonunun örgütte, başını Bahoz Erdal’ın çektiği bir grup tarafından organize edildiği tespiti yapıldı. Kitleleri karşı karşıya getirme amacı taşıyan bu ve benzer provokasyonların yeniden yaşanmaması için üst düzeyde güvenlik tedbirlerinin alındığı belirtildi.
Yapılan değerlendirmelerde, “DEM Parti’nin çağrısı da umduğu karşılığı bulamadı. Sokağa inenlerin neredeyse tamamının terör örgütü ve DEM Parti’nin militan kadrosu olduğu görülüyor” görüşü dile getirildi. Şam yönetiminin SDG’ye verdiği dört günlük sürenin çok önemli olduğuna dikkat çeken güvenlik kaynakları, entegrasyona itiraz eden Kandil’in SDG’ye baskıyı artırdığı, Kandil çemberinin kırılması için PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın yeniden devreye girdiğini ifade ediyor.
ÖNCE AYLIKÇILAR KAÇTI
Öte yandan, Ankara’da yapılan değerlendirmelerde, Kandil’in baskısına rağmen SDG’nin Şam yönetimine entegrasyondan başka çıkış yolu kalmadığı belirtiliyor. SDG’nin kendisini Suriye ordusundan bağımsız ve daha güçlü bir askerî yapı olarak konumlandırmasına yönelik algının da saha gerçekleri ile birlikte çöktüğü ifade edildi. Yapılan değerlendirmelerde, SDG’nin 100 bin kişilik güce sahip olduğu iddiasının propagandadan başka bir şey olmadığının ortaya çıktığı, örgütten ilk kopanların ise aylık ücret alan elemanların olduğu belirtildi.
