Tam 300 yıldır bu topraklarda üretiliyor! Yurt dışında kilosu 500 dolar: Ölümden başka her derde deva
Mersin'de 300 yıldır üretilen ve hemen hemen altın kadar değerli olan bu bal gün geçtikçe daha da bir değerlendiği gibi madalyalarda da doymuyor. ‘Eğriçayır Yaylası'nda organik olan üretilen ve dünyanın en iyisi seçilen bal, bu yılda 4 madalya birden aldı. Yurt dışında buna benzer balların kilosu 500 dolara kadar satılıyor. Ayrıca altın gibi değerli olan bu balın Total Anti Mikrobiyal Aktivite (TA) değerlerine sahip olduğu, değerinin ise 16,5 olduğu yapılan çalışma ile tescillendi.
Sofraların olmazsa olmazı kaymağın enfes yancılarından sıvı altın olan bal vazgeçeyemeceğimiz lezzetlerden biridir. Ülkemizde birçok yerde üretimi yapılan balların çok sayıda çeşidi de bulunuyor. Ve birçok hastalığa iyi gelen bu ballar yurtdışında çok sayıda ülkeye ulaştırılıyor. Hal böyle olunca bal resmen ayrı bir çalışma alanı haline geldi. Birçok insan tarafından sevilerek yenilen ballar yaylalard, dağlarda ve hatta köyde yaşayanların bahçelerinde dahi üretiliyor. Ama bir bal çeşidi var ki hem lezzetiyle hem yararıyla hem de ülke ekonomisine katkısıyla bu alanda birinci gibi görünüyor. Mersin'de üretilen Eğriçayır Yaylası balı Avrupa'da tescillendi ve anti mikrobiyal özelliği ile çok konuşuldu.
Dünya Arıcılık Örgütü Apomondia’ da dünyanın en iyi balı seçilerek Türkiye’yi gururlandıran Mersinli arıcı Celal Çay, MÜ Gıda Mühendisliği’nden, Prof. Dr. Mahir Turhan’la yeni bir çalışma yaptı. Dünyada tedavi amaçlı kullanılan balları tespit eden arıcı Çay ve Prof. Dr. Turhan bölgede elde edilen balları İngiltere’de araştırma yapan laboratuvarda incele yaptırdı.
AYNI BALLAR AVRUPA'DA 500 DOLAR
Eğriçayır Yaylası’nda üretilen çiçek balının TA değerinin dünya standartlarında olduğunu tescillendi. Kısaca adı TA olan sistemde yer alan balların, tedavide kullanılmalarının yanı sıra dünyanın en pahalı balları olma özelliğini taşıdığı öğrenildi. Yapılan çalışmayla ilk defa bir Türk balının, dünyanın en pahalı ballarıyla aynı özelliğe sahip olduğu ortaya çıkmış oldu. TA değeri 16,5 çıkan Eğriçayır Yaylası balının yurt dışındaki benzerlerinin kilogramının 500 Dolar'a kadar satıldığı belirtildi.
YÜKSEK DERECE ANTİ MİKROBİYAL ÖZELLİĞE SAHİP
Yapılan çalışma ile ilgili bilgi veren arıcı Celal Çay," Mersin Toroslarında, Eğriçayır Yaylası’nda 300 yıldan fazladır organik bal üretiyoruz. 2019 Yılında Montreal’de, Kanada’da balımız dünyanın en iyi balığı seçildi ve insanlar balımızı daha çok şifa ve tedavi amaçlı kullanıyor. Yapmış olduğumuz araştırmalarda bazı ülkelerde, Yeni Zelanda, Avustralya gibi ülkelerde balların anti mikrobiyal özelliklerine göre satıldıklarını gördük ve kavanozların üzerinde ne derece anti mikrobiyal özelliğini gösteren ‘TA’ değeri olduğunu. TA değerinin yükseldikçe hem özelliğinin arttı hem de fiyatının arttığını gördük. Bizde Eğirçayır Yaylası’nda üretmiş olduğumuz balın anti mikrobiyal özelliği olup olmadığını merak ettik.
Mersin Üniversitesi ile yapmış olduğumuz bir çalışmayla balımızın bir kısmını İngiltere’deki bir laboratuvara gönderdik ve sonuçlarında balımızın anti mikrobiyal özelliğinin çok yüksek olduğunu tespit ettik. Bu çalışmada Türk ballarının dünyanın en iyi balları arasında olduğunu ispatlamış olduk. Bizde Türk arıcıları olarak yaptığımız bu çalışmanın sonucundan dolayı çok mutluyuz, gururluyuz” dedi.
BU YAYLADA ÜRETLEN BALLAR ÇOK FAYDALI
Araştırmayı yürüten, MÜ Gıda Mühendisliği’nden Prof. Dr. Mahir Turhan, "Ballarda ‘TA’ değeri, balların anti bakteriyel özelliğini gösteren yani tedavi edici özelliğini gösteren değerdir. ‘TA’ değeri ne kadar yükse olursa balın tedavi edici özelliğinin o kadar yüksek olduğu anlaşılır. Ancak her balın ‘TA’ değeri yoktur. Yani her bal eşit değildir. Özellikle ‘TA’ değeri 10 ve üzeri olan ballar tedavi için tercih edilmelidir. ‘TA’ değeri ne kadar yüksekse balın gücü o kadar faydalı olmaktadır. Bizde burada bölgemizin sup tropik olması özelliği vardır. Bu nedenden dolayı çalışmamızı Eğriçayır Yaylası üzerine yaptık. Bu bölgenin ballarından olan Eğriçayır Yaylası’ndan elde ettiğimiz ballarda yüksek oranda ‘TA’ değeri tespit ettik” diye konuştu.
BAKTERİLER DİRENÇ GÖSTEREMİYOR
Balın tedavi edici özelliğine değinen Prof.Dr. Turhan, “Birçok hastalığın tedavisi antibiyotikler ile yapılmak istenilmektedir. Ancak antibiyotik tedavisinde şöyle bir handikap vardır, antibiyotiklere karşı bakterilere karşı güçlü bir direnç sergilemektedirler. Ve daha kötüsü bu direnci nesilden nesile aktarmakta ve sürmektedir.
Daha güçlü antibiyotik daha güçlü bakteri kısır döngüsüne girmektedir. Yapılan çalışmalar şunu göstermektir. Bakteriler ‘TA’ değerlerine sahip ballara karşı bir direnç göstermemektedirler. Yani çok eski bir bilgi olan balın tedavi edici özelliği burada karşımıza çıkaktadır. Yani ‘TA’ değerine sahip balların antibiyotik yerine kullanma potansiyelini göstermektedir” diye konuştu.
