Van Gölü'nün gizemlerinden biri daha keşfedildi! Sadece sayılır yerlerde var, kuraklıkla birlikte ortaya çıktı
Kuraklığın gün geçtikçe daha bir etkisini göstermesiyle birlikte tarım ve üreticiler etkilendiği gibi göller ve barajlarda bu durumdan oldukça etkileniyor. Bu noktada kuraklıktan oldukça etkilenen göllerden biri de Van Gölü oldu. Yerli ve yabancı turistlerin akın ettiği bu gölde kuraklığın etkisi ciddi bir boyuta ulaştı ve su da çekilme görüldü. İşin en ilginç kısmı ise su alanlarının açılmasıyla birlikte gizemli oluşumlar görüldü. Görenlerin dikkatini çeken bu oluşumlar aslında nadir görülen bir durum. Gizemli oluşumun keşfedilmesiyle birlikte araştırmacılar harekete geçti ve bu durumun belirli yerlerde oluştuğunu söyledi. Görüntüsüyle dikkat çeken gizemli oluşumların ne olduğu ise merak konusu. İşte ayrıntılar..
Yağmur son yıllarda ülkemizde oldukça azaldı ve bunun sonuçlarını gün geçtikçe daha sık görür olduk. Özellikle tarım ve çiftçilerin etkilendiği bu kurklığın devam etmesi halinde tehlikeli sonuçların oluşabileceği öngörülüyor. Elbette bundan etkilenenler yalnızca tarım ve üreticiler değil, göller ve barajlarda oldukça etkilendi. Birçok baraj alarm veriyor ve sular da çekilmeler yaşanıyor. Ülkemizde turistlerin yoğunluk oluşturduğu Van Gölü'nde de kuraklıığın etkisi görüldü ve gizemli oluşumlar ortaya çıktı.
Bu oluşumlar öylesine dikkat çekici ki gören dönüp bir daha bakıyor. Su seviyesinin azaldığı gölde ortaya çıkan bu oluşumlar her yerde görülmediği gibi belirli göllerde görülüyor. Konuyla ilgili Van YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, kuraklığa ve bu gizemli oluşumlara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
“Önemli olan kar yağışıdır”
Küresel ısınma sonucu Türkiye’deki birçok gölün kuruma noktasına geldiğini belirten Akkuş, Van Gölü’nün de küresel iklim değişiminden etkilendiğini ve hızla çekilmeye başladığını söyledi ve sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı:
-Bunun temel nedenlerinden biri de artık bizler kış mevsimine geç girip, yaz ayını erken karşılıyoruz. Bizim için önemli olan kar yağışıdır. Çünkü bu mevsimlerde yağan karlar, dağların doruklarında birikerek, yaz aylarında akarsuları besliyor. Bu akarsular ise çiftçiye sulama için su oluyor. Diğer taraftan üremek için derelere göç eden inci kefallerinin sağlıklı bir şekilde ürüyebilmelerini sağlıyor. Yağışın az olmasına karşılık yaz aylarında buharlaşmanın fazla olması nedeniyle Van Gölü’nün su kaybettiğini görüyoruz.
BU DURUM SADECE BELİRLİ GÖLLERDE GÖRÜLÜYOR
Van Gölü’nün dünyanın en özel ekosisteminden birini oluşturduğunu dile getiren Akkuş, “Van Gölü dünyanın en büyük sodalı gölüdür. Sodalı olması sebebiyle su altında mikrobiyalit denilen yapılar meydana geliyor. Bu yapılar dünyada sadece sodalı göllerde mevcuttur. Van Gölü tabanının farklı noktalarında tatlı su çıkışları var. Kalsiyumca zengin tatlı su, göldeki sodayla birleşip çökelmeye başlıyor. Çökelmeyle beraber burada siyanobakteriler ve algler faaliyete geçiyor. Daha sonra ağaç benzeri yapılar ortaya çıkıyor” diye konuştu.
KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYENDAHA NİCE GİZEMLER VAR
Daha önce sadece dalış yaparken rastlanan mikrobiyalitlerin, gölün çekilmesiyle beraber kıyı şeridinde binlercesine rastlanıldığını belirten Akkuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
-Mikrobiyalitler Van Gölü’nün gizemlerinden sadece biridir. Van Gölü’nün çekilmesiyle beraber artık mikrobiyalitler ortaya çıktı. Mikrobiyalitler, bikarbonat yapıda oldukları için kırılgandırlar. Açığa çıkan mikrobiyalitlerin bazılarının kırıldığını görüyoruz. Van Gölü yeniden yükseldiği zaman içinde bulunduğumuz ‘mikrobiyalit tarlası’ tekrar oluşumuna devam edecektir. 800 bin yıllık Van Gölü tarihinde bunu birçok kez yaşamış. Yani şimdiki seviyesinin 150 metre üstüne çıkmış ve şimdi seviyesinin ise yüzlerce metre altına inmiştir.”(İHA)
