Türkiye Gazetesi E-Gazete
Arama
Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
PAPA VARSA, HALİFE NİYE YOK!..
0:00 0:00
1x
a- | +A

Okuyucularımız bilirler:

Bizim, makalelerimiz tafsilatlıdır. Ele aldığımız konuyu, gerekçesiyle birlikte bir tez yazarcasına enine-boyuna tahlil eder, dün-bugün-yarın denkleminde güne ve geleceğe fikrî bir birikim toparlarız.

Usulümüz, üslubumuz, yazı ve düşünce hayatındaki duruş ve tavrımız bu olduğu hâlde bugün yâni 29 Kasım 2025 tarihli yazımızı tek cümle olarak yazıyoruz…

O tek cümle, bir sorudur.

Sual değil, sorudur.

Bu iki kelime arasındaki farkın izahı, geçmiş yazı ve konuşmalarımızda mevcuttur.

Diyoruz ki:

-Papa varsa, Halife niye yok!

Bu sorunun sorulma sebebi, Papa 14. Leo’nun, 27-30 Kasım tarihleri arasındaki 3 günlük Türkiye ziyaretidir. Bu zaman zarfında Ankara, İstanbul ve Selçuklu’nun ilk Başşehri İznik’i ziyaret etti. Vatikan devlet reisi, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Beştepe’de resmî törenle karşılandı.

Adı geçen zat, 6 ay evvel makama geldikten sonra ilk yurt dışı seyahatine çıkmış ve bunu da Türkiye’ye yapmıştır. Ziyaretinin asıl maksadı İznik Konsili’nin 1700. Yılını anmaktır. Papa ve Patrik, burada birlikte ayin icrâ ettiler.

Biz, bu yazıda Katoliklerin ruhânî lideri Papa, İznik, adı geçen Konsil ve Ortodoksların ruhâni lideri Patrik Bartholomeos hakkında yazmayacağız.
Hilâfete dair de yâni Halifelik, tarihçesi, İslâm ümmetinin hayatındaki yeri, dünyaya etkileri. Hilâfetin 1517’de Yavuz Sultan Selim’le birlikte Osmanlı Sultanlarına intikal etmesi ve 1924 Yılında TBMM’nin bu ünvan ve makamı -bizim tabir ve teşhisimizle- askıya almasını da anlatmayacağız. Hilafete dair kararı da tartışmayacağız. Basit, sığ çekişmelere hiç girmeyeceğiz.

Dediğimiz gibi; bu yazı, yalnızca bir cümledir; o da bir sorudur ve şudur:

-PAPA VARSA, HALİFE NİYE YOK?!..

Hilafetin olmazsa olmaz olduğuna inanan da külliyen reddeden de Türkiye’nin yakın tarihiyle bağımsızlığını da ihmal etmeden bu soru üzerine düşünmelidir.
Soru, objektif, ilmî ve soğukkanlı düşünce disiplinleriyle cevaplandırılabilir…

Bir noksanlığın hiç dile gelmemiş olması, Devlet ve Millet hayatımız adına kayıptır. Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girdik. Türk Asrı’nda diğer bir söyleyişle Türkiye Yüzyılı’ndayız… ama; geçen asra dair hiçbir yüzleşme, muhasebe ve muhakeme yapılmadı. Yalnızca kavgalar yaşandı. Hâlâ dogma ve tabular fikirlerin yolunu kesmekte… Şundan haberdar olmalı ki Hilafet, Peygamber vekilliğini üstlenmiş idârî bir makamdır. Îmândan bir cüz, parça değildir. Ne Hilafeti alabildiğine savunanın takvası artar ve ne de peşin hükümle ve ezber sözlerle inkâr eden, dinden olur. Bu itibarla herkes, bir seviye ve disiplin içinde görüşünü söyleyebilmeli. Mühim olan fikrin samimiyetle dile getirilmesidir. İnsan, yanılabilir. Bu bir kusur değildir. Yeter ki asılsız iddialar edilmesin. İnsan dürüst, tarih doğru olmalı. İnsan ne yalan söylemeli ve ne de tarihe yalan söyletmeli.

Öyle ise cesur sorular ve dürüst cevaplar vaktidir. Lütfen buyurunuz:

-Papa varsa, Halife niye yok!

Papa var, Papalık makamı var, Papa’nın Vatikan devlet reisi ünvanı var, fakat bu ümmetin hayatında 14 asır yer eden Halifelik niçin yok?

Sormak, kalem ve kelâm sahibinin hakkıdır!

İyi sual de güzel cevap da övülmüştür.

Çünkü toplum böylece aydınlanır.

Yanlışlar böylece ayıklanmaya başlanır.

Rahim Er'in önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR