Kaydet
a- | +A

Öncelikle çocuklarda oyun bağımlılığı, kişinin dijital oyunlara aşırı derecede zaman ayırması, günlük hayatındaki sorumluluklarını ihmal etmesi ve oyun oynamayı kontrol edememesi durumudur. Dünya Sağlık Örgütü, oyun bağımlılığını 2018 yılında resmî olarak bir “ruh sağlığı bozukluğu” olarak tanımıştır. Bağımlı olan çocuk, oyun oynamayı bir zorunluluk olarak bilir, sorumluluk gibi her anını oyuna ayırır. Bu da tıpkı madde, alkol, tütün bağımlılığı gibidir. Çocuk oyun oynarken dopamin salgısı arttırır bu da beynin ödül mekanizmasını etkiler. Zamanla kişi sosyal etkinliklerinden, arkadaş ortamından, okul ve iş sorumluluklarından uzaklaşır.

Ebeveynler oyun bağımlılığında nasıl davranmalı? Aileler çocuklarının oyun alışkanlıklarını, oyun sürelerini ve oynadıkları oyunları dikkatle gözlemlemeli. Oyunu tamamen yasaklamak çocuğu hırçınlaştıracağı için dengeli ve sınırlı süre ile hareket edilmeli. Ağır yasaklamalar çocukta gizli oynamalara ve yalana meydan vereceği için aile çocuk ile arasındaki ilişkiyi sakin ve verimli tutmalı. Bu yüzden açık iletişim çok önemlidir. Aileler özellikle çocuklarla birlikte kaliteli vakitler geçirmeli, çocuklara etkili öneriler sunmalı spor, doğa, sanat gibi. Ebeveynler çocuklarına rol model olmalı, çocuklar her daim ailelerini izler söylediğimiz sözlerden ziyade bizim ayak izlerimizi takip eder. Bizim de ekran başında geçirdiğimiz süre onu kısıtlamalarımız ile orantılı olmalıdır.

Dijital bağımlılığa sınır nasıl konur? Teknoloji çağında yaşadığımız için tamamen dijital dünyadan kopmak mümkün olmadığı gibi belirli aralıklarla “dijital detoks” yapmak oldukça faydalı olacaktır. Öncelikle farkındalıklar geliştirilmeli çocuk için yeni donatılar üretmeli her fırsatta önüne ekran sunmamalıyız. Çocuklarımızı ekran ile değil akranları ile büyütmeliyiz.

Tuğba Kaynak-Çocuk Gelişim Uzmanı

ŞİİR

Annem

Sevgiyle aşkla sardın kucakladın beni,

Besmele ile süsledin gönül hanemi

Her gece ninni söyledin gözlerin nemli

Annem güzel annem, sensin yüce velâyet

Gecelerde Allah diye diye uyuttun,

Helal lokma ile Yunus gibi büyüttün.

Ateşlere yandım gözyaşıyla soğuttun

Annem güzel annem, sensin yüce velâyet

Güle oynaya koynunda büyüttün beni

Kartal kanatlarınla kolladın sen beni.

Nice naz, zahmet, dert ile üzdüm seni

Annem güzel annem, sensin yüce velâyet

Bizi büyüttün şimdi nur yüzlü ninesin

Namaz, zikir, dua ile her demde bizimlesin

Ukbada da sevgili hacı annemizsin

Annem güzel annem, sensin yüce velâyet

(14 Şubat 2007)

Mehmet Gülal

UNUTULMAZ KELİMELER

MEKTEP: Okul.

MUHTELİF: 1. Çeşitli. 2. Zıt, birbirini tutmayan.

İHTİLAF: Anlaşmazlık.

CEMİYET: 1. Dernek. 2. Düğün. 3. Bir olayı veya kişiyi kutlamak amacıyla bir araya gelen topluluk. 4. Yüksek sosyete. 5. Birbirine uygun veya zıt anlamlı kelimeleri tenasüp, tezat sanatları yoluyla bir araya getirme. 6. Toplum.

KEMİYET: Nicelik.

KEYFİYET: 1. Nitelik, 2. Durum.

KİFAYET: 1. Yeterli miktarda olma, yetme, kâfi gelme. 2. Yeterlilik.

MEÇHUL: 1. Bilinmeyen, bilinmedik. 2. Bilinmeyen.

MÜPHEM: 1. Belirsiz 2. Açık ve belirgin olmaksızın. 3. Örtülü.

MAHDUT: 1. Çevrilmiş, sınırlanmış. 2. Sayılı, 3. Dar(I), basit.

Yetenekli Kalemler'de önceki yazılar...

ÖNE ÇIKANLAR