Baki’ye bu reva mı? Mezarı bakımsız kaldı, hatları silindi
UNESCO’nun 500. doğum yılı anma listesine aldığı “Sultânü’ş-şuarâ” Baki’nin İstanbul Edirnekapı’daki kabrinin bakımsız ve tahrip olmuş hâli, kültürel mirasa yönelik vefa tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
- Büyük Osmanlı şairi Baki, 500. doğum yılında UNESCO kararı doğrultusunda uluslararası düzeyde anılıyor.
- "Şairler Sultanı" Baki'nin İstanbul Edirnekapı Mezarlığı'ndaki kabri, bakımsızlık nedeniyle deforme olmuş, yosunlarla kaplanmış ve hat yazıları belirsizleşmiş durumda.
- Kabirdeki son büyük tanzimin 1952 yılında yapıldığı belirtiliyor.
- Araştırmacı yazar Fatih Çavuş, bu durumu "utanılacak hâl" olarak nitelendirip, kabrin restore edilmesi ve yönlendirme tabelası konulması gerektiğini vurguluyor.
- Nabizade Nazım ve Ziya Osman Saba gibi birçok başka Türk edebiyatçının kabirlerinin de benzer bakımsızlık nedeniyle kaybolduğu ifade ediliyor.
MURAT ÖZTEKİN - Osmanlının büyük şair ve ilim adamı Baki, bu sene 500. doğum yılında yâd ediliyor. “Sultânü’ş-şuarâ” (Şairler Sultanı) olarak anılan Baki hakkında UNESCO kararı doğrultusunda sempozyum ve sergi gibi faaliyetler yapılıp eserler hazırlanacak. Ancak böyle özel bir senede Baki’nin İstanbul’da İBB’ye bağlı Edirnekapı Mezarlığı’nda yer alan kabri, büyük bir vefasızlığa sahne oluyor. Yıllardır bakımsız kalan Baki’nin mezarı deforme olmuş, hat yazılarının belirsizleştiği mezar taşı yosunlarla kaplanmış hâlde. Ayrıca kabrinin etrafında çatlaklar meydana gelmiş. Kabirdeki son büyük tanzimin ise 1952 yılında yapıldığı yazıyor.
YAZAR ÇAVUŞ: UTANACAK HÂLDEYİZ
Dünyada Firdevsi gibi birçok şairin abidevi türbeleri bulunuyor. Osmanlının büyük divan şairlerinin mütevazı kabirleri ise bakımsız kalabiliyor. Konuyu Türkiye gazetesine değerlendiren araştırmacı yazar Fatih Çavuş “Baki, divan edebiyatının en büyük şairlerinden biri. Böyle bir şairin kabir taşının okunamayacak hâlde olması, mezarına yeterli bakım yapılmaması ve dış etkenlere karşı tedbir alınmaması çok üzücü bir durum. Üstelik kabir, Edirnekapı’nın çok göz önünde olan bir yerinde bulunuyor. UNESCO’nun 500. doğum yılını anma listesine aldığı, dünyanın değer verdiği bir edebiyatçıya bunu layık göremeyiz. Kabrinin restore edilip etrafının düzenlenmesi lazım. Yakınlarında da kabre dair bir yönlendirme tabelası konmalıdır. Böylece gençler şairin kabir yerini öğrenip ziyaret edebilirler. Şu an kabir başında anma yaparken utanacak hâldeyiz” ifadelerini kullanıyor.
EDEBİYATÇI KABİRLERİ YOK OLUYOR
Birçok divan şairine ve Türk edebiyatçıya ait kabirlerin yeterince bakım görmediğini söyleyen Çavuş “Ne yazık ki başka edebiyatçıların kabirlerinde de benzer durum yaşanıyor. Bu bakımsızlık bazen kabirlerin tamamen kaybolmasına yol açıyor. Mesela Nabizade Nazım ve Ziya Osman Saba gibi isimlerin kabirleri tamamen kaybolup gitti. Sümbülzade Vehbi’nin mezarı da bakımsız kalmıştı. Ancak gündem olduktan sonra geldikten restore edildi. Birilerinin dile getirmesine lüzum kalmadan bu kabirler korunmalı” diye konuşuyor.
