Haftanın kitapları | Geleneksel Çin’de Günlük Hayat - Tang Hanedanlığı
Haftanın kitaplarında bu hafta “Geleneksel Çin’de Günlük Hayat - Tang Hanedanlığı” , “Gazze Düğünleri” ve “Gürültülü Canavar” okurları bekliyor.
MURAT ÖZTEKİN - Haftanın kitaplarında bu hafta üç kitap öne çıkıyor.
GELENEKSEL ÇİN’DE NASIL BİR HAYAT VARDI?
Çin tarihinin en parlak devirlerinden biri sayılan 618-907 yılları arasındaki Tang Hanedanlığı günlük hayatın renkliliğiyle de dikkat çekiyor. Charles Benn’in kaleme aldığı “Geleneksel Çin’de Günlük Hayat - Tang Hanedanlığı” adlı eser ise Tang Çin’inde yaşayan insanların günlük hayatını detaylı ve canlı bir şekilde bugüne taşıyor. Saraydan taşra kasabalarına, yemek alışkanlıklarından giyim tarzlarına, eğlence kültüründen dinî uygulamalara kadar uzanan geniş bir yelpazede konular ele alınıyor. Alfa Yayınları etiketiyle raflarda yerini alan eser, daha ziyade tarih ve Çin kültürü meraklılarına hitap ediyor.
GAZZE SOKAKLARINDAN ÇOK BOYUTLU BİR ANLATI
Filistin edebiyatının usta ismi İbrahim Nasrallah’ın kaleme aldığı “Gazze Düğünleri” Ketebe Yayınları’ndan çıktı. Cengiz Tomar’ın Türkçeye kazandırdığı roman, okuru Gazze’de geçen bir yolculuğa çıkarıyor. Eserde birbirinden ayırt edilemeyen ikiz kardeşler Rande ve Lemis’in hayatları üzerinden; kimlik ve aidiyet gibi kavramlar, her bir hatırayla birlikte yeniden sorgulanıyor. Nasrallah, Filistinlilerin yaşadığı sıkıntıları dokümanter nitelikli bir realizmle aktarırken aynı zamanda işin psikolojik boyutlarını da derinlemesine inceliyor. Filistin tarihinin son 250 yılını kapsayan sekiz romanlık “Filistin Komedisi” serisinin bir parçası olan “Gazze Düğünleri”, Filistin toplumundaki kırılmaları ferdi tecrübelerle iç içe geçirerek çok boyutlu bir anlatı kuruyor. Nasrallah, “Hikâyelerimizi yazmazsak düşmanlarımızın malı olur.” diyerek hafızanın ve kelimelerin gücünü karakterlerinin ruhuna işliyor.
İLK OTOMOBİLLERİN OSMANLIDAKİ SERÜVENİ
Otomobiller 1800’lü yılların ortalarında Osmanlı İmparatorluğu’nda yollara düştüğünde birçok memlekette olduğu gibi hayranlık kadar endişe de doğurdu. Duman saçıp aşırı gürültü yayan bu makineler, yalnızca yolları değil, gündelik hayatı, şehir düzenini ve toplumsal alışkanlıkları da sarsmaya başladı. Bazı sokaklara sığmayan, faytonları kenara iten otomobiller hâliyle tartışmaları da beraberinde getirdi. Hakan Tan ise “Gürültülü Canavar” adlı kitabında arşiv belgelerinden gazetelere, yabancı basından edebî metinlere uzanan geniş bir sahadan kaynaklarla otomobilin Osmanlıdaki izini sürüyor. İlk otomobiller saray bahçelerinde tecrübe ediliyor, yaşanan kazalar başka tedbirleri doğuruyor. Eserde modernleşmenin gündelik hayat üzerindeki etkileri otomobiller üzerinden ele alınıyor.
