MURAT ÖZTEKİN

YİNE BEL ALTI MİZAH, YİNE SIĞ SENARYO... İVEDİK CEPHESİNDE DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK!
Türk sinemasının en çok hasılat yapan komedi serilerinden “Recep İvedik”, ilk defa seyirciyle buluştuğu 2008 yılından beri tartışılageldi. Devamlı küfreden, geğiren, sağa sola saldıran bu karakter, yapılan eleştirileri hak ediyordu ama göz ardı edilen bir nokta vardı: Şahan Gökbakar’ın canlandırdığı Recep İvedik, Türk sinemasında bir ilk değildi. Aksi iddia edilse de birçok bakımdan bugün nostaljik bir şekilde “kültleştirilen” Yeşilçam’ın komedi karakterlerinin, “abartılı” bir versiyonuydu aslında. İvedik; küfürleri, bel altı esprileri ve alt sınıf vurgularıyla birçok noktadan “Turist Ömer”, “Cilalı İbo” ve “Şaban” adı verilen karakteri hatırlatıyordu… Bu yüzden eskileri müstesna bir yere koyup onlardan türeyen karakteri yerden yere vurmak ancak ideolojik şekilde izah edilebilirdi…

 

REKORA KOŞMUŞTU
İlk filminde 4,3 milyonluk seyirci rakamıyla gişeyi sarsan Recep İvedik, serisinin beşinci taksitinde 7 milyon 437 bin seyirci rakamına ulaşarak zirveye oturdu. Gerekçesi Türk insanını yansıtmak olsun veya olmasın bir başarı hikâyesiydi bu… Ancak Şahan Gökbakar’ın sdiğer karakterleri teveccüh görmedi; Gökbakar, geçen sene ‘Kayhan’la, gişede umduğunu bulamadı. Hâliyle ibre yine eski karaktere döndü ve “Recep İvedik 6” bu hafta beyazperdede! Filmin yönetmenliğini yine Togan Gökbakar üstlenirken başrollerde Şahan Gökbakar’a Nurullah Çelebi, Somer Karvan ve Furkan Bayraktar refakat ediyor.

KONYA DEĞİL KENYA!
Kısaca hikâyeye temas edecek olursak: Recep İvedik, daha evvel aralarına karıştığı Kara Ambar Kamyoncular Derneğinin geleneksel kuru fasulye şenliğine bir davet alır. Kahveci Nurullah’ı kendisiyle beraber Konya’ya gelmesi için ikna eden Recep İvedik, sevinçle yolculuk hazırlıkları yapar. Ancak birtakım aksaklıklar yüzünden iki kafadar Konya yerine Kenya uçağına bilet alır. Durumu havada anlayan hırçın kahraman, mecburen Afrika topraklarına iner. Safari turunda kaybolan Recep ve Nurullah, hem vahşi hayvanlarla hem de siyahi yerlilerle maceraya girişir...

GİŞELERİ YENİDEN CANLANDIRACAK
Recep İvedik filmlerinin sanatsal bir maksadı olmadığı, seyirciyi güldürmek üzerine kurgulandıkları malum. Daha önce seyirci karşısında çıkan serinin diğer filmleri, etik olarak tenkit edilecek çok şey barındırsa da bu “güldürme” işini öyle veya böyle yerine getiriyordu. “Recep İvedik 6” ise ilk çeyreğinde eğlenceli olsa da ilerleyen kısımlarında bu özelliğini kaybetmiş. Buna karşılık hem küfürler hem de ağır bel altı espriler tavan yapmış. Üstelik bu esprilere tasavvufi ögeler de yerdirilmiş! Ortaya seyir tahammülü hakikaten zor bir eser çıkmış… Sadri Alışık’ın 1970 yapımı “Turist Ömer Yamyamlar Arasında” eserini akıllara getiren filmde görsel bakımdan ise riskli işlere girişilmiş. Çekimleri Türkiye’de yapılan filme Afrika ögeleri çeşitli görsel efektlerle yerleştirilmiş ama bazı CGI efektleri sırıtmış. Buna rağmen “Recep İvedik 6” Türk sinemasında seyirci rakamlarının düştüğü şu günlerde sinema salonlarını yeniden renklendireceğe benziyor. Film, hayran kitlesini bir nebze memnun edecektir diye düşüyorum. Ama daha önceki rekorunu egale etmesi zor gözüküyor... 

UMUT KEKLİĞİN KANADINDA...
Yönetmenliğini Taner Tunç’un yaptığı “Yaralı Keklik”, hasta kardeşine verdiği sözü tutmaya çalışan bir çocuğun çabalarına odaklanan, Anadolu’dan bir hikâyeyi seyirciyle buluşturuyor. Oyuncu kadrosunda Alper Pehlivan, İbrahim Kalkan ve Dilek Canbay gibi isimlerin olduğu filmde geçen hikâye şöyle: Minik Veysel, hasta olan kız kardeşi Hicar’ın derdiyle dertlenmiş,  devamlı onu mutlu etmeye çalışan bir çocuktur. Bir gün Veysel, dedesiyle birlikte dağ kenarında dolaşırken yaralı bir keklik bulur. Kuşu eve götüren Veysel,  iyileştirip tabiata salmak için kız kardeşine söz verir. Ancak minik Hicran’ın hastalığı ağırlaşıp hastaneye kaldırılır. Kardeşinin ne olacağını bilmeyen Veysel, sözünü bir an evvel tutmak her şeyi yapacaktır...

GÜÇLÜ SESİN GİZLİ DÜNYASI
Oscar’lı yönetmen Ron Howard, ihtişamlı sesiyle bütün dünyada opera denilince akla ilk gelen isim olan Luciano Pavarotti’nin hayatını dokümanter filme taşıdı. “Pavarotti” isimli filmde meşhur sanatçının aile bağları, dostlukları ve hayatından bilinmeyenler ortaya çıkarılıyor. Howard, eserde, Pavarotti’nin eski eşleri, eski metresi, kızları, arkadaşları ve hayranlarıyla derinlemesine yaptığı röportajları, genç şarkıcı olduğu zamanlardaki performanslarından görüntülerle birleştiriyor. Meşhur sanatçının Amazon seyahatinden çekimlerle açılan filmde, Katolik olduğu bilinen Pavarotti’nin 60 yaşından sonra eşini bir kenara bırakmasının anlatıldığı mülakatlar filmin en dikkat çeken kısımlarından oluyor.

KUSURLU HAYAT
Dokümanter eser, sıra dışı şeyler ortaya çıkarmasa da klasik müzikle hiç alakadar olamayanların bile iyi bildiği ismin, iyi bilinmeyen yönlerini açığa çıkarıyor. “Akıl Oyunları” ve “Da Vinci Şifresi” gibi filmler çeken Howard, Pavarotti’nin hayatını dağınık bir şekilde ele alıyor. Film kusursuz gibi görünen bir hayatın kusurlu taraflarını da aynı cesaretle resmediyor. Yönetmen ele aldığı hayat hikâyesine olabildiğince objektif bakmaya çalışıyor.

Pavarotti bu hafta vizyonda Pavarotti bu hafta vizyonda

HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
¥ Hapşuu
¥ Onun Adı Petrunya

EN ÇOK SEYREDİLENLER
¥ “7. Koğuştaki Mucize” 327 bin 856
¥ Cinayet Süsü 114 bin 632
¥ K.Ş. Korsanlar Diyarı 78 bin 480
¥ Joker 54 bin 990
¥ Terminatör: Kara Kader 50 bin 930