MURAT ÖZTEKİN

Bugüne çok azı ulaşan bu günlüklerden biri de I. Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesi’nde Ruslarla yapılan muharebelerde esir düşen ve Sibirya’dan kaçarak Türkiye’ye gelen Üsteğmen Hüseyin Hamid Efendi’nin tuttukları… Üsteğmenin sıra dışı bir macerayla noktalanan metinleri “Bir Osmanlı Subayının Esaret Günlükleri” adıyla Yapı Kredi Yayınları’ndan çıktı. Serkan Erdal ve Hasan Demirci’nin yayına hazırladığı kitap, sıradan bir askerinin notları üzerinden Osmanlının yıkıldığı devre ışık tutuyor. Hüseyin Hamid Efendi’nin yazdığı iki ayrı günlükten latinize edilen eser, Sibirya’ya olan esaret yolculuğunu, Nikolsk kampındaki esaret hayatını ve 1918 yılında esaretten kaçıp Türkiye’ye olan yolculuğunu anlatıyor.

HARBİ GÜNBEGÜN TAKİBİ
Hüseyin Hamid’in esaret esnasında tuttuğu notlarda, hava sıcaklığını ve yediği yemekleri aktardıktan sonra gidişatına dair bilgiler de veriyor. Önce Nargin adasında tutulan ve günlük gazetelere ulaşma şansı bulunan Osmanlı askeri, I. Dünya Savaşı’nın seyrine dair öğrendikleri ve düşündüklerini de kaleme döktüğü görülüyor. Sıradan bir askerin metinlerinden meydana gelen eser, her ne kadar sübjektif yorumlar barındırsa da sıcağı sıcağına kaleme alındığı için devrini yansıtması bakımından kayda değer. Eser, İttihat Terakki’nin askeriye içerisindeki gücüne dair de ipuçları veriyor. Hüseyin Hamid’in günlüklerine çizdiği resim ve krokilerin orijinal hâlleri kitapta yer alıyor.