MURAT ÖZTEKİN

İmdat Avşar ve Ganire Paşayeva’nın hazırladığı “Azerbaycan Edebiyatında Karabağ Hikâyeleri” kitabı tarihte hem sanat merkezi olan hem de kanlı katliamlara ev sahipliği yapan Karabağ’a dair son asırda yazılmış hikâyeleri bir araya getiriyor. Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları etiketiyle neşredilen eserde tanınmış Azerbaycanlı edebiyatçıların kaleme aldığı 23 eser okuyucuya sunuluyor.
Sorularımızı cevaplayan İmdat Avşar “Mağlubiyetin hikâyesini yazmak kolay bir şey değil. Ama Azerbaycanlı yazar ve şairler, Karabağ’a hasretlerini ve Hocalı’da uğradıkları vahşeti yoğun bir şekilde kaleme almışlar. Bununla ilgili son yirmi yılda yazılmış çok fazla şiir, roman ve hikâye var. Mağduriyet mutlaka sanata yansıyor” şeklinde konuşuyor.

MEDENİYET MERKEZİYDİ
Karabağ’ın tarihte sanat ve medeniyet merkezi olduğuna temas eden Avşar şunları söylüyor: Orada ciddi düşünürler ve sanatçılar yetişmiş. Mesela Azerbaycan musikisinin tanınmış isimlerin Üzeyir Hacıbeyli, müzisyen Gurban Pirimov ve Molla Penah Vâkıf gibi isimler Karabağlıdır. Şuşa ve Ağdam şehirleri bir medeniyet merkezi olmuştur. Yine Karabağ’ın âşıkları çok meşhurdur. Edebiyat ve musiki gelenekleriyle Azerbaycan için önemli bir yerdir.

AZERBAYCAN KÜLTÜRÜNÜ TANIMIYORUZ
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki yakınlığa rağmen, Azerbaycan kültürünü yeterince tanımadığımızı söyleyen İmdat Avşar “Türkiye’deki halk Azerbaycan’ın kültürüne yabancı. Dolayısıyla burada bir problem var. Azerbaycan’ın edebiyatını böyle bir dönemde daha yoğun tanıtmak için ‘Karabağ Hikâyeleri’ni yayınladık. Bu kitap, Azerbaycan’a oluşan alakayı, edebiyata yöneltecektir” diyor.