Damla Peker ANKARA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, oyuncu Deniz Çakır’ın bir grup kadına yönelik sözlerine “Bu ülkenin başı örtülü genç kızlarına ‘Suudi Arabistan’a gidin’ demek faşistliğin dik alasıdır” şeklinde tepki gösterdi. Partisinin grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Gitsin cumhurbaşkanı bir Mozart bir Beethoven dinlesin. Belki iyi gelir” diyen Rutkay Aziz ile “Tayyip Erdoğan bir tane bira içmiş olsaydı bugün çok daha iyi bir Türkiye olurdu” diye konuşan Yılmaz Özdil’e de şunları söyledi:
Bu ülkenin meşrebi belli olan Cumhurbaşkanını bira içmeye, Mozart dinlemeye zorlamak faşistliğin dik alakasıdır. İşte en son biliyorsunuz şurada iki güç gün önce, bir konserden çıkan başı açık başı örtülü kızlarımıza orada gelip bu şekilde sataşıp “Suudi Arabistan’a gidin, burada ne işiniz var” diyenlerin hâlini düşünün. Adı da neymiş; sanatçıymış. Dert başka. Ne derseniz deyin, bu ülkede insanların yaşam biçimiyle uğraşan sadece bu faşist CHP zihniyetine mahsustur. Türkiye’de sadece bu faşistler insanları, içki içenler-içmeyenler, başı örtülüler-başı açıklılar, sakallılar- sakalsızlar diye ayırır. AK Parti tam aksine bu ülkede yaşam çeşitlerini garanti altına alan bir siyaseti zihniyettir. Bu milleti ‘bidon kafalı’ diyerek, ‘göbeğini kaşıyan adam’ diyerek, ‘makarnacı, kömürcü’ diyerek aşağılayanların faşistliği lime lime üzerlerinden dökülmektedir. Hâlbuki demokrasilerde herkesin inancına kültürüne değerlerine saygı duymak esastır.
Konuşmasında, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un “ABD askerleri, Suriye’nin kuzeyindeki Kürtleri korumaya yönelik bir anlaşma olmadan çekilmeyecek.” sözlerine tepki gösteren Erdoğan, şunları kaydetti:
Bolton’un İsrail’den verdiği mesajı bizim kabullenmemiz, yutmamız mümkün değil. Bunlar bu ülkede benim Kürt vatandaşım kimdir? PKK, YPG kimdir? Herhâlde tanımıyor. PKK terör örgütü benim Kürt vatandaşlarımızın temsilcisi olamaz. ‘Bunlar Kürt bunlara dokunmayın.’ Yok öyle bir şey. Teröre yeni bir tarif mi geliştirdiniz. Bu konu ile ilgili olarak Bolton yanlış yapmıştır. Suriye’deki terör koridoru içinde yer alanlar gereken dersi alacaklardır.
ABD Başkanı Trump ile 14 Aralık’ta yaptığımız telefon görüşmesi tarihî bir görüşmedir. Trump’ın kararlılığı referans noktamız olmaya devam ediyor. Çok yakında Suriye topraklarındaki terör gruplarını etkisiz hâle getirmek için harekete geçeceğiz. Hassasiyetimizi bildikleri halde terör örgütlerinin arkasında duranlara sözümüz vardır. Türkiye her zaman sözünü tutan bir ülke olmuştur, müttefiklerinden de aynı hassasiyeti beklemektedir. Türkiye’nin inisiyatifi arttıkça yeni yalanlar tedavüle sürülmeye başladı. Şu anda Kobani’den ülkemize gelen 200 bin Kürt kardeşimizi bu ülkede kim barındırıyor? Batı mı barındırıyor? PKK/ PYD’nin DEAŞ’la mücadele ettiği de koca bir yalandır. Bu iki örgüt arasındaki kavga ilke değil çıkar kavgasıdır. Fransa’da sarı yeleklilerin içlerinde PKK var. Araştırdılar mı? Bak biz buradan biliyoruz. Yarın diğer ülkelerde de aynısı olacak.
Erdoğan grup toplantısından çıkışta gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Erdoğan, Bolton’la görüşmesinin iptal edildiği yönündeki iddialara “Bolton’un muhatabı İbrahim Kalın. Biz eğer gerekli görürsek böyle bir talebe ‘evet’ diyebilirdik. Bizim de yoğun mesaimiz var. Böyle bir şeye şu an gerek yok” dedi. Putin’le görüşme konusunda tarih henüz netleşmediğini de söyleyen Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile yeni bir telefon görüşmesi olup olmayacağına yönelik soruya “Her an olabilir” cevabını verdi. Erdoğan, ayrıca “Operasyon ne zaman olacak” sorusuna karşılık, “Bir zamanlar Ayşe tatile çıkmıştı. Biz de bir gece ansızın gelebiliriz” diye konuştu.