İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

"İzmir'i PETKİM ve TÜPRAŞ başta olmak üzere büyük sanayi tesislerinin bulunduğu Aliağa ile ülkemizin en önemli limanını inşa edeceğimiz Çandarlı'ya bağlıyoruz. Bugün; Koyundere, Aliağa, Çandarlı kısmını da hizmete vererek bağlantı yollarıyla birlikte 96 kilometrelik projenin tamamını bitirmiş oluyoruz. Toplam yatırım bedeli 455 milyon avro olan projemiz yol kısmı yanında 14 köprülü kavşağı, 5 hemzemin kavşağı, 1 tüneli, 38 köprüsü ve 8 viyadüğüyle İzmir'e yakışan bir eser oldu.

İzmir'den yola çıkan bir araç en fazla 40 dakika içinde Çandarlı'ya ulaşabilecek. İzmir - Aydın, İzmir - Çeşme projelerinin devamı niteliğindedir. Mesela Larissa Antik Kenti bölümü tünelle geçildi. Arkeolojik köprü ile bir başka antik kente giden yolun ve eserlerin korunması sağlandı. Zamandan vakitten ve nakitten, yakıttan sağladığı tasarrufla her ulaşım projesi gibi bu otoyolun da ülkemize çok katkısı olacaktır. 2020 yılında bu otoyolun ülkemize katkısı 255 milyon lira olarak hesaplanıyor.

Bu şehrin milletvekillerinin tamamının aramızda olmasını isterdim. Ayrıca İzmir Milletvekili olan Sayın Kılıçdaroğlu’na da bu çağrıyı yaptım. Aramızda yoksun, göremiyorum. İzmirlilerin yanlarında olmaya özen gösteriyoruz. Herkes gibi İzmirlilerin de hizmetindeyiz. İnşallah önümüzdeki dönemde bu anlayışla İzmir’i çok büyük projelerle donatmayı sürdüreceğiz.

Türkiye’nin diğer 80 vilayeti gibi son 17 yılda yaptığımı 17 milyar dolar yatırımla İzmir’in de çehresini değiştirdik.

Göztepespor’u stadyumuna kavuşturduk mu? Alsancak Stadyumu’nun da inşasında sona yaklaşıyoruz. Karşıyaka’yı da stadyumuna kavuşturmak için gayretlerimiz sürüyor.

İzmir’e 2 millet bahçesi kazandırıyoruz. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza bugüne kadar yaklaşık 6 katrilyon tutarında sosyal yardım yaptık. 110 sağlık tesisini tamamlayıp hizmete soktuk. 2060 yataklı Bayraklı şehir hastanemizle birlikte 5 hastanenin yapımı devam ediyor. 19500 adet konut projesini TOKİ vasıtasıyla hayata geçirdik.

44 bin 279 bağımsız birimde riskli yapı tespiti yaptık. 39 bin 260 bağımsız birimin yıkımını gerçekleştirdik. Kentsel dönüşüm çalışmalarında evlerini boşaltan İzmirli vatandaşlarımıza 228 milyon lira kira yardımı sağladık. 523 kilometre ilave ile bölünmüş yolu 926 kilometreye çıkardık. İstanbul-İzmir yolunu 8-9 saatten 3 buçuk saate, Bursa’yı 1 saate, Eskişehir’i 2-2.5 saate düşürdük.

İzban’ı şehrimizi kazandırdık mı? Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi’ne demiryolu bağlantısını kurduk mu? İzmir-Ankara Yüksek Hızlı Treni’nin yapımı devam ediyor. İçinde otoyol ve raylı sistemlerin olduğu İzmir Körfez Geçişi projesinin etüt projesi tamamlandı, imar çalışmaları sürüyor. Adnan Menderes Havalimanı’nı baştan aşağı yeniledik. Tarımda İzmir’e son 17 yılda 4.5 milyar lira hibe desteği verdik. 6.6 milyar lira da orman su yatırımı yaptık. Kırsal kalkınma destekleri kapsamında 38 projeye 23 milyon liralık hibe ödemesi gerçekleştirdik.

Bu sene 70 bin 500 dekar alanda çalışma yaparak 26 milyon fidanı toprakla buluşturacağız. 4 milyon adet fidan üreteceğiz. Organize Sera Bölgesi ile toplamda 1 milyar lira yatırım yapıyoruz. İzmir’imize şehir ormanı, mesire yeri, bal ormanı tesis edeceğiz. 28 baraj ve 3 gölet inşa ettik, 14 baraj daha inşa ediyoruz. 547 bin dekar araziyi sulamaya açtık. İzmir kısa bir süreye kadara susuz muydu? Susuzdu. Gördes Barajı ile İzmir’i suya kavuşturduk. Bu görev İzmir Büyükşehir’indi ama yapmadılar, yapamadılar, onu da biz gerçekleştirdik.

İzmir’de ilave 171 bin 400 istihdam sağladık. Endüstri merkezleri tam kapasite ile devreye girdiğinde cari açığımızı yolda 2 milyar dolar azaltacak. Türkiye’nin terörden ekonomiye kadar geniş bir alanda verdiği mücadele kelimenin tam anlamıyla yeni bir İstiklal Harbi’dir. Gençler artık kimse öyle karşınıza dikilip sizinle alenen savaşmıyor. Nice sinsi yol ve yöntemle sürdürülen kuralsız hamlelerle karşı karşıyayız. Milletimiz tüm üçüyle yanımızdadır. Bizim vesayete terör örgütlerine, sınırlarımızın kuşatılması girişimlerine mücadelelerin hepsinde de karşımızda bir ittifak vardır.  Bir ayağı içerde, bir ayağı dışarıdadır. Türkiye Suriye’de Libya’da Akdeniz’de gerçekten kritik bir mücadele verirken bir anda içeride hiçbir dayanağı olmayan tartışmaların başlatıldığını görüyoruz.

Oyunlara gelmeyip kendi işimize bakacağız. Asıl işlerimize de dört elle satılacağız. İzmir’deki şu güzel manzaranın bize verdiği mutluluğu hiçbir art niyetli tartışmaya değişmeyiz. Biz bugüne kadar hep eserlerimizle konuştuk. İnşallah bundan sonra da eserlerimizle konuşmaya yaşamaya devam edeceğiz. Varsa bizimle eser ve icraat konusunda yarışacak birileri buyursun çıksın karşımıza, hodri meydan diyoruz. Onların ağzının payını vereceğiz.

Türkiye’nin Suriye ve Libya politikaları ne bir maceradır ne de keyfe kederdir. Bunun için ülke ve millet olarak yeni bir İstiklal mücadelesi verdiğimizi söylüyoruz. Ülkemizin çıkarlarıyla diğer ülkelerin çıkarları çatışıyor. Hamdolsun Türkiye’nin gücü ve kapasitesi bağımsız siyaset izlemeye yeterlidir. Gerektiğinde askeri gücümüzü en üst düzeyde kullanıyoruz. Masada ve sahada olayların gidişatını değiştirmek için ne gerekiyorsa onu yapıyoruz. Netice almayı başardık. Bugün sıkıntı yaşadığımız noktaları sebebinin geçmişte güçlü duruş sergilenmemesinden kaynaklandığını görüyoruz.

Bay Kemal dedi ki” Doğu Akdeniz’de ABD, İngiltere Fransa var” dedi. “Sadece Türkiye yok” dedi. Zaten her zaman böyle konuşmuyor mu? Biz orada sondaj gemilerimizle vardık, sismik araştırma gemilerimizde vardık. Bay Kemal sen bunları söylediğin zaman 2 sondaj gemimiz vardı, şimdi 3’üncüyü de aldık, haberin olsun. Doğu Akdeniz’de sadece sismik ve sondaj gemilerimizle değil fırkateyn ve uçaklarımızla oradayız.

Biz 500 yıl önce oradaydık bugün de oradayız. Libya’nın meşru başkanı ve yönetimiyle masaya oturduk imzaları attık. Deniz hukukundan anlamayan uluslararası hukuktan anlamayan bu notada akıl hocaları olmayan, akıl hocası karga olanın akıbeti ne olur? Bunların durumu bu Gayrimeşru Hafter’e karşı biz orada yönetici, kahraman askerlerimiz, Suriye milli ordusundan ekiplerimizle beraber oradayız. Birkaç tane şehidimiz var şunu da söyleyelim ki birkaç şehidin karşılığında da 100’e yakın lejyonerlerden etkisiz hale getirdik. Şehitler tepesi boş kalmayacak.

Gabar’da varız, Cudi’de varız, Bestler Deresi’nde varız. Mehmetçiğimiz bu işin hesabını soruyor ve terörden de içerde büyük temizliği yaptık. FETÖ terörüyle de mücadeleyi büyük oranda sürdürüyoruz. Bunun için önümüzdeki sorun alanlarının hiçbirinde geri adım atmadan başlattığımız çalışmaları mutlaka sürdürecek ve hedefe ulaşacağız. Pakistan’daydık. Salı günü Azerbaycan’dayız.  Tüm coğrafyalarda Türk’ün ve Türkiye’nin varlığını ortaya koyacağız. Her gün yeni tuzaklarla karşılaşıyoruz. Sırf ülkemizi müşkül duruma düşmesi için hukukun çiğnendiği bir dönemden geçiyoruz. Dün sabah Putin’le görüştük, Macron ve Merkel’le görüştük ve yol haritamızı belirledik. Masada olduğumuzu her tarafa duyuracağız.

Başarılarımız küresel düzeyde denklemi değiştirecek sonuçlar doğuracak. İnşallah bu millet kazanacağı başarılar ve zaferlerle tarihin gidişatına yön verecektir. Allah yar ve yardımcımız olsun.''