Türkiye cazibe merkezi olacak! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan vergi indirimi müjdesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'yi küresel bir cazibe merkezi haline getirecek yeni vergi düzenlemelerini açıkladı. İstanbul Finans Merkezi başta olmak üzere yatırım ve ticareti teşvik edecek pakette transit ticaret ve bazı yurt dışı kazançlara önemli vergi avantajları sağlanacağı belirtildi. Düzenlemeler kapsamında ihracatçı ve imalatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 9'a düşürüleceği, ayrıca belirli koşullarda yurt dışında yaşayanların gelirlerine vergi muafiyeti uygulanacağı ifade edildi.
- İstanbul Finans Merkezi'nde faaliyet gösteren kurumlara sağlanan avantajlar genişletiliyor; transit ticaret ve yurt dışı alım satımlarına aracılık kazançlarında kurumlar vergisi muafiyeti ve bu teşvikin İstanbul Finans Merkezi dışına da yayılmasıyla transit ticaret kazançlarının %95'inin vergi dışı bırakılması.
- Küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye'ye taşımaları teşvik ediliyor, bu şirketlerin yurt dışı operasyonlarını Türkiye'den yöneterek elde ettikleri kazançlara güçlü vergi avantajları sağlanıyor ve nitelikli çalışanlara ücret istisnası getiriliyor.
- Büyük ölçekli ve nitelikli uluslararası doğrudan yatırım süreçleri tek durak büro uygulamasıyla sadeleştirilerek yatırımcı dostu bir yapı kuruluyor.
- İmalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisi oranı %9'a, diğer ihracatçılar için %14'e indiriliyor.
- Yurt dışında yaşayan ve son 3 yılda Türkiye'de vergi mükellefi olmayan kişilerin Türkiye'ye gelmeleri halinde 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelir ve kazançları için vergi alınmayacağı belirtiliyor.
- Yurt dışında bulunan para, altın ve menkul kıymetlerin belirli bir süre içinde düşük bir vergiyle Türkiye'ye getirilmesine imkan sağlayan düzenlemeler hayata geçiriliyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yatırımcılar için vergi avantajlarını peş peşe sıraladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'daki Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı"nda önemli açıklamalarda bulundu.
Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:
"İş ve ekonomi çevrelerimiz başta olmak üzere hemen herkes bir taraftan gün aşırı değişen atmosferi takip ederken diğer taraftan yoğun sis bulutu arasında yolunu ve yönünü bulmaya çalışıyor. Çatışmaların olumsuz etkisi enerjinin yanı sıra üretim, ticaret, turizm ve ulaşım gibi pek çok sektörde derinden hissediliyor.
"GERİLİMİN GELECEĞİ BELİRSİZ"
Haftada birkaç defa değişen akaryakıt fiyatlarından koronavirüs günlerini andıran kısıtlamalara kadar geniş bir yelpazede bunu görüyoruz. Her ne kadar ateşin harı sönmüş olmakla birlikte ne bölgemiz ne de dünya gerilimin geleceğine dair yüzde yüz emin olamıyor. İsrail gibi savaşın fitilini tekrar ateşlemeye çalışan odaklara rağmen ihtiyatlı bir iyimserlikle hep beraber süreçleri takip ediyoruz. Sadece bununla kalmıyor. Ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve adil barışa giden yolun açılması için elimizden geleni yapıyoruz. Artık ne bölgemiz ne de dünya eskiye dönebilir. Böylesine büyük bir sarsıntının sebep olduğu kırılmaların yansımaları zaman geçtikçe daha net görülecektir.
"TÜRKİYE, BÖLGEDEKİ ENERJİ VE TİCARET KORİDORLARININ VAZGEÇİLMEZ ÜSSÜDÜR"
Türkiye, son yılları en büyük güvenlik krizini başarıyla yöneterek bölgesinin isimleri, adası olduğunu bir kere daha teyit ve tescil etmiştir. Global ekonomik düzeni ve değer zincirlerini yeniden şekillendiren bu savaş, ülkemizi küresel ekonomik istikrarın kilit taşı haline getirmiştir. Yıllardır Türkiye'yi doğu-batı ve kuzey-güney arasında bir köprü olarak tarif eden tanımların yetersizliği yine bu süreçte görülmüştür. Ortaya çıktı ki ülkemiz salt bir köprü veya enerji koridoru değil, bölgedeki enerji ve ticaret koridorlarının vazgeçilmez üssüdür.
"TÜRKİYE'Yİ KÜRESEL BİR CAZİBE MERKEZİ HALİNE GETİRECEĞİZ"
Türkiye kabuk değiştiren ve çok kutupluluğa doğru evrilen dünyanın yeni kutup başlarından biri olmaya en güçlü namzettir. Bunu hem biz görüyoruz hem de dost, komşu ve rakiplerimiz görüyor. Ülkemizi yeni döneme hazırlayacak stratejileri şimdiden planlıyor, altyapısını kuruyor, en küçük bir boşluk bırakmıyoruz. Bu minvalde rekabet gücümüzü artıracak, sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlayacak, yatırım ortamını güçlendirmek suretiyle uluslararası doğrudan yatırımları destekleyecek hukuki, idari, mali ve kurumsal adımları atıyoruz. Türkiye'yi küresel bir cazibe merkezi haline getirmekte karar veriyoruz.
İSTANBUL FİNANS MERKEZİ'NDE FAALİYET GÖSTEREN KURUMLARA AVANTAJ GENİŞLİYOR
Yakında Meclisimize sunacağımız kapsamlı düzenlemeyle ülkemizin çekim gücünü çok daha ileri taşıyacağız. Biliyorsunuz İstanbul Finans Merkezimizin çalışmalarına 2009 yılında başlamış, burada küresel piyasalarla uyumlu ve uluslararası alanda hizmet ihraç edebilen bir finans sektörünün oluşmasını hedeflemiştik. Geldiğimiz noktada İstanbul Finans Merkezi 17 sene önce öngördüğümüz hedeflere doğru emin adımlarla ilerliyor. Şimdi bu konuda yeni bir adım atıyoruz. Yapacağımız düzenlemelerle İstanbul Finans Merkezi'nde faaliyet gösteren kurumlara sağlanan ve avantajını genişletiyoruz.
"YÜZDE 95'İNİ VERGİ DIŞI BIRAKIYORUZ"
Transit ticaret veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık faaliyetlerinden elde edilen kazançlarda mevcut yüzde 50'lik indirim oranını yüzde yüze çıkarıyoruz. Böylece bahse konu faaliyetlerden elde edilen kazançtan kurumlar vergisi almayacağız. Bu teşviki ilk defa İstanbul Finans Merkezi dışına da yayıyoruz. İstanbul Finans Merkezi dışında da transit ticaret faaliyetlerinde bulunanların bu kazançlarının yüzde 95'ini vergi dışı bırakıyoruz.
Bir diğer önceliğimiz, küresel şirketlerin bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye'ye taşımalarını teşvik etmektir. Bu şirketlerin yurt dışı operasyonlarını Türkiye'den yöneterek elde ettikleri kazançlara güçlü bir vergi avantajı sağlıyoruz. Böylece önümüzdeki 20 sene boyunca İstanbul Finans Merkezi içinde elde edilen kazançların yüzde 100'ü, bunun dışında elde edilenin ise yüzde 95'i kurum kazancından indirilebilecek. Keza buralarda çalışan, nitelikli çalışanlara belli şartlarla ücret istisnası getiriyoruz. Bir başka önemli adımımız büyük ölçekli ve nitelikli uluslararası doğrudan yatırım süreçlerinin tek merkezden yürütülüyor.
Yani tek durak büro bu uygulamayla yatırım süreçlerinin sadeleştirildiği hızlı ve dijital destekli yatırımcı dostu bir yapı kuruyoruz. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi koordinasyonunda ilgili kurum ve kuruluşlarımızdan yetkililer tek durak büroda görev yapacak. yapı sayesinde şirket kuruluşundan çalışma ve ikamet izinlerine vergi ve SGK işlemlerinden iş kur süreçlerine arazi teşvik ve ÇED izinlerine kadar tüm işlemler tek bir merkezden kolayca takip edilebilecek. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum.
Hükümetlerimiz döneminde yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı desteklemek amacıyla sayısız düzenlemeler yaptık. İhracatı ülkemizin tümüne güçlü bir şekilde yaymak temel hedefimizdir. Ayrıca yüksek katma değerli ve rekabetçi ihracat parolasıyla pazarlarımızı ve ürünlerimizi çeşitlendiriyoruz. Bu amaçla yüzde 25 olan genel kurumlar vergisi oranımızı ihracatçılara 5 puan, imalatçılara ilave 1 puan indirimli uygulamaktaydık. Şimdi daha radikal bir adım atarak özellikle imalatçı ihracatçılarımızla bu vergiyi yüzde 9'a indiriyoruz. Diğer ihracatçı kurumlarımız için de yüzde 14'e çekiyoruz. Yine ihracat kadar kritik olan bir diğer konu ülkemize döviz kazandırıcı teşviklerdir. Bu noktada vergi kanunlarımızda çok sayıda düzenleme var.
"YURT DIŞI KAYNAKLI GELİR VE KAZANÇLARI İÇİN TÜRKİYE'DE VERGİ ALMAYACAĞIZ"
Şimdi bunlara inşallah yenilerini ekleyeceğiz. Yurt dışında yaşayan ve son 3 yılda ülkemizde vergi mükellefi olmayan kişilerin ülkemize gelmeleri halinde 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelir ve kazançları için Türkiye'de vergi almayacağız. Yalnızca varsa ülke içi gelirlerini vergilendireceğiz. Türkiye'de bu kişiler için veraset yoluyla intikal vergisini yüzde bir olarak uygulayacağız.
"DÜŞÜK BİR VERGİYLE TÜRKİYE'YE GETİRİLMESİNE İMKAN SAĞLIYORUZ"
Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin yurt dışında bulunan varlıklarını ekonomimize kazandıracak düzenlemeleri de hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda yurt dışında bulunan para, altın ve menkul kıymetlerin belirli bir süre içinde düşük bir vergiyle Türkiye'ye getirilmesine imkan sağlıyoruz."
