Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İstanbul mesajı: Küresel bir cazibe merkezi yapmak için mesai harcıyoruz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde "22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü Programı"nda önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Devlet olarak İstanbul'u küresel bir finans ve cazibe merkezi yapmak için yoğun bir mesai harcadık, harcıyoruz." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'daki Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde düzenlenen "22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü Programı"nda konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:
"Sizlerin de çok iyi bildiği gibi üretimden ihracata, yatırımdan istihdama, ekonominin tüm bileşenleri sermaye ve finans piyasalarındaki istikrara bağlıdır. Aynı şekilde milli gelir ve refah seviyesindeki artışta finansal sistemlerin sorunsuz ve öngörülebilir surette manipülasyon ve spekülasyonlardan arındırılmış bir şekilde çalışmasıyla doğru orantılıdır.
"YAPAY ZEKA PİYASALARI DA DÖNÜŞTÜRDÜ"
Bir ülkenin sermaye piyasaları ne kadar güçlü ise üretim kapasitesi tek yatırımı, girişimcilik ruhu ve rekabet gücü de o kadar kuvvetli olur. Sermaye ve finans piyasalarının adil, şeffaf ve güvenli bir şekilde işlemesi, piyasadaki beklenti ve ihtiyaçların karşılanması bu bakımdan büyük önem arz ediyor. Bugün gelişmiş ülke ekonomilerine baktığımızda hepsinin gerisinde derinleşmiş finansal yapılar ve güçlü sermaye piyasalar görüyoruz. Fakat şurası da bir hakikat ki dijital teknolojilerin ve yapay zekanın diğer alanlar gibi finans piyasalarını da dönüştürdüğü bir önemi ve dönemi yaşıyoruz.
"DİJİTAL DOLANDIRICILIK FİNANSAL SİSTEMLERİN İTİBARINI TEHDİT EDİYOR"
Tasarruf alışkanlıklarından, yatırım kararlarına, dijital ödeme sistemlerinden, siber güvenliğe, sanal kumar ve yasa dışı bahisten dijital finans tehditlerine uzanan çok boyutlu bir tabloyla karşı karşıyayız. Son yıllarda finansal sistemlerde yaşanan dijital dönüşüm, fırsatların yanı sıra tehditleri de beraberinde getirmektedir. Özellikle sosyal medya ve dijital iletişim platformları vasıtasıyla yayılan manipülatif içerikler, fiktif işlemler, kısa sürede yüksek kazanç vadeden yapılar, dünya genelinde endişe verici seviyelere ulaşmıştır. Aynı şekilde sahte yatırım tavsiyeleri, dijital dolandırıcılık ve paravan hesap girişimleri ve daha nicesi yalnızca bireyleri değil, finansal sistemlerin itibarını da tehdit eden boyutlara varmıştır.
Böyle bir konjonktürde finansal okuryazarlılık bireysel bütçe yönetim kapasitesinin çok çok ötesine geçmiş güçlü, dirençli ve sürdürülebilir bir ekonominin gerek şartı haline, biz bu meseleye daha geniş bir açıdan bakıyor, toplumsal farkındalık, dijital güvenlik ve finansal dayanıklılık perspektifiyle yaklaşıyoruz. Nitekim uluslararası çalışmalarda bizim bu hassasiyetimizi doğruluyor. OECD'nin 2023 yılında yaptığı bir araştırma finansal okuryazarlığı yüksek toplumların tasarruflarını daha verimli alanlara yönlendirdiğini borçlanma ve yatırım kararlarını daha sağlıklı verdiğini ortaya koyuyor.
"İSTANBUL'U CAZİBE MERKEZİ YAPMAK İÇİN YOĞUN BİR MESAİ HARCIYORUZ"
Aynı şekilde manipülatif yönlendirmelere karşı daha uyanık olduklarını, uzun vadeli yatırım kültürünü benimsediklerini teyit ediyor. Bu da kuşkusuz sermaye piyasalarının derinleşmesine, finansal sistemin sağlıklı büyümesine ve ekonomide kaynakların daha etkin, verimli ve adil dağılımına çok ciddi katkı sağlıyor. Devlet olarak İstanbul'u küresel bir finans ve cazibe merkezi yapmak için yoğun bir mesai harcadık, harcıyoruz. Dört hafta önce İstanbul Finans Merkezi'nde tertiplediğimiz yatırımlar için güçlü merkez Türkiye programıyla bu yöndeki kararlılığımızı bir kez daha ve güçlü bir şekilde ortaya koyduk. Önceki gün Meclisimizde kabul edilen yasa teklifimizle ülkemize yabancı kaynak girişini teşvik edecek bir düzenlemeyi hayata geçirmiş olduk.
TÜRKİYE GÜVENLİ LİMAN
Bütün bunları özellikle şunun için çok önemsiyoruz, son dönemde bölgemizde yaşanan hadiseler Türkiye'nin ekonomisiyle, savunmasıyla, diplomatik kapasitesiyle, toplumsal dayanışmasıyla ve yönetimde sağladığı istikrarıyla krizlere karşı dayanıklılığını ispat etmiştir. Ülkemizin bölgesinin güvenli limanı olduğu bu süreçte bir kere daha görülmüştür. İktidar olarak önümüzdeki dönemde ülkemizin bu müstesna yönünü daha da güçlendirmekte kararlıyız. Türkiye'nin küresel rekabet gücünü artıracak, finans ve yatırım ortamını iyileştirecek hukuki, idari, maalesef. mali ve kurumsal düzenlemeleri yakın zamanda inşallah devreye almayı hedefliyoruz. Bununla birlikte hem vatandaşlarımızın hem firmalarımızın hem de ekonominin tüm paydaşlarının finansal farklılıklarımızın artırmasına büyük önem atfediyoruz. 2014 yılında hazırladığımız strateji ve eylem planı ile sektöre ilişkin kapsamlı bir yol haritası oluşturduk.
Geçtiğimiz sene yayınladığımız Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile mayıs ayını finansal okuryazarlık günü ilan ettik. 24 Mart'ta ilkokul, ortaokul ve liselerimizin ilk dersi finansal okuryazarlık başlığıyla işlendi. Yaklaşık 18 milyon öğrencimiz aynı anda kendi yaş gruplarına ve eğitim kademelerine göre özel olarak hazırlanan içeriklerden istifade etti.
Finansal ürün ve hizmetlerden faydalanan yatırımcı ve tüketicilerimizin olası piyasa risklerine karşı korunabilmeleri bizim temel önceliğimizdir. Bu noktada sermaye piyasası kurulunun asli görevi olan düzenleme ve denetleme faaliyetlerini tam ve eksiksiz yerine getirmesi çok mühimdir. Real sektörle bağını koparmayan, yalnızca refah değil, değerle üreten gelir ve servet adaletsizliğini gideren bir finans piyasasının temin edilmesinde SPK'ya çok önemli sorumluluklar düşüyor. Özellikle dişinden tırnağından artırdığıyla sermaye piyasalarında yatırım yapan vatandaşlarımızın istismar edilmesinin önüne geçilmesi kurulun asli misyonlarından biri olmalıdır."
