ZİYNETİ KOCABIYIK

Geçtiğimiz eylül ayında Kanada’da yapay trans yağların kullanımının tamamen yasaklanması üzerine dünya trans yağa karşı savaş açtı. Dünya Sağlık Örgütü 2023 yılına kadar trans yağların tamamen tüketimden kaldırılmasını hedefliyor. Tarım ve Orman Bakanlığının yeni Türk Gıda Kodeksi’nde ürünlerdeki trans yağ oranlarına yeni bir düzenleme ile üst sınır getiriyor. Ülkemizde tütün ve tütün ürünleri konusunda kazanılan başarıların trans yağ konusunda da elde edilebileceğini söyleyen Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı ve Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı “Türkiye tütün ve tütün ürünleri ile ilgili uygulamalar konusunda dünyanın birçok ülkesinin önüne geçti. Bu kararlı tutumunu trans yağlar konusunda da göstermeli ve gıda sektöründe trans yağların kullanımının engellenmesi için kanunlar çıkarılmalıdır. Trans yağlar da tütün ürünleri gibi bir halk sağlığı problemidir” dedi. Trans yağların yasaklanması ile dünyada yılda 540 bin ölümün engellenebileceği bildiriliyor.

FARKINDALIK ARTIRILMALI

Tütün ürünleri ile trans yağlar konusunda benzerlikler olduğunu belirten Prof. Dr. Dağlı “Her ikisi de alışılmış, toplumda kabul görmüş, vazgeçilemeyen, öldürücü etkileri olan ve insanların bu etkilerin farkında olmadığı ürünler. Bir kısım da bu etkileri bildiği hâlde ciddiye almıyor. Tiryakiler tütün ürünlerinin zararını bilseler bile bazen bir paket sigara için suç bile işleyebiliyorlar. Ev hanımları “Yağsız yemek mi olurmuş?” diyerek yemeğe bol bol yağ koyuyorlar. Dolayısıyla aynı şekilde trans yağları kullananlar, pastaneden yiyecek yiyenler ne gibi sağlık etkileri olduğunu bilmiyorlar. Tütün ürünleri gibi sayısız hastalığa ve ölüme yol açan trans yağların da zararlarının topluma anlatılması şart” diye konuştu. 

Türk Kardiyoloji Derneği ve Sağlığa Evet Derneğinin konuyu sahiplenen iki sivil toplum kuruluşu olarak Dünya Sağlık Örgütünün trans yağlarla ilgili hedeflerinin Türkiye’de gerçekleştirilmesi için çalıştığını anlatan Prof. Dr. Dağlı “Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiye ettiği REPLACE-YERİNE KOY yol haritası kapsamında trans yağların hastalık yapıcı etkileri konusunda farkındalık oluşturmak, bunların yerine ne konulabileceğini anlatmak üzere çalışıyoruz” dedi. 

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ RİSKTE

Prof. Dr. Pınar Ay, zararlı olan endüstriyel trans yağ tüketiminde özellikle gelir düzeyi düşük kişilerin risk grubunda olduğunu belirterek “Gençler, özellikle üniversite öğrencileri, fast food dükkânlarının müşterileri risk altında” dedi.

HANGİ HASTALIKLARA YOL AÇIYOR?
Her gramı kalp hastalığı riskini yüzde beş artırıyor

Çok sayıda hastalıkla ilgili olarak yapılan bilimsel çalışmalar endüstriyel trans yağların hastalık yapıcı etkilerini ortaya koyuyor. Trans yağların başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere, insülin direnci ve Tip 2 diyabet gelişimi, metabolik sendrom, obezite, alzheimer, bazı kanserler, erken doğum ve düşükler, hamilelik hipertansiyonu, bebeklerde santral sinir sistemi gelişimi geriliği, alerjik hastalık gelişimi, kısırlık, sinir sistemi ve nörolojik hastalıklar üzerinde olumsuz etkileri olduğunu söyleyen İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji ABD öğretim üyesi Prof. Dr. Nurcan Arat “Trans yağların en büyük etkisi kalp ve damar sistemi üzerinde görülür. Her bir gramı kalp ve damar hastalıkları riskini yüzde beş artırır. Trans yağlar kötü kolesterolü, trigliseritleri yükselttiği, iyi kolesterolü düşürdüğü, diyabeti ve obeziteyi artırdığı için kalp sağlığını bozar. Trans yağların hücre yapısını etkilediği, dolayısıyla kalp ritmini bozduğunu ve ani ölümü tetikleyebileceğini ortaya koyan çalışmalar var” dedi. Prof. Dr. Arat, trans yağların ayrıca meme, pankreas, prostat ve kolon kanseri gelişimi riskini de katlamak suretiyle artırdığını da belirtti. 

TRANS YAĞ NEDİR?

Zeytinyağını, diğer bitkisel yağları, tereyağı, margarinleri biliyoruz da “Trans yağ nedir?” sorusuna verilecek tam bir cevabımız yok. Son yıllarda yeniden beslenme gündemine giren ve  “tatlı zehir” olarak tanımlanan trans yağların et ve sütte, süt ürünlerinde de tabii olarak bulunan bir yağ çeşidi olduğunu belirten İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Öner Özdoğan “Ancak tükettiğimiz trans yağların sadece yüzde 21’i tabii kaynaklardan geliyor. Yüzde 79’u endüstriyel olarak üretilen ve insan sağlığı için zararlı olan yağ çeşidi. Trans yağlar, bitkisel sıvı yağa hidrojen eklenmesi sonucu elde ediliyor. Sıvı yağlar katı hâle geliyor. 1911’den beri gıda sektöründe kullanılmasının sebebi raf ömrünü uzatması, pişirme ve kızartma sırasında yanmayı ve koyulaşmayı azaltması ve daha ucuz olması. Böylece sıvı yağlar yarı katı kıvamla daha rahat saklanabiliyor ve tekrar tekrar kızartmada kullanılabiliyor” dedi. 

HANGİ YİYECEKLERDE VAR?
Aynı yağı iki defa kullanmayın

Genel olarak katı yağların kullanıldığı ürünlerde trans yağ bulunma ihtimalinin göz önüne alınması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Öner Özdoğan “En çok fast food yiyecekler, patlamış mısır, cips, kızarmış patates, bisküvi, çikolata, krema, meyveli kek, börek, donmuş yemekler, dondurma ve hazır soslarda kullanılıyor. Evlerde ve restoranlarda kızartma yağlarının defalarca kullanılması sonucu trans yağlar oluşabilir. Sağlıklı olduğunu düşündüğünüz salataya koyduğunuz hazır soslarda da trans yağlar var” dedi.

YAĞSIZ DEĞİLSAĞLIKLISINI TERCİH EDİN 

Dünya Sağlık Örgütünün Mayıs 2018’de, ülkelere yiyecekleri trans yağlardan arındırmak için REPLACE-YERİNE KOY adını verdiği bir yol haritası tavsiye ettiğini söyleyen Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Pınar Ay “Endüstriyel trans yağların yüksek oranda tüketilmesinin herhangi bir sebebe bağlı ölümleri yüzde 34, kalp damar hastalığına bağlı ölümleri yüzde 28 oranında artırıyor. Bunun için harekete geçen DSÖ, hazırladığı yol haritada toplumun trans yağların zararları, hangi ürünlerin trans yağ içerdiği, endüstriyel yağların gıdalardan elimine edilebilmesi için mevzuat oluşturulması ve toplumun sağlıklı yağ seçimi konusunda farkındalıklarının artırılması için tavsiyelerde bulunuyor” dedi. 

YENİ GIDA YÖNETMELİĞİ
İki gram sınırlaması geliyor

Şili, Danimarka, Ekvator, İzlanda, Norveç, Singapur, Güney Afrika tüm gıdalarda yüzde 2 trans yağ kısıtlaması bulunuyor. Ülkemizde de bu konuda bir adım atıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan ve ilgili kurum ve kuruluşların görüşüne sunulan yeni Türk Gıda Kodeksi’nde “Hayvansal yağlarda natürel olarak bulunan trans yağ hariç gıdalarda trans yağ içeriği 100 gram yağda 2 gramı geçemez” ibaresi bulunuyor. İlgili kurum ve kuruluşlar bu yönetmelik taslağı hakkındaki görüşlerini bir ay içinde bildirecekler. Bir ay sonunda yeniden değerlendirme yapılacak ve yönetmelik yayımlanacak.