Ziyneti Kocabıyık

Diyabet bütün dünyada hızla artan global bir sağlık problemi. Dünya genelinde 425 milyon diyabetli yaşıyor. 2045 yılında bu rakamın 629 milyona ulaşması bekleniyor. Çeşitli sebeplerden dolayı yeteri kadar insülin salgılanmaması sonucu ortaya çıkan diyabetin, ilaçla tedavisi sürerken tıp, özellikle Tip 1 diyabet hastalarının pankreasının yerine geçecek “yapay pankreas” üzerinde çalışıyor. Teknolojinin ve akıllı teknolojilerin tıpta kullanılmaya başlanmasıyla insan pankreasını birebir taklit eden cihazların üretilmesine çok az kaldığını söyleyen Türkiye Diyabet Vakfı Başkanı Prof. Dr. M. Temel Yılmaz “Hem ilaç endüstrisi hem de teknoloji firmaları yapay pankreas için çalışıyor.Yakın gelecekte gerçekleşebilir” dedi. 



İNSÜLİN BAŞROLDE

Antalya’da düzenlenen 55. Ulusal Diyabet Kongresi’nde konuştuğunuz Prof. Dr. Yılmaz, diyabet teknolojileri ile ilgili bilgi verdi. 
Diyabetin pankreasın görevini yeterince yerine getirememesi sonucu ortaya çıktığını söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, burada başrolde insülinin bulunduğunu belirterek “Diyabeti olmayan bir insanda aldığı her besine karşılık bu besinlerin enerjiye dönüştürülebilmesi için pankreastan insülin salgılanır. Diyabetlilerde ise pankreas görevini yapamaz. İnsülini yeteri kadar üretemez ya da üretilen insülin hücrelere giremez. Vücuttaki pankreas kendi kendine işleyen bir sistem. Şeker yükseldiği zaman insülin salgısı artıyor. Şeker düştüğü zaman durduruyor. Tatlı yediği zaman çok artırıyor; salata yediği zaman fazla artırmıyor. Pankreas yeterince ya da hiç insülin salgılayamazsa kan şekeri yükseliyor ve diyabet belirtileri görülüyor” dedi. 

YAPAY PANKREASA DOĞRU

Uzun yıllardır özellikle vücudu insülin üretmeyen Tip 1 diyabetlilerin beklediği yapay pankreas, vücudumuzdaki pankreasın yerini alan cihaz veya sistem. Şu anda kullanılmakta olan sürekli kan şekeri ölçüm cihazları ve insülin pompalarının yapay pankreasa doğru giden yolda önemli bir adım olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yılmaz “Yapay pankreas da tıpkı natürel pankreas gibi, kan şekeri seviyesini, ihtiyaç duyulan insülin miktarını belirler ve vücuda verir. Üç bölümden oluşur. Bir tanesi bu ölçümü parmak delmeden yapacak sürekli glikoz ölçüm monitörü, ikincisi kan şekeri değerine göre kaç ünite insülin vereceğini hesaplayan sistem, üçüncüsü de insülini vücuda veren sistem yani pompa. Şu anda kullanılmakta olan sistemlerle yapay pankreasın ilk hâline ulaşmış durumdayız” diye anlattı.

Pankreası taklitte mükemmele yaklaştık

Son yıllardaki teknolojik gelişmelerin en çok etkilediği alanlardan birinin de diyabet tedavisi olduğunu belirten Prof. Dr. M. Temel Yılmaz “Şu anda kullanılmakta olan şekerin yükselmesini ve düşüşünü haber veren sürekli kan şekerini ölçen ve cep telefonu üzerinden altı kişiye mesaj olarak gönderen sistemler var. Bunun yanı sıra vücudun ihtiyacı olan insülini hesaplayan cihazlar ve bu insülini vücuda gönderen pompalar var. Günde 720 defa kan şekerini otomatik olarak ölçen kan şekeri ölçüm cihazları çıktı. Bunlar Türkiye’ye de geldi. Ancak mükemmele yani tabii olana en yakın sistemlere ulaşmak için bu cihazların önünde bazı engeller var. Özellikle ihtiyaç duyulan insülin miktarının ince ayarla hesaplanmasına, gerektiği zaman vücuda verilmesine ve verilen insülinin etki süresinin gerçeğe yakın olmasına çalışılıyor. Hangi yiyeceğe ne kadar insülin salgılanması gerektiğine karar veren, bunu yiyeceğin fotoğrafını çekerek hesaplayan akıllı teknolojiler geliştirildi. İşe yarayan modeller var. Normale yakın işleyen hızlı etkili yeni insülinler de geliştirildi ancak çok daha iyileri üzerinde çalışılıyor. Sağlıklı kişilerde şeker düştüğünde onu normal seviyeye getiren glukagon adı verilen bir hormon da salgılanır. Şimdi diyabetliler için de ani şeker düşmelerinin önüne geçmek için insülinin yanına glukagonun da eklendiği pompalar üzerinde çalışılıyor. Çift hormonlu hatta üç hormonlu pompalar var. Bir firma çok hormonlu bir pompa üretti. Yapay pankreastan anladığımız, mükemmel kan şekeri ölçümü, sık ölçüm, mükemmel hesaplama bununla beraber multi-hormonal bir sistemse oraya doğru gidiyoruz” dedi. 

Akıllı cihazlarla parmakları delmeden kan şekeri ölçüm

Çocuklardaki diyabetin kontrolü en zor olan diyabet tipi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Temel Yılmaz, çocuklarda kan şekeri yükselmelerinin ve düşüşlerinin çok sık olduğunu belirterek “Bu organlara hasar veren, hayatı tehdit eden bir durum. Bunun için çoğu anne baba çocuğu uyurken gece boyu iki saatte bir parmağından kan şekeri ölçmek zorunda kalırlar. Sürekli kan şekeri takip cihazları gece bu noktada hayat kurtarıcı, çocuk uyurken okuldayken veya evdeyken sürekli kan şekerini ölçüyor. Yükseldiyse veya düştüyse alarm veriyor. Bunu cep telefonlarıyla altı kişiye gönderebiliyor” dedi. Sürekli kan şekeri ölçüm cihazlarının geri ödeme kapsamında olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Yılmaz, bu cihazların ülkemizde sayıları çok düşük olan Tip 1 diyabetli çocuklar için SGK da geri ödeme kapsamına alınması için çalışmaların sürdürüldüğünü belirterek “Bu cihazların yıllık maliyeti 800-100 TL civarında. Organ hasarının maliyeti çok büyük” dedi.