ZİYNETİ KOCABIYIK

Anne babaların, çocukları hayatın dış etkilerinden korurken, aşırıya kaçmalarının ciddi hastalıklara yol açabileceği uzun süredir tıp dünyasında tartışılıyor. Günümüzde hayatının ilk yıllarında adeta “cam fanusta” yaşatılmaya çalışan bu “steril çocuklar”, alerjilere daha fazla maruz kalıyorlar; anaokulu ve okulla tanıştıkları ilk andan itibaren hastalanmaya başlıyorlar. Çevreden alınan bakteri ve mikropların bağışıklık sistemini harekete geçirdiğini söyleyen Türk Hematoloji Derneği 2. Başkanı Prof. Dr. Tülin Tiraje Celkan  “Çocuklarımızı ne kadar erken mikroplarla tanıştırırsak bağışıklık sistemi o kadar erken uyanır” dedi.

YÜKSEK GERİLİM HATLARI LÖSEMİYİ ARTIRIYOR
Türk Hematoloji Derneği tarafından Antalya’da düzenlenen 45. Ulusal Hematoloji Kongresi’nde erişkin ve çocukluk çağı lösemileri de konu edildi. Lösemilerin ortaya çıkışında bağışıklık sisteminin bozulması ve genetik değişikliklerin rol oynadığını söyleyen Türk Hematoloji Derneğinin Araştırma Sekreteri Prof. Dr. Meltem Kurt Yüksel, kansere sebep olan çevresel faktörlerden en iyi bilinenlerin sigara ve obezite olduğunu belirterek “Lenfomalar için ispatlanan bu iki etken, lösemiler için de önemli. 2. Dünya Savaşında atılan atom bombasından sonra lösemilerin sıklığının arttığı görüldü. Lösemilere yol açan kesin ispatlanmış sebeplere baktığımızda radyasyonun çok büyük bir etken olduğunu görüyoruz. Radyasyon kaynağı olarak telefonlarımız, Wi-Fi, kapılardaki X-Ray cihazları var. Onlara dair çok fazla bilgi yok ama bunlar hâlâ önemli birer şüpheli. Yalnız İngiltere’de yapılan çalışmalar yüksek gerilim hatlarının altında kurulan evlerdeki çocuk lösemilerini arttığını gösteriyor” dedi.

 

ENFEKSİYONLAR DA KAN KANSERİ YAPIYOR
Kimyasal maddelerin de lösemi riskini artırdığını ortaya koyan yayınlar olduğuna işaret eden Prof. Dr. Yüksel “Benzen, kanser yapan önemli bir kimyasal. Türk Doktoru Muzaffer Aksoy tarafından bu maddenin lösemi ve kemik iliği yetmezliği yaptığı gösterilmiş. Ayrıca geçirmiş olduğumuz çevresel enfeksiyonlar lösemi yapabiliyor. Bunların dışında, aileden gelen genetik risk faktörleri de löseminin ortaya çıkışını kolaylaştırıyor” diye açıkladı.

BOYA SANAYİİNDE ÇALIŞANLAR TEHLİKEDE
Kanseri artıran birçok çevresel faktörün spekülatif kaldığına işaret eden Türk Hematoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. M. Cem Ar “Ancak boya üretiminde kullanılan bazı kimyasalların kansere yol açtığı yıllar önce ispatlandı. Yapılan laboratuvar tetkiklerde kimya sanayiinde çalışanların, boya ile uğraşanların kanserleri ile çevresel faktörler arasında net bir ilişki olduğu ortaya kondu ve oradakilerin koruma yöntemleriyle alışması gerektiğine dair uygulamalar yönetmeliklerle belirlendi” dedi.

DİŞ ETİ KANAMASI LÖSEMİ BELİRTİSİ OLABİLİR
Lösemide normal kan yapımının durduğunu ve hastada eksikliği gelişen hücre grubu ile ilgili şikâyetlerin arttığını söyleyen Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Güner Hayri Özsan “Eritrositlerde baskılanma sonucu kansızlık yorgunluk hâlsizlik ile kendini gösterir. Kan pulcuklarının (trombositlerin) üretiminin baskılanmasına bağlı kanamalar diş eti kanaması, burun kanaması, cilt altı kanamalar oluşabilir. Vücudumuzu enfeksiyondan koruyan kan hücrelerinin (lökosit) azalmasına bağlı ateş ve çeşitli organları etkileyen enfeksiyonlar zatürre, idrar yolu enfeksiyonları, abseler oluşabilir. Löseminin akut formunda bu şikâyetler üç ay gibi kısa sürede ortaya çıkarken, kronik lösemilerde altı aydan daha uzun süre mevcuttur” diye anlattı.

AŞIRI TEMİZLİK BAĞIŞIKLIĞI BALTALIYOR
Bağışıklık sisteminin vücudun askerleri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tülin Tiraje Celkan “Çocukluk çağında bağışıklık sistemimiz çok iyi gelişmemiştir ve mikroplarla tanıştıkça aktifleşir. O yüzden çok steril ortamlar bağışıklık sistemimiz için iyi değil. Normalde gün içinde hepimizin vücudunda kanser hücresi oluşuyor ama vücudumuzun süzgeçleri  onları temizliyor. İşte bu süzgeç dediğimiz immün sistem, eğer erken dönemde aktifleşirse lösemi olma riski daha azalıyor. Çevreyle alakalı faktörler bu açıdan en önemli risk faktörlerinden bir tanesi.. Bu yüzden aşırı steril ortamlar çocuklar için iyi değil. Ancak bunun dozunu iyi ayarlamak, çocuğu tozun toprağın mikrobun arasına da atmamak gerekir” dedi.