Akciğer kanserinde akıllı devrim! 4. evre hastalar bile normal hayatına dönüyor
Tıbbi onkoloji uzmanı Doç. Dr. Erkan Kayıkcıoğlu "Akciğer kanseri tedavisinde son 10 yılda akıllı ilaçlar ve immünoterapi sayesinde olağanüstü gelişmeler oldu. Gelecek 10 yıl daha büyük umutlar vadediyor." açıklamasında bulundu.
- Türkiye'de her iki akciğer kanseri hastasından biri ileri evrede teşhis alıyor.
- Akıllı ilaçlar ve immünoterapi sayesinde 4. evre hastaların bile tedaviyi bırakıp normal hayatına dönebildiği müjdelendi.
- Türkiye'de ulusal bir tarama programı bulunmuyor, bu da hastaların yaklaşık yarısının 4. evrede teşhis almasına neden oluyor.
- 50 yaşın üzerinde, uzun süre sigara içmiş kişilerde yılda bir defa yapılacak düşük dozlu tomografi ile hastalığın erken evrede yakalanıp tam iyileşme sağlanabileceği ifade edildi.
- Genetik testlerle belirlenen uygun hastalarda akıllı ilaçlarla tümörün tamamen kaybolabildiği ve hastaların iyileşme sürecine girdiği belirtiliyor.
- Sigara içmeyenlerde akciğer kanserinde akıllı ilaçlara duyarlılık oranının yüzde 25 olduğu, bu oranın içenlerde yüzde 5'e kadar düştüğü aktarıldı.
- Öksürüğün üç haftayı geçmesi, tedaviye cevap vermemesi ve kan tükürme eşlik etmesi durumunda alarm verilmesi gerektiği vurgulandı.
- Yapay zekâ ve kuantum bilgisayarlar sayesinde ilaç geliştirme hızının arttığı belirtildi.
ZİYNETİ KOCABIYIK - Türkiye’de her iki akciğer kanseri hastasından biri ne yazık ki ileri evrede teşhis alıyor. Ancak tıp dünyası bu karanlık tabloyu değiştirecek devrimsel bir eşikte. İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Erkan Kayıkcıoğlu, akıllı ilaçlar ve immünoterapi sayesinde artık 4. evre hastaların bile tedaviyi bırakıp normal hayatına döndüğünü müjdeledi. Doç. Dr. Erkan Kayıkcıoğlu, “Akciğer kanseri tedavisinde son 10 yıldır 50 kilometre hızla koşuyorduk, önümüzdeki yıllarda 250 kilometre hıza ulaşacağız” dedi.
Akciğer kanseri, yıllarca “çaresiz” ve “günleri sayılı” bir hastalık olarak yaşandı ve bu şekilde hafızalara kazındı. Ancak son 10 yılda teşhis ve tedavide yaşanan olağanüstü gelişmeler akciğer kanserini ölümcül olmaktan çıkardı. Doç. Dr. Erkan Kayıkçıoğlu ile Türkiye’deki teşhis engellerini, ilaç geliştirmede yapay zekâ kullanımını ve akciğer kanserinin yeni yol haritasını konuştuk.
TÜRKİYE’DE BÜYÜK EKSİKLİK: ULUSAL TARAMA PROGRAMI
Kayıkçıoğlu, akciğer kanserinde erken teşhis oranlarının Türkiye’de hâlen yüzde 5-10 seviyelerinde kaldığına dikkati çekerek “Ülkemizde henüz ulusal bir tarama programı yok. Bu da hastaların yüzde 50’ye yakınının 4. evrede metastazla bize gelmesine neden oluyor. Oysa 50 yaşın üzerinde, uzun süre sigara içmiş kişilerde yılda bir defa yapılacak ‘düşük dozlu tomografi’, hastalığı henüz birinci evrede yakalayıp tam iyileşme (kür) sağlamamıza yardımcı olur” dedi.
“Yüzde 10 yaşama hakkın kaldı” sözleri boşa çıktı! KOAH hastası yeniden hayata döndü
BİR HAPLA TÜMÖR KAYBOLABİLİYOR
Klasik kemoterapi döneminde hastaya sunulan katkının “aylarla” sınırlı olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Kayıkçıoğlu, yeni nesil tedavilerin hasta hayatına kattığı yılları şu sözlerle anlattı:
Genetik testlerle uygun hastaların belirlenmesi ve kemoterapiye eklenen yeni nesil tedaviler ve modern radyoterapi teknikleri sayesinde, daha önce aylarla sınırlı olan sağkalım süreleri artık yıllarla ifade ediliyor. Sadece kemoterapinin olduğu dönemde işimiz çok çok daha zordu. Ama şimdi immünoterapi ve targeted terapi hedefe yönelik ilaç çağında mükemmel sonuçlarla karşılaşıyoruz. Akciğer kanser üzerinde hastada üç hastada bir gen mutasyonu tespit ediliyor. Bu grup hastalarda kullanılabilen bir oral tablet var.Hasta metastatik gelse bile beyin metastazı bile olsa bu ilacı verdiğimiz hastalar tamamen tümör tamamen kayboluyor. Vücutta hiçbir şey görünmüyor. Ve hastalar ikinci- üçüncü yılda “Hoca’m beni bırak artık ben ilaç kullanmak istemiyorum, iyileştim” demeye başlıyor. Özellikle hastaların yüzde 3’ünde bulunan gen mutasyonu olan hastalarda hastalığın ilerlemeden geçen süresinin beş yılı aşması, genel sağkalımın ise gelecekte 10 yıla kadar uzayabileceğini gösteriyor. Hatta şu an immünoterapi ve akıllı ilaçlar sayesinde 4. evre gelip de vücudundaki 12-13 santimetrelik tümörü tamamen kaybolan, 2 yıl sonra tedaviyi kesip sadece kontrole çağırdığımız bir grup hastamız var. Belirli bir gen mutasyonu olan ve sadece bir hapla immünoterapi yaptığımız bu hastalar bir müddet sonra bu ilacı da keserek normal şekilde hayatına devam edebiliyor. İmmünoterapi kemoterapi gibi değil. Kemoterapiyi kestiğinizde ilacın olumlu etkisi devam etmiyor. Ancak İmmünoterapi vücudun kendi savunma sistemine kanserle savaşmayı öğretiyor. İlacı kesseniz bile vücut o savaşı sürdürüyor. Akciğer kanserini artık diyabet veya tansiyon gibi kronik bir hastalığa dönüştürme yolunda ilerliyoruz.
SİGARA İÇMEYENLER İÇİN ÇARPICI GERÇEK
Sigaranın en büyük risk faktörü olduğunu ancak içmeyenlerde de bu hastalığın görülebildiğini belirten Kayıkçıoğlu, çok az bilinen bir detayı paylaştı: Sigara içmeyenlerde gelişen akciğer kanserinde akıllı ilaçlara (mutasyonlara) duyarlılık şansı çok daha yüksek. Yüzde 25 oranında. Yani sigara içmediğinizde kansere yakalansanız bile, tedavi edilme ve tam iyileşme şansınız içenlere göre çok daha fazla. İçenlerde bu oran yüzde 5’e kadar düşüyor. Ayrıca akıllı ilaçlara duyarlılık kadınlarda daha yüksek.
Tek delikten akciğer ameliyatı
ÖKSÜRÜKTE 3 HAFTA KURALI
Türkiye’de akciğer kanseri belirtilerinin sıklıkla “sigara öksürüğü” veya “mevsimsel bronşit” ile karıştırıldığını belirten Kayıkçıoğlu, hayati alarm noktalarını açıkladı: Eğer öksürük üç haftayı geçiyorsa, tedaviye cevap vermiyorsa ve en önemlisi kan tükürme eşlik ediyorsa bu bir alarmdır. Hastalar bazen ‘bir şey çıkar’ korkusuyla doktora gitmeyi aylarca erteliyor. Mayıs ayında kan tükürmeye başlayıp ekimde gelen hastalarımız var. Oysa o geçen sürede evre değişiyor, tam şifa şansı azalıyor.
BİLGİSAYAR BAŞINDA ÜRETİLEN ŞİFA: YAPAY ZEKÂ
Kanser tedavisinin geleceğinin laboratuvarlardan ziyade bilgisayarlarda olduğunu vurgulayan Kayıkcıoğlu, ilaç geliştirme hızının baş döndürücü bir noktaya ulaştığını söyledi: İlaçlar artık kuantum bilgisayarlarda ve yapay zekâ desteğiyle tasarlanıyor. Eskiden bir ay süren işlemler şimdi 10 dakikada yapılıyor. Kliniğimizde yürüttüğümüz klinik çalışmalarla, yakınlarının kolunda kapıdan giren ancak verilen tedavi sayesinde 20 günde kapıdan ‘delikanlı gibi’ giren ağır seyirli hastalarımızı görüyoruz. Bu gerçekten büyüleyici bir süreç.
