Dünya 'çare' arıyor: Covid-19 aşı çalışmaları
Dünyada seksenden fazla şirket ve akademik kurum yeni tip koronavirüsten koruyacak aşıyı geliştirmek için çalışıyor. Daha önce 10 yılı aşan süreç, biyoteknolojik metotlar sayesinde artık aylarla ifade edilebiliyor.
ZİYNETİ KOCABIYIK
Yeni tip koronavirüsle enfekte olan insan sayısı bütün dünyada 1,5 milyonu aşarken koronavirüse karşı bağışıklık sağlayacak aşı çalışmaları da büyük bir hızla sürüyor. Yaklaşık 80 şirket ve akademik kurum birbiriyle bu konuda yarışıyor. Bunlardan beşi aşı adaylarının insanlar üzerinde test edilmeye başladığını duyurdu.
Aşı geliştirme çalışmaları için ilk olarak 12-18 ay gibi bir süreyi öngören firmalar bu zamanlamayı daha erken bir döneme çektiler. Oxford Üniversitesinde geliştirilmekte olan aşının yüzde 80 ihtimalle eylül ayında hazır olacağı duyuruldu. Hemen ardından ABD’de Boston merkezli bir biyoteknoloji firmasının geliştirmekte olduğu ve insanlar üzerinde denenmeye başlayan Covid-19 aşısının ilk verilerinin temmuz ayında oluşabileceği açıklandı.
SAĞLIKLI GÖNÜLLÜLERDE DENENİYOR
Amerika’da geliştirilen aşının 45 sağlıklı gönüllüde denenmeye başladığını söyleyen İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk “Faz 1 adını verdiğimiz çalışmada, 18-55 yaş arasındaki 45 gönüllü aşının farklı dozlarının denenmesi için üç gruba ayrıldı. İlk doz verildi; 28 gün sonra ikinci doz yapılacak. Bu aşamada aşının etkili olup olmadığı deneniyor. Biyoteknoloji firmasının yetkilileri aşının sonbahara kadar geliştirilebileceğini duyurdu. Bu bir RNA aşısı. Eğer olumlu sonuçlanırsa, çok kısa süre içinde seri hâlde üretimi mümkün olan aşılar gibi gözüküyor. Aşının ilk aşamada hamilelere çocuklara risk grubunda olan insanlara tıp mensuplarına ve bakım servisi veren kişilere uygulanacağını söylüyorlar” dedi.
KES KOPYALA AŞI
Geçmişte 10-20 yıl olan aşı çalışmalarının biyoteknoloji kullanılması ve daha önceki SARS enfeksiyonu sırasında elde edilen tecrübe sayesinde daha erken döneme çekilebildiğini hatırlatan Prof. Dr. Osman Erk “Amerika’da üzerinde çalışılan bir başka aşı çalışmasında virüsün akciğer hücrelerine yapışan ‘spike protein’ denilen bir proteini hedefleniyor. Rekombinant biyoteknoloji metodlarla üretilen bu aşıda virüsün RNA’sından bu proteini üreten bölüm kesilip alınıyor ve bir bakteriye ya da maya genomuna eklenerek çoğaltılıyor. “Kes kopyala aşı” da deniyor” diye anlattı.
TÜRKİYE’DE DE AŞI ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Ülkemizde de ilk olarak Ankara Üniversitesinde daha sonra Erciyes Üniversitesi ve ardından da Sağlık Bakanlığı Referans Laboratuvarı’nda Covid-19 virüsü izole edildi. Aşı çalışmaları için önemli bir adım olan virüs izolasyonu ile Türkiye de aşı geliştirme yarışında aşama kaydetti. Acıbadem Üniversitesi’nde Prof. Dr. Ercüment Ovalı’nın başlattığı aşı geliştirme çalışmalarının sonucu da heyecanla bekleniyor.
AŞIYA, İLACA BEL BAĞLAMAYIN
Aşı çalışmaları sürerken, tedavide etkili ve hastalığın başkalarına bulaşmasını yavaşlatan ilaçların da bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Erk, bir konuya dikkat çekiyor. “Şu aşamada ilaçlara ve aşılara bel bağlamayın” diyen Prof. Dr. Erk “Şu anda aşı da ilaç da biziz. Salgının gidişini belirleyecek olan kişisel olarak sorumluluklarımızı yerine getirip tedbirlere uyup uymayacağımızdır” dedi.
VEREM, KIZAMIK, ZATÜRRE AŞILARI KORUYOR MU?
Bilim dünyasında aşı ile ilgili tartışılan konulardan biri de verem, kızamık ve zatürre aşılarının Covid-19 enfeksiyonunun seyri üzerindeki olumlu etkileri. Salgının yoğun seyrettiği İtalya, Kuzey Amerika ve Kanada’da tüberküloz aşısının mecburi olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Erk “Buna karşılık tüberküloz aşısının yaygın kullanıldığı ülkelerde salgın daha göreceli olarak biraz daha hafif seyrediyor. Fakat bu konuda kesin bir bilgi yok. Tüberküloz aşısının bağışıklık sistemini uyardığı yıllardır biliniyor. Bu sebeple üst solunum yolu enfeksiyonlarında koruyucu olabilir. Bizde de tüberküloz aşısı çocuk doğar doğmaz yapılan aşılardan biri. Canlı bir aşı olan kızamık aşısının bağışıklık sistemini aktif hâle getirerek birtakım viral hastalıklara karşı koruyucu etkilerinin olabileceği düşünülüyor. Zatürre aşısının koronavirüs enfeksiyonuna direkt etkisi yok ama korona enfeksiyonu ile birlikte akciğer tutulumundan sonra gelişen süper enfeksiyon dediğimiz bakteriyel enfeksiyonda etkili olabileceği varsayılıyor” dedi.
VİRÜS MUTASYONA MI UĞRADI?
Covid-19’un Amerika, Avrupa ve Çin’de farklı genetik yapıya sahip türlerinin bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Osman Erk “Aslında her ülkenin kendine has koronavirüsü var. Çin’dekiyle, Türkiye’deki veya İzlanda’daki virüs farklı. İzlanda’da ikiden daha fazla virüs tipinin olduğu ifade ediliyor. Ancak bu farklılığın hastalığın ağırlığında bir etkisinin olup olmadığı ile ilgili henüz elimizde bilgi yok. Bu bir mutasyon mu onu da henüz bilmiyoruz. Eğer ciddi bir mutasyon olursa aşı çalışmalarını etkiler” dedi.
