Kanserli hücre fotokopi makinesi gibi çalışıyor
Kanser hücreleri kontrolsüz çoğalırken, akıllı ilaçlar bu hücrelere 'kendini yok et' sinyali vererek tedavinin başarısını artırıyor.
- Normal hücreler sinyal gelmediği sürece çoğalmazken, kanser hücreleri fotokopi makinesi gibi sürekli çoğalır.
- Akıllı ilaçlar, programlı hücre ölümünü sağlamak için kanser hücrelerine 'intihar etmelisin' mesajı verir.
- Bazı akıllı ilaçlar, kanser hücrelerini besleyen damarları hedef alarak onları aç bırakıp yok eder.
- Akıllı ilaçlar doğrudan hedefe yönelerek yalnızca tümörü etkiler ve sağlıklı hücreleri korur.
- Geleneksel kemoterapinin aksine, akıllı ilaçlar daha düşük yan etki gösterir.
- Akciğer kanserlerinin yaklaşık %10-15'inde akıllı ilaçlardan fayda sağlanabilirken, bu oran genetik farklılıklar nedeniyle bazı ülkelerde %25-30'a çıkabilir.
ZİYNETİ KOCABIYIK - Kanser söz konusu olduğunda akıllarda soru işaretleri ve kaygı artabiliyor ancak hastalığın işleyişini ve tedavinin mantığını bilmek tabloyu daha net hâle getiriyor.
1–7 Nisan Ulusal Kanser Haftası’nda normal hücre ile kanserli hücre arasındaki farklara değinen Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Tıbbi Onkoloji ve Hematoloji Uzmanı, Onkolojik Bilimler Koordinatörü Prof. Dr. Necdet Üskent “Sinyal gelmediği sürece çoğalmayan normal hücrelere karşı kanser hücresi, çoğalmayı fotokopi makinesi gibi gerçekleştiriyor. Kanser tedavisinin başarı oranlarını artıran akıllı ilaçlar da bu durmak bilmeyen hücrelere ‘artık intihar etmelisin’ mesajı veriyor” açıklamasında bulundu.
Bu kanser artık gençler arasında artış gösteriyor! Uzmanlar erken teşhis çağrısı yaptı
DOĞRUDAN HEDEFE YÖNELİYOR
Yara iyileşmesi sırasında hücreler çoğalarak dokuyu onarır ve süreç tamamlandığında bu çoğalma durur. Ancak kanserli hücrede bu programlı hücre ölümünün olmadığını dile getiren Üskent, “Yeni geliştirilen ilaçlar bu programı yeniden hatırlatma prensibiyle çalışıyor. Bazı akıllı ilaçlar doğrudan hücreye değil, çevresindeki onu besleyen damarları hedef alıyor ve bu sayede aç bırakılan kanser hücresi yok oluyor. Akıllı ilaçların farklı olduğu en önemli nokta ise doğrudan hedefe yönelerek yalnızca tümörü etkilemesi ve böylece sağlıklı hücreleri koruması. Geleneksel kemoterapide ise saç, tırnak ve kemik iliği gibi çoğalması gereken hücreler de tedaviden olumsuz etkileniyor” dedi.
Akıllı ilaçların kemoterapiye kıyasla daha düşük yan etki gösterdiğini de vurgulayan Üskent, “Ameliyat ve kemoterapi gereksinimini azaltabilen akıllı ilaçlardan, akciğer kanserlerinin yaklaşık yüzde 10 ila 15’inde fayda sağlanabiliyor. Bu oran genetik farklılıklar nedeniyle Filipin, Çin ve Japonya gibi ülkelerde yüzde 25-30 seviyelerine çıkabiliyor. Özellikle hiç sigara kullanmamış kadın hastalarda başarı oranı yüzde 50-60’lara ulaşılabiliyor. Akıllı ilaç tedavisi için erken evre şartı olduğu düşünülse de aslında bu tedaviyi kanserin yayılım gösterdiği durumlarda daha sık tercih ediyoruz” dedi.
