Şikayetleri görmezden gelindi: Yıllar süren kabızlık sorunu korkunç gerçeğe dönüştü
Yıllarca kabızlık ve yorgunluk şikayetleri farklı nedenlerle açıklanan Rebecca Castano-Mander, korkunç gerçekle yüzleşti. Çocukluktan itibaren süregelen belirtilerinin uzun yıllar yanlış yorumlandığını belirten kadın, erken teşhisin hayati önemine dikkat çekerek benzer şikayetleri olan kişilerin kendilerini daha erken ciddiye almaları gerektiğini vurguladı.
Rebecca Castano-Mander, hayatının büyük bölümünde tuvalete yalnızca haftada bir ya da iki kez çıkmasının “vücudunun normal işleyişi” olduğunu düşündüğünü söylüyordu. Çocukluk yıllarından itibaren ciddi kabızlık problemi yaşayan Castano-Mander, ergenlik döneminde sürekli yorgunluk, yetişkinliğe adım attığında ise bağırsak tıkanmaları nedeniyle sık sık hastaneye başvurmak zorunda kalıyordu.
ŞİKAYETLERİ YILLARCA YANLIŞ YORUMLANDI
Daily Mail'de yer alan habere göre; 41 yaşındaki kadın, o dönemlerde yaşadığı şikayetlerin doktorlar tarafından çoğunlukla “IBS (huzursuz bağırsak sendromu)”, hormonal değişimler, stres, depresyon ya da düşük demir seviyeleri olarak değerlendirildiğini ifade etti. Castano-Mander, “Hayatım boyunca birçok sağlık çalışanından ‘muhtemelen sadece’ kelimesini duydum” diyerek yaşadığı hayal kırıklığını dile getirdi. Ona göre bu yaklaşım, hem doğru teşhis konulmasını geciktirdi hem de yaşadığı durumun ciddiyetini küçümsedi.
SÜREKLİ YORULUP UYUYORDU
Genç kadın, yıllar boyunca yaşadığı şikayetlerin görmezden gelinmesinin en yıpratıcı tarafının sürekli belirsizlik olduğunu belirtti. Doktorların net bir tanı koymak yerine şikayetleri yüzeysel değerlendirdiğini söyleyen Castano-Mander, bu süreçte defalarca hastaneye başvurmasına rağmen sağlıklı bir sonuç alamadığını aktardı. Özellikle ergenlik döneminde yaşadığı aşırı yorgunluk nedeniyle günün büyük bölümünü uyuyarak geçirdiğini, haftasonları ise öğlene kadar uyuduğunu ifade etti.
İKİ HAFTA TUVALETE ÇIKAMADIĞI DÖNEMLER OLMUŞ
Ailesinin yönlendirmesiyle küçük yaşta doktora götürüldüğünü anlatan Castano-Mander, o dönemde yaşadığı değişimlerin “ergenlik hormonlarına” bağlandığını ve kendisine antidepresan ilaçlar önerildiğini söyledi. Ancak hiçbir tedavinin şikayetlerini ortadan kaldırmadığını belirtti. Yıllar ilerledikçe durumunun daha da kötüleştiğini, özellikle şiddetli kabızlık nedeniyle iki haftaya kadar tuvalete çıkamadığı dönemler yaşadığını ifade etti.
Bu süreçte bağırsak tıkanmaları nedeniyle defalarca acil müdahaleye ihtiyaç duyduğunu anlatan Castano-Mander, hastanelerde bağırsak temizliği işlemleri, güçlü laksatif ilaçlar ve acil müdahalelerle yaşam kalitesinin ciddi şekilde düştüğünü söyledi. Bazı dönemlerde bağırsaklarının “taş gibi sertleştiğini” ifade ederek yaşadığı fiziksel acının tarif edilemez olduğunu belirtti.
CİDDİ BAĞIRSAK TIKANMALARI YAŞADI
Zamanla şikayetlerinin IBS teşhisi altında değerlendirildiğini ve beslenme düzenini değiştirmesi gerektiğinin söylendiğini aktaran Castano-Mander, buna rağmen durumunun iyileşmediğini, aksine belirli aralıklarla ciddi bağırsak tıkanmaları yaşamaya devam ettiğini söyledi. Bu tıkanmaların yalnızca sindirim sistemini değil, tüm vücudunu etkilediğini, organlarına baskı yaptığını ve nefes almayı dahi zorlaştırdığını ifade etti.
DEMİR TAKVİYESİ YAPILDI, ASIL SORUN GÖZDEN KAÇTI
En çarpıcı noktalardan biri ise doktorların sürekli olarak düşük demir seviyelerine odaklanması oldu. Castano-Mander, kendisine tekrar tekrar demir takviyesi yapıldığını ancak asıl sorunun hiçbir zaman araştırılmadığını savundu. Demir takviyelerinin bile kabızlığını daha da kötüleştirdiğini söyledi.
Yıllar içinde yaşadığı durumun psikolojik etkilerinin de ağırlaştığını belirten Castano-Mander, sürekli görmezden gelinmenin kendisini umutsuzluğa sürüklediğini ifade etti. İnsanların “bağırsak sorunları” gibi konularda rahatsızlık hissetmesi nedeniyle yaşadıklarını anlatmaktan vazgeçtiğini ve bir süre sonra kendisini tamamen yalnız hissettiğini söyledi.
EŞİNİN FARK ETTİĞİ BELİRTİ GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI
Yakın çevresinde yaşanan bir başka trajik olay ise sürecin dönüm noktası oldu. Bir arkadaşının başlangıçta mide rahatsızlığı sanılan şikayetlerle başvurduktan sonra ileri evre bağırsak kanseri teşhisi alması, Castano-Mander’ın kendi sağlığı için daha fazla ısrarcı olmasına neden oldu. Arkadaşının “kimse seni ciddiye almaz, kendin için mücadele etmelisin” sözleri, onun tıbbi süreci yeniden sorgulamasını sağladı.
Bir süre sonra yaptırdığı ev tipi bağırsak tarama testinin negatif çıkmasıyla kısa süreli bir rahatlama yaşasa da eşinin fark ettiği olağandışı bir belirti her şeyi değiştirdi. Eşi, tuvalet sonrası kokunun farklı olduğunu, “metalik bir koku” hissettiğini söyleyince Castano-Mander yeniden doktora başvurdu.
Bu kez farklı bir doktor tarafından değerlendirilen hasta, detaylı bir şekilde dinlendi ve ileri tetkiklere yönlendirildi. Yapılan kolonoskopi sonucunda 25 milimetrelik bir tümör tespit edildi. İlk anda yaşadığı duygunun hem doğrulanma hem de büyük bir şok olduğunu belirten Castano-Mander, yıllardır hissettiği şeylerin gerçek olduğunu ancak artık durumun çok daha ciddi bir aşamaya ulaştığını ifade etti.
TEDAVİ SÜRECİNDE CİDDİ KOMPLİKASYONLAR YAŞADI
Tedavi sürecinde komplikasyonlar da yaşandı ve bağırsak damarlarına tutunan tümör nedeniyle ciddi kanamalar meydana geldi. Hastane sürecinde bile zaman zaman ciddiye alınmadığını söyleyen Castano-Mander, bu durumun kendisini hem fiziksel hem de psikolojik olarak derinden etkilediğini belirtti.
Bugün hala düzenli kontroller altında hayatını sürdüren Castano-Mander, erken dönemde doğru teşhis konulmamasının hayatını yıllarca olumsuz etkilediğini söylüyor. Artık bağırsak sağlığına çok daha dikkat ettiğini ve vücudunu daha iyi tanıdığını ifade ediyor. En büyük isteği ise benzer belirtiler yaşayan kişilerin kendilerini daha erken ciddiye alması ve “bir şeyler yanlış” hissini görmezden gelmemesi.
