Uzmanlar 'üstüne basa basa uyarıyor! 2 fincandan fazla tüketmeyin, faydadan çok zararı var: Karaciğeriniz dahi hasar görebilir
Mevsim geçişlerinde ve soğuk kış aylarında vücudumuzun direnci düşer. Bununla beraber bağışıklık oranı da azalır ve vücut hastalanmaya daha müsait olur. Vücut bu aylarda daha çok vitamin, mineral ve bağışıklığı güçlendirecek besinlere ihtiyaç duyar. Bunlar alınmadığı takdirde sürekli nezle, grip vb. enfeksiyonal hastalıklara yakalanma oranı artar. Yurdumuzda sıcaklıklar bir hayli düştü ve soğuk algınlığı gibi hastalıklar çoğalmaya başladı. Çünkü hem mevsim geçişi hem de soğuklara hazırlıksız yakalanma nedeniyle birçok insan farkında olmadan üşütüyor, bağışıklığı düşüyor ve hastalanıyor. Öte yandan bu hastalıklara kolay kolay yakalanmamak veya yakalandığını zaman daha kolay atlatmak, önlem almak için yöntemler var. Kış bitki çayları bu anlamda hemen hemen herkesin bildiği önemli ve sık tercih edilen yöntemlerden biridir. Portakal, yasemin, ada çayı, rezene, biberiye, yeşil çay, papatya, tarçın vb. birçok bitki çay çeşidi vardır. Bu çaylardan bazıları ise kış ve soğuk havalar için özellikle hazırlanır ve içlerinde çok sayıda bitki içerir. Bu bitkilerin çayları hem tat olarak lezzetlidir hem de vücudun bağışıklığını arttırdığı gibi vücudu rahatlatır. Bu çayları hemen hemen her yerde; markette, aktarda vb yerlerde kolaylıkla bulabilirsiniz. Ancak bir saniye... Bu çayları tüketirken çok dikkatli olun çünkü bitki çayları her ne kadar faydalı olsa da günde 2 fincandan fazlası vücut için zarardan başka bir şey değil. Uzmanı bu konuda üstüne basa basa uyardı. İşte bitki çaylarına dair haberin detayları....
Kış aylarına girdik ve havalar gün geçtikçe soğuyor. Düşen hava sıcaklıkları ile kışlık giysiler, eşyalar çıktı ve kışa, karlı havaya tam takır kuru bakır girmeye hazırlanıyoruz. Soğuyan havalar ile beraber birçok insan hastaneye gidiyor çünkü nezle, grip ve soğuk algınlığı bu tür havalarda oldukça yaygın. Soğuk havalarda bu hastalıklardan korunmak için herkesin bildiği ve genellike olumlu sonuçlar gösteren bir yöntem var ki o da şudur: Bitki çayları.Bitki çayları içindeki doğal bitkilerin kurutularak elde edilmesiyle yapılır. Sıcak suyun içine atılan bitkiler, burada demlenmeye bırakılır ve 15 dakika sonra afiyetle içilir. Hele kış çayları var ki onlar en lezzetlisi. İçinde türlü türlü bitkilerin yer aldığı kış çayları hem lezzeti hem de faydaları ile kış mevsiminde vazgeçilmezlerden biridir. Rezene'den papatya çayına, ada çayından kuşburnu'ya kadar pek çok çeşidi olan bitki çayları kışın hem içimizi sıcacık yapar hem de vücudun bağışıklığı açısndan oldukça önemlidir. Bitki çaylarının lezzetinden faydalarından bahsettik ama bir nokta var ki çok dikkatli olmak gerekiyor. O nokta ise bitki çayı içerken belirli bir fincan sayısından fazla içmemek. Zira 2 fincandan fazla içmek organlarda hasara yol açabilir ve faydalı olsun derken sağlığınızdan olabilirsiniz.
Grip olan insanların faydalı olacağını düşünerek çok fazla bitki çayı ve bitkisel ürünler tükettiğini söyleyen doktolar, bunun vücutta zarara yol açabileceğini söylüyor. Bu konuda Prof. Dr. Özgür Enginyurt, grip olan insanların çok fazla bitki çayı içmemesi gerektiğini ve aksi halde zararlı olabileceğini belirterek sözlerine şöyle devam etti:
“Vatandaşlarımız sık sık bitki çayları ve bitkisel ürünler tüketmekte. Bunları çok fazla tüketmenin bir faydası yok hatta zararı var. Günde 2 fincandan fazla bitki çayı ve bitkisel ürün tüketmeyi kesinlikle önermiyorum.
KARACİĞERE ZARAR VERİYOR
Çünkü vitaminlerin fazlası ya vücuttan atılır, ya da zararlı etki oluşturur. Bunlarla da karşılaşmaktayız. Karaciğer enzimleri yükselip sebebini bulamadığımız, sonrasında sadece bitki çayı nedeniyle karaciğer enziminin yükseldiğini gördüğümüz hastalarımız var.
Prof. Dr. Özgür Enginyurt, ayrıca bu soğuk kış aylarında grip virüsüne karşı en önemli tedbirin grip aşısı olduğunu da sözlerine ekledi.
Türkiye coğrafyasının eylül-mayıs ayaları arasında grip açısından riskli bir coğrafyada olduğunu belirten doktor Enginyurt, bu aylarda korunmaya özen gösterilmesi gerektiğini ve bu yıl gribin ağır geçtiğini ifade ederek sözlerini şu şekilde sürdürdü:
-Bu yıl gribin ağır olmasının sebebi şu; biz yaklaşık 2 buçuk yıl pandemi süreci geçirdik ve o dönem boyunca toplum olarak kendimizi çok koruduk, sağlığımıza ve hijyene dikkat ettik.
-Tabi bu arada maske taktığımız için grip virüsü ile de karşılaşmadık. Fakat artık maskele çıktı ve rahat bir şekilde her tarafta dolaşabiliyoruz. Bu, 2 buçuk yıllık dönemde vücudumuzun grip virüsüne karşı bağışıklığı da azalmış oldu ve mevcut virüs bizde daha ağır seyretmeye başladı.
MASKE KULLANMAYA DEVAM ETMELİYİZ
-Bu sene maskeler çıktıktan sonra kovid-19 virüsünden çok farklı olmadan önlemlerimizi almalıyız” diyen Enginyurt, “Toplu yerlere girerken her zaman maskeyi öneriyoruz. hijyen ve beslenme ile sıvı tüketimine önem göstermeliyiz. Özellikle öğrenciler sabah kahvaltısını yapmadan okular gitmesinler. Vücut direnci beslenme ile çok alakalı. (İHA)
