Çengelköy’de, 1200’lü yıllarda dikildiği tahmin edilen çınarın altında yer alan Tarihî Çınaraltı Çay Bahçesi, 25 yıldır esnaflık geleneğini sürdürüyor.
Ticari bir yerden çok aile ve dostların buluşma noktası hâline gelen mekânda, müşteriler dışarıdan getirdikleri yiyecekleri çay bahçesinden aldıkları soğuk ve sıcak içeceklerle tüketebiliyor. 
Uzayıp giden muhabbetlere kediler ve martıların eşlik ettiği, en gözde Boğaz manzaralarından birine sahip olan çay bahçesi 7 gün 24 saat açık kalıyor. Çay bahçesi, yerli ve yabancı turistlerin de rağbet gösterdiği, Çengelköy’ün hatta İstanbul’un sembol mekânları arasında yer alıyor.
Tarihî Çınaraltı Çay Bahçesini 1995’ten beri işleten İsmet Morgül, alanın 1970’li yıllardan beri çay bahçesi olarak kullanıldığını söyledi. 
Morgül, Çınaraltı’nın yer aldığı caddede, börekçi, pastacı, manav, kokoreççi ve dönerci de bulunduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: 
“İstanbullular; yakınlarıyla veya arkadaşlarıyla buluşup dışarıdan getirdikleri yiyecekleri çay bahçesinden aldıkları çay, ayran ya da kahveyle tüketebilirler. Biz sadece içecekleri bizden içmeleri şartıyla 1995’ten beri bu esnaflık geleneğini devam ettiriyoruz. Buraya Türkiye’nin her yerinden ve yurt dışından gelenler de oluyor. Burada insanlar sohbet edebiliyorlar. Müzik, tavla, nargile gibi şeyler yok. insanlar muhabbet için geliyorlar. İnsanlar gelsin, burada kendilerini bulsun, birbirleriyle sohbet etsin, toplum olarak kaynaşsın istiyoruz.”
Morgül, çay bahçesini bir ticarethane gibi düşünmediklerini ve insanların aileleriyle, dostlarıyla gelebildikleri bir sosyal alan olarak kurduklarını belirtti.