Avrupa'da 15 bin, Türkiye'de 12 bin tür var! Hepsi milli servet
Avrupa kıtasında yaklaşık 15 bin bitki türü bulunurken, Türkiye yaklaşık 3 bin 800'ü endemik olmak üzere toplam 12 bin bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Yaşanan biyokaçakçılık olaylarına dikkat çeken uzmanlar Anadolu'daki bitkilerin 'milli servet' değeri taşıdığını söylüyor.
Türkiye'nin 12 bin bitki türünün 1991'ine ev sahipliği yapan Amasya'nın zengin biyoçeşitliliği, iklimsel değişiklikler, yapılaşma ve bitki kaçakçılığı gibi tehditlere karşı korunması gereken milli bir servet olarak vurgulanıyor.
- Türkiye, 3 bin 800'ü endemik olmak üzere toplam 12 bin bitki türüne ev sahipliği yapmaktadır.
- Amasya, bitki coğrafyası geçiş sahası ve mikroklima özelliği sayesinde bu türlerden 1991'ini barındırarak zengin bir biyoçeşitlilik sergilemektedir.
- İlkbaharın gelmesiyle Amasya'da kardelen, çiğdem gibi çiçekler açmaya başlamış, doğa tutkunlarını bölgeye çekmektedir.
- Prof. Dr. Cengiz Yıldırım, bitkilerin "milli servet" olduğunu ve iklimsel değişiklikler, otlatma, yapılaşma ve kaçakçılık gibi risklere karşı korunması gerektiğini belirtmiştir.
- Geçmişte yaşanan Amasya Lalesi örneği, bitki kaçakçılığının biyoçeşitlilik için ciddi bir tehdit oluşturduğunu göstermektedir.
- Anadolu coğrafyası, Avrupa kıtasına yakın bir bitki çeşitliliğine sahip olup, bu değerlerin korunması için toplumsal bilinçlenme ve ihbar mekanizmalarının önemi vurgulanmaktadır.
Türkiye'deki 12 bin bitki türünden 1991'i Amasya'da görülüyor. Bitki coğrafyası bakımından Avrupa-Sibirya ile İran-Turan floristik bölgeleri arasında geçiş sahasında yer alan Amasya'da mikroklima özelliği gösteren alanlar bulunuyor.
ÇİÇEKLERİ GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN GELİYORLAR
Bu kış kar ve yağmur yağışının etkili olduğu şehrin zirvesindeki Çakallar mevkiinde çiçekler boy göstermeye başladı. Kayalıkların arasına gizlenen kardelen, çiğdem ve menekşe gibi türler güzelliklerini gösteriyor. Doğa tutkunları çiçekleri görüntülemek için zirvelerin yolunu tutuyor.
"BİTKİLER MİLLİ SERVET"
İklimsel değişikliklerdeki farklılıklar, otlatma, yapılaşma ve yol yapımı gibi risklerin etkisindeki bitkilere karşı duyarlı olunması gerektiğini belirten Amasya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Yıldırım, "Çiçek dalında güzeldir. Doğal ortamında koparılmasına, onlara yeni bir baskı oluşturmaya gerek yok. Toplumun genel olarak bilinçlenmesi, kırsalda yaşayanların hariçten gelenleri görmeleri halinde ilgili kurumlara bildirmesi çok önem arz ediyor. Çünkü bu bitkiler bizim milli servetimiz. Bu serveti başka ülkelere kaçırma çabasında olanlarla karşılaşılıyor. Nitekim Amasya Lalesi'nin akıbeti de böyle oldu. Bizim yıllarca doğal ortamında bulamadığımız yitik Amasya Lalesi'nin tohumlarını yurt dışından almak zorunda kalmıştık" dedi.
ANADOLU COĞRAFYASINDA 12 BİN BİTKİ VAR
Avrupa kıtasında yaklaşık 15 bin bitki türü bulunurken, Türkiye'nin yaklaşık 3 bin 800'ü endemik olmak üzere toplam 12 bin bitki türüne ev sahipliği yaptığına dikkat çeken Prof. Dr. Yıldırım, "Avrupa kıtasındaki toplam bitki sayısı 15 bin. Sadece Anadolu coğrafyasında 12 bin bitkiden bahsediyoruz. Anadolu coğrafyası kıta özelliği gösteren bitki çeşitliliğine sahip. Bunların ne kadar kıymetli olduğunu biz fark edemesek bile dışardaki insanlar bunları fark ettiği için bu değerleri ülkelerine taşımak istiyorlar. Buradan aracı da bulabiliyorlar. Bunun ikisi de çok tehlikeli. Bu nedenle millet olarak doğal güzelliklerimizi korumak zorundayız" ifadelerini kullandı.
