İstanbul sıfır atık için hazırlanıyor! İklim vizyonu için akademisyenler harekete geçti
Sıfır Atık Vakfı koordinesinde, İstanbul Valiliği himayesinde, şehrin tüm paydaş kurumlarının iş birliği ile 1-7 Haziran 2026'da düzenlenecek. Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, İstanbul Teknik Üniversitesinin (İTÜ) ev sahipliğinde düzenlenen İTÜ COP31 Bilim Platformu Çalıştayı’nda akademisyenler ve öğrencilerle bir araya geldi.
Vakıftan yapılan açıklamaya göre, Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve vakfın Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın vizyonu ve himayelerinde çalışmalarını yürüten vakıf, Türkiye'nin ilk kez ev sahipliği yapacağı BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) Konferansı'nın 31'inci Oturumu (COP31) sürecine yönelik temaslarını genişleterek sürdürüyor.
İSTANBUL SIFIR ATIK HAFTASI ETKİNLİKLERİ
İstanbul Sıfır Atık Haftası; yerel yönetimlerden ticaret odalarına, güvenlik birimlerinden kültür ve turizm kurumlarına ve eğitimden sağlığa kadar geniş bir paydaş ağıyla hayata geçirilecek.
Sıfır Atık Forumu, Sıfır Atık Festivali, The Istanbul Pledge (İstanbul Taahhüdü) ve paydaş faaliyetlerinin yer alacağı haftada; yerel yönetimler, ilgili kamu kurumları, il müdürlükleri, organize sanayi bölgeleri (OSB), ticaret ve sanayi odaları ile uluslararası havalimanı yönetimleri sürece katkı sunacak.
Bu çok paydaşlı yapı sayesinde sıfır atık vizyonunun İstanbul genelinde bütüncül ve kalıcı bir etki oluşturması hedefleniyor.
AKADEMİSYENLER SIFIR ATIK İÇİN HAREKETE GEÇTİ
İklim değişikliğiyle mücadelede bilimin yön verici rolü ve disiplinler arası işbirliğinin öneminin vurgulandığı İTÜ COP31 Bilim Platformu Çalıştayı, COP31 sürecine bilimsel katkı sunmayı hedefleyen önemli bir platform.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Ağırbaş, Türkiye’nin iklim vizyonunu bilimsel temeller üzerinde güçlendirmek için önemli adımlar attıklarını belirtti.
Ağırbaş, COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonluğu yolculuğunda ülkenin bilimsel gücünü merkeze alan adımlar atmaya devam ettiklerini vurgulayarak, "İTÜ'nün ev sahipliğinde düzenlenen İTÜ COP31 Bilim Platformu Çalıştayı'nda kıymetli hocalarımız ve iklim elçisi gençlerimizle bir araya geldik. Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Hasan Mandal'la birlikte teknolojiden politikaya, finanstan dijital iklim bilimlerine kadar geniş bir yelpazede Türkiye’nin iklim vizyonunu ele aldık." ifadelerini kullandı.
İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal da iklim krizinin disiplinler arası birlikte üretme kültürüyle etki odaklı ve kalıcı çözümlere ulaşabileceğini dile getirdi.
COP31’i bilimin politika üretim süreçlerine doğrudan katkı sunabileceği güçlü bir zemin olarak gördüklerine, İTÜ COP31 Bilim Platformu’nun farklı disiplinlerden akademisyenleri bir araya getirerek bilimsel bilgiyi kalıcı politikalara ve sürdürülebilir çözümlere dönüştürmeyi hedeflediğine dikkati çeken Mandal, enerjiden kritik ham maddelere, dijital iklim bilimlerinden sürdürülebilir kalkınma politikalarına kadar geniş bir alanı kapsayan çalışmaların üniversitenin akademik birikimi ile iklim politikalarının geleceğini buluşturmayı amaçladığını vurguladı.
Prof. Dr. Mandal, şunları kaydetti:
"Bu güçlü birlikteliği kurumsal bir yapıyla taçlandıracak stratejik bir adım olarak Sıfır Atık Vakfıyla gerçekleştirdiğimiz işbirliği kapsamında üniversitemizde Sıfır Atık Enstitüsünü kuruyor, lisansüstü araştırmaların merkezinde yer alacak ve sürdürülebilir mimariyle tasarlanacak bu yapının, iklim ve sürdürülebilirlik alanında yeni araştırmacıların yetişmesine öncülük edeceğine inanıyoruz. Bu vesileyle aramızda bulunarak sürece destek veren Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş’a, değerli katkılarından ötürü Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyemiz ve UNEP/MAP CC/RAC Direktörü Prof. Dr. Levent Kuzu’ya, çalıştayın gerçekleşmesine emek veren tüm akademisyenlerimize ve öğrencilerimize teşekkürlerimi sunuyorum."
FARKLI DİSİPLİNLERDEN ÇOK SAYIDA AKADEMİSYEN KATILDI
Çalıştaya farklı disiplinlerden çok sayıda akademisyen katkı sunarken Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım'da gerçekleştirilecek COP31 sürecinde bilimsel bilginin politika üretim mekanizmalarına doğrudan katkı sağlamasının önemi aktarıldı.
Bu sürecin aynı zamanda bilim temelli ve somut çıktılar üreten bir hazırlık dönemi olarak değerlendirilmesi gerektiği, İTÜ'nün COP31’e bilimsel gündem kurucu bir aktör olarak katkı sunmayı hedeflediği kaydedilen çalıştayda disiplinler arası ortak üretim modeliyle yapılandırılacak İTÜ COP31 Bilim Platformu’nun kuruluş süreci de başlatıldı.
Platformun, öğretim üyelerinin mevcut araştırma gündemleriyle uyumlu katkı modelleri çerçevesinde, İTÜ’nün güçlü bilimsel kapasitesini COP31 tematik başlıklarıyla eşleştirerek politika notları, teknik raporlar, karar destek çıktıları ve tematik çalışma grupları üretmesi amaçlanıyor.
Ayrıca hazırlanacak politika notu, makale ve akademik çalışmaların hakem süreçlerinin ardından uluslararası akademik yayınlarda değerlendirilmesi planlanıyor.
Enerji, şehircilik, finans, sağlık, yapay zeka, afet yönetimi, sosyal bilimler ve hukuk gibi farklı alanlardan akademisyenlerin katkısına açık olarak düzenlenen çalıştay, iklim değişikliğiyle mücadelede disiplinler arası işbirliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Programda öğrencilerin yürüttüğü sürdürülebilirlik ve iklim çalışmaları da ele alınırken gençlerin sürece aktif katılımının önemi anlatıldı.
"SIFIR ATIK" YAKLAŞIMININ AKADEMİK DÜNYAYA TAŞINMASI HEDEFLENİYOR
Sıfır Atık Vakfı, Emine Erdoğan'ın vizyonu ve himayelerinde yürütülen "sıfır atık" yaklaşımını bilimsel verilerle güçlendirerek akademik dünyaya taşımayı hedefliyor.
Vakıf, üniversiteler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası paydaşlarla geliştirdiği işbirlikleri aracılığıyla gençlerin bilinçlendirilmesini ve sürdürülebilir yaşama kültürünün yaygınlaştırılmasını amaçlayan çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonluğu Ofisi de Antalya’da gerçekleştirilecek zirveye bilim dünyası başta olmak üzere devlet dışı aktörlerin geniş katılımını sağlamak üzere çalışmalarına devam ediyor.
Tabiatla uyumlu yaşama kültürünü yaygınlaştırmayı yalnızca çevresel sorumluluk değil aynı zamanda insanlığın ortak geleceğine yönelik ahlaki bir görev olarak gören Sıfır Atık Vakfı, kaynakların korunmasını, üretim ve tüketim alışkanlıklarının dönüşmesini ve sürdürülebilir gelecek için toplumsal bilincin güçlenmesini esas alıyor.
Bu yaklaşımın yalnızca atık yönetimine ilişkin bir model değil doğayı merkeze alan yeni kalkınma anlayışının temelini oluşturması hedefleniyor.
Türkiye’nin ev sahipliğindeki COP31’e giden süreçte bilim dünyasından gençlere, kamu kurumlarından sivil topluma kadar tüm paydaşların ortak iradesiyle şekillenecek bu dönüşüm, daha adil, sürdürülebilir ve yaşanabilir bir dünya hedefinin en güçlü teminatı olarak görülüyor.
İSTANBUL’UN KÜRESEL BİR MERKEZ OLMASI HEDEFLENİYOR
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamındaki Taraflar Konferansı (COP31) sürecine paralel olarak şekillenen etkinlikler, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 sürecine de güçlü bir toplumsal ve kurumsal zemin oluşturmayı hedefliyor. Bu kapsamda İstanbul, yalnızca bir ev sahibi değil; aynı zamanda küresel ölçekte stratejik bir buluşma ve mutabakat merkezi olma vizyonuyla konumlanıyor.
SIFIR ATIK FORUMU
Sıfır Atık Haftası kapsamında 5-7 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlenecek Sıfır Atık Forumu, dünyanın dört bir yanından kamu temsilcilerini, uluslararası kuruluşları, özel sektör liderlerini ve sivil toplum aktörlerini bir araya getirecek.
Sıfır Atık Vakfı’ndan kağıt toplayıcılarının çocuklarına özel burs programı
Türkiye'nin geleceğe yatırımı: Sıfır Atık Hareketi 8 milyar insan için 8 yıldır çalışıyor
ATATÜRK HAVALİMANI’NDA DÜNYANIN EN BÜYÜK SIFIR ATIK FESTİVALİ
4-7 Haziran 2026 tarihlerinde Atatürk Havalimanı’nda düzenlenecek Sıfır Atık Festivali ise, çocuklar, gençler ve aileleri sıfır atık kültürüyle buluşturmayı amaçlayan dünyanın en büyük açık hava etkinliklerinden biri olmaya hazırlanıyor.
Festival; atölyeler, interaktif deneyim alanları, sahne etkinlikleri ve bilinçlendirme programlarıyla sıfır atık anlayışını günlük yaşam pratiklerine dönüştürmeyi hedefliyor. İstanbul halkının geniş katılımıyla gerçekleşecek etkinlik, çevresel farkındalığı toplumsal bir harekete dönüştürmeyi amaçlıyor.
“THE ISTANBUL PLEDGE” İLE STRATEJİK TAAHHÜT
Sıfır Atık Haftası’nın en önemli çıktılarından biri olarak planlanan “The Istanbul Pledge” (İstanbul Taahhüdü) ile plastik kullanımının azaltılması ve döngüsel iş modellerinin yaygınlaştırılması yönünde somut adımlar atılması hedefleniyor.
Sıfır Atık Vakfı öncülüğünde, Türkiye’nin önde gelen 50 sanayi kuruluşu ve uluslararası markalarla yürütülen görüşmeler neticesinde hazırlanacak taahhüt metni imzalanacak ve uluslararası kamuoyuna duyurulacak. Böylece İstanbul’un yalnızca konuşulan değil, imza atılan ve somut adımların atıldığı bir küresel merkez olması amaçlanıyor.
PAYDAŞLARLA YÜRÜTÜLECEK FAALİYETLERDE TEMATİK BAŞLIKLAR
İstanbul Sıfır Atık Haftası çerçevesinde faaliyetler; Eğitim, Akademi ve Bilim, Yerel Yönetimler ve Şehircilik, Kültür, Turizm ve Diplomasi, Güvenlik ve Denetim, Sağlık ve Tarım, Sosyal Hizmetler, Gençlik ve Spor, Ticaret, Sanayi ve Ekonomi ile Ticaret Odaları tematik başlıklarında çok sayıda paydaş kurumla yürütülecek.
İSTANBUL’DAN KÜRESEL MESAJ
Sıfır Atık Vakfı; Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde İstanbul Sıfır Atık Haftası ile çevre ve iklim alanındaki küresel hedefleri yerel uygulamalarla buluşturarak sürdürülebilir kalkınma perspektifine güçlü bir katkı sunmayı amaçlıyor.
İstanbul’un stratejik konumu, güçlü kurumsal altyapısı ve artan toplumsal farkındalığıyla birlikte, sıfır atık hareketinin küresel ölçekte yeni bir aşamaya taşınması hedeflenmektedir.
İstanbul Sıfır Atık Haftası kapsamındaki Sıfır Atık Forumu, Sıfır Atık Festivali ve “The Istanbul Pledge” sürecinin yanı sıra paydaş faaliyetleriyle desteklenen bu çok katmanlı yapı sayesinde İstanbul’un, sıfır atık alanında küresel bir referans noktası haline gelmesi amaçlanmaktadır.
