Beyaz Saray’da yüzyılın tasfiyesi! Vance için çok konuşulacak iddia: 2028 planı tamamen değişti
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’la yürütülen savaş politikasında takındığı müdahale karşıtı tutumu nedeniyle Donald Trump’ın yakın çevresi tarafından tamamen izole edilerek Beyaz Saray’da yapayalnız bırakıldığı iddia edildi.
- JD Vance'in, İran'la yürütülen savaş politikası nedeniyle Donald Trump'ın yakın çevresi tarafından dışlandığı ve Beyaz Saray'da yalnız bırakıldığı iddia edildi.
- En önemli iki kabine müttefikinin (Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent ve Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard) istifa etmesiyle Batı Kanadı'nda etkisiz bir figüre dönüştüğü ileri sürüldü.
- Vance'in, savaş karşıtı tutumu nedeniyle merkezi dış politika tartışmalarının dışına itildiği ve istifaya zorlandığı iddia edilen Tulsi Gabbard ile birlikte Trump'ın ulusal güvenlik çemberinde savaşa karşı çıkan tek ses olarak kaldığı belirtildi.
- Vance'in, Tahran'a yönelik bombardımanlar öncesinde Trump ile kriz yaşadığı ve tam ölçekli bir savaş yerine sınırlı bir operasyonu savunduğu ortaya çıktı; Trump da bu fikir ayrılığını kamuoyuna açıklamıştı.
- JD Vance'in nüfuzunun azalırken, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun etkinliğinin arttığı ve Rubio'nun İran savaşının en agresif savunucusu olduğu belirtildi.
- Yaşanan izolasyonun ardından Vance'in, 2028 başkanlık yarışından stratejik bir hamleyle çekilebileceği konuşulurken, bazı müttefiklerinin genç yaşının avantajıyla bu kararı desteklediği, bazı kaynakların ise başkanlık için zaman penceresinin dar olduğu uyarısında bulunduğu aktarıldı.
İngiliz Daily Mail gazetesinin iddialarına göre ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran’la yürütülen savaş politikasında takındığı "barışçıl ve müdahale karşıtı" tutumu nedeniyle Donald Trump’ın yakın çevresi tarafından tamamen dışlanarak Beyez Saray’da yapayalnız bırakıldı.
En büyük iki kabine müttefikinin peş peşe istifa etmesiyle Batı Kanadı’nda "etkisiz bir figüre" dönüştüğü ileri sürülen Vance’in, siyasi bir manevra olarak 2028 başkanlık adaylığından tamamen çekilmeyi değerlendirdiği iddia edildi.
MÜTTEFİKLERİ PEŞ PEŞE GİTTİ: VANCE BEYAZ SARAY'DA YAPAYALNIZ
Daily Mail’in sızdırdığı bilgilere göre, JD Vance’in Beyaz Saray’da maruz kaldığı izolasyon, kabinedeki en önemli iki müttefikinin kaybıyla geri dönülemez bir noktaya ulaştı. İlk darbe, mart ayında İran’la yürütülen savaşı protesto etmek amacıyla görevinden ayrılan Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent ile geldi.
Geçtiğimiz günlerde ise Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard’ın, eşinin kanser tedavisi gerekçesiyle sunduğu ani istifası, aslında içerideki krizin patlama noktası oldu. Beyaz Saray kaynakları, Gabbard’ın tıpkı Vance gibi İran savaşına karşı çıktığı için merkezi dış politika tartışmalarının dışına itildiğini ve istifaya zorlandığını aktardı. Bu iki ismin de ayrılmasıyla, Trump’ın ulusal güvenlik çemberinde savaşa karşı çıkan tek ses olarak sadece Başkan Yardımcısı JD Vance kaldı.
TRUMP VE VANCE ARASINDAKİ "İRAN" ÇATLAĞI: "FELSEFİ OLARAK FARKLIYIZ"
Trump yönetiminin dış politikadaki "Önce Amerika" ideolojisinin en güçlü savunucusu olan JD Vance’in, şubat ayında Tahran’a yönelik düzenlenen ilk bombardımanlar öncesinde Trump ile kriz yaşadığı ortaya çıktı. New York Times’ın da teyit ettiği bilgilere göre Vance, tam ölçekli bir savaş yerine sınırlı bir cezalandırma operasyonunu savunmuş ve Trump’ı bölgesel bir kaos riski konusunda uyarmıştı.
Başkan Donald Trump da bu fikir ayrılığını gizlemeyerek, kamuoyuna yaptığı açıklamada Vance için "Savaşın başlangıcında belki de daha az hevesliydi, felsefi olarak benden biraz farklı düşünüyor" ifadelerini kullanmıştı. Beyaz Saray kaynakları, Trump’ın "yüksek sesle konuşup devasa bir top taşımayı" tercih eden savaş zamanı lideri imajına, Vance’in "yumuşak konuşan" tarzının uymadığını ileri sürüldü.
ŞAHİNLERİN YÜKSELİŞİ: MARCO RUBİO, VANCE’İ GÖLGEDE BIRAKTI
JD Vance’in Batı Kanadı’ndaki nüfuzu hızla erirken, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun etkisi zirveye ulaştı. Küba’daki komünist hükümeti devirmek için askeri işgal planları hazırlayan ve İran savaşının en agresif savunucusu olan Rubio, Washington’da adeta ipleri eline aldı.
Beyaz Saray’ın içinden bir kaynak, iki isim arasındaki güç savaşını şöyle tasvir etti:
"Marco Rubio, Vance’ten çok daha fazla karizmaya sahip ve Başkan Trump sadece onu dinliyor. Vance uzun süredir bu tempoya ayak uyduramıyor ve Batı Kanadı’nda önemsiz bir figür haline gelmiş durumda. Ancak Rubio’nun bu hakimiyeti de kalıcı olmayabilir. Eğer İran’la yürütülen bu savaş halk nezdinde büyük bir başarısızlığa dönüşürse, Rubio tüm siyasi sermayesini anında tüketebilir."
2028 SEÇİM DEĞERLENDİRMESİ: "ZAMAN PENCERESİ BİR DAHA AÇILMAYABİLİR"
Yaşanan bu ağır izolasyonun ardından, 41 yaşındaki Başkan Yardımcısı JD Vance’in, yönetimdeki tüm bu savaş bagajını üstlenmemek adına 2028 başkanlık yarışından stratejik bir hamleyle geri çekilebileceği konuşuluyor. Müttefikleri, Vance’in genç yaşının avantaj olduğunu ve bir seçim döngüsünü pas geçerek 2032 veya 2036’da temiz bir sayfa açabileceğini görüşünde.
Ancak Vance’in çekirdek kadrosundan başka bir kaynak, bu fikre şiddetle karşı çıkarak tehlikeli bir uyarıda bulunuyor:
"Başkanlık koltuğuna oturmak isteyen bir siyasetçinin önündeki zaman penceresi çok dardır. Eğer o pencere tam önünüzde açık dururken içeriye adım atmazsanız, o kapı bir daha asla açılmayabilir. Göz önünden uzak kalındığında, siyasi ivmeyi korumak son derece zordur."
