BM’de Macron’dan Trump’a tarihi çalım! 'Hürmüz Koalisyonu' hayal oldu
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın geçişlere izin vermediği Hürmüz Boğazı için 'koalisyon' kurma hayalleri Fransa, Rusya ve Çin’in ortak vetosuna takıldı.
Bahreyn ve Körfez ülkeleri tarafından hazırlanan ve Hürmüz Boğazı'nın askeri güç dahil "gerekli tüm araçlar" kullanılarak açılmasını öngören karar tasarısının oylaması dün aniden ertelenmişti.
Birleşmiş Milletler kaynakları bu erteleme için resmi gerekçe olarak "Cuma" tatilini gösterse de diplomatik koridorlarda asıl nedenin Fransa'nın sertleşen tutumu olduğu konuşuluyor.
Metinde yer alan ve "güç kullanımını onaylayan" her türlü ifadeye kesin bir dille karşı olduklarını belirten Macron yönetimi, tasarının oylamasını ilk etapta erteletmeyi başardı. Öte yandan sadece daimi üyeler arasında değil, konseyin 10 geçici üyesi arasında da ciddi görüş ayrılıkları yaşanırken; dördüncü kez revize edilen tasarı metni üzerindeki pazarlıkların sürmesi nedeniyle oylamanın yeniden yapılması bekleniyor.
Rusya, Çin ve Fransa "Güç kullanımını onaylayan hiçbir ifadeyi kabul etmiyoruz" diyerek tasarıyı fiilen engellemek istiyor.
TRUMP MACRON'LA DALGA GEÇTİ
Trump, Washington’daki bir yemekte Macron’un Fransız aksanını taklit ederek dalga geçti.
Macron’un eşi Brigitte Macron hakkında alaycı ifadeler kullanan Trump, Macron için "Hala çenesine aldığı yumruğun etkisinden çıkmaya çalışıyor" diyerek Vietnam’daki tartışmalı görüntülere gönderme yaptı.
MACRON "CEVAP VERMEYE BİLE DEĞMEZ"
Güney Kore’de konuşan Macron, Trump’ın yorumuna ilişkin, "Bugün son derece ciddi şeylerden, savaşlardan ve ölen sivillerden bahsediyoruz. Duyduğum bu sözler ne hoş ne de seviyeli...Cevap vermeye bile değmez." dedi.
GÖRÜŞ AYRILIKLARI VAR
ABD merkezli New York Times'a konuşan diplomatlara göre, 10 geçici üye arasında da karar tasarısı konusunda görüş ayrılıkları oldu.
Mevcut karar tasarısının, haftalarca süren kapalı kapı müzakerelerinin ardından dördüncü revizyonu yapılıyor.
Metnin çıkmaza neden olan kısmında BMGK'nin, "üye devletlere, ulusal düzeyde veya gönüllü çok uluslu deniz ortaklıkları aracılığıyla ve Güvenlik Konseyine önceden bildirimde bulunarak, Hürmüz Boğazı'ndan uluslararası seyrüseferi güvence altına alma ve burayı kapatma, engelleme veya başka bir şekilde müdahale etme girişimlerinden caydırmak için" tüm gerekli araçları kullanma yetkisi verdiği ileri sürüldü.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ TRAFİK, SAVAŞ NEDENİYLE KESİLMİŞTİ
ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri ile Basra Körfezi'nde tırmanan gerilim nedeniyle, küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik bir geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiği büyük ölçüde kesilmişti.
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar, Irak ve İran'ı dünya pazarlarına bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunuyor.
Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30'u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaşıyor.
Boğazdaki tanker trafiğindeki kesintiler halihazırda küresel petrol tedarikinde aksamalara, petrol fiyatlarında artışa yol açtı.
FRANSA KİMSENİN UYDUSU DEĞİLİZ
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Güney Kore’ye gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Seul’deki Yonsei Üniversitesi'nde öğrencilerle bir araya gelerek küresel siyasetteki çift kutupluluğa karşı sert bir çıkış yaptı.
Konuşmasında doğrudan ABD ve Çin’i işaret eden Macron, "Amacımız iki baskın gücün vasalları, yani uydu devletleri olmamak" diyerek Fransa ve Güney Kore gibi demokrasilerin "üçüncü bir yol" inşa etmesi gerektiğine değindi.
Çin’in baskınlığına bağımlı kalmak istemediklerini ancak ABD’nin son dönemde neden olduğu belirsizliklere de maruz kalmayı reddettiklerini vurgulayan Macron, İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası düzeni kuran başat ülkelerin bizzat bu düzeni tehlikeye atmaya başladığı açıkladı.
İran ile yaşanan krize de değinen Fransız lider, sorunların yalnızca bombardımanlarla çözülmesinin imkansız olduğunu belirterek, bir ülkenin yönetimi beğenilmediği için askeri müdahale seçeneğinin masaya sürülmesini "Pandora’nın kutusunu açmak" olduğunu söyledi. Ziyaretin devamında Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile bir araya gelen Macron, iki ülke arasındaki savunma ilişkilerini güçlendirmek istediklerini ifade etti.
Bağımsızlık isteyen bir koalisyona inandıklarını ve her türlü hegemonyaya karşı olduklarını yineleyen Macron’un bu hamlesiyle, Fransa ve Güney Kore arasındaki ilişkiler resmen "genel stratejik ortaklık" seviyesine yükseltildi.
