ABD’nin NATO Büyükelçisi Whitaker canlı yayında duyurdu: "Türkiye’ye F-35 satışı gerçekleşecek"
Ünlü gazeteci Jake Tapper’ın sorularını cevaplayan ABD'nin NATO nezdinde Daimi Temsilcisi Matthew Whitaker, uzun yıllardır kriz konusu olan Türkiye ve F-35 programı hakkında, "F-35 gerçekleşecek bir anlaşma. Bence gerçekleşecek" dedi.
- Whitaker, Başkan Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile F-35 anlaşmasını müzakere ettiğini ve Türkiye'nin yetenekli bir müttefik olduğunu ifade etti.
- ABD'nin F-35'lerin teslimatı için S-400'lerin kaldırılması şartını yineleyen Whitaker, Amerikan en gelişmiş savaş uçağının Rus hava savunma sistemine karşı test edilmesini istemediklerini belirtti.
- Whitaker, Türkiye programa geri kabul edilse bile uçakların teslimatının uzun vadeli bir süreç olacağını vurguladı.
- Körfez kriziyle ilgili olarak Whitaker, ABD'nin tutumunun Hürmüz Boğazı'nın açık kalacağı yönünde olduğunu ve İran'ın ticari gemileri terörize edemeyeceğini söyledi.
Ankara'da düzenlenen tarihi NATO Zirvesi'nin ardından Türkiye-ABD hattında F-35 mesajları gelmeye devam ediyor. ABD'nin NATO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Matthew Whitaker, CNN canlı yayınında Türkiye'nin programa dönüşüne ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulunarak, "F-35 gerçekleşecek bir anlaşma. Bence gerçekleşecek" dedi.
"BAŞKAN TRUMP, ERDOĞAN İLE DOĞRU ANLAŞMAYI MÜZAKERE EDİYOR"
Türkiye'nin F-35 programına geri dönme talebi ve ABD yasalarının S-400 hava savunma sistemi konusundaki ön koşulları hakkında konuşan Whitaker, sürecin bizzat liderler düzeyinde yürütüldüğünü belirterek şunları söyledi:
"Başkan Trump'ın yaptığı şey, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bu anlaşmayı müzakere etmek. Çünkü o yasanın amacına ulaşmasını sağlamak yapılacak en doğru şey. Türkiye'de gördüklerimiz ve Türkiye'deki ziyaretlerimin bana kattığı şey, onların çok yetenekli bir müttefik olduğu. Batı ile entegre oldukları. Özellikle o bölgede yine kilit bir müttefik olmak istedikleri."
Türkiye'nin bölgesel çatışmalarda üstlendiği kritik role ve sağladığı yardımlara dikkat çeken Büyükelçi, "Bence Türkiye ile olan bu ilişkiye odaklanmalıyız" ifadelerini kullandı.
KIRMIZI ÇİZGİ S-400: "UÇAĞIMIZIN RUS SİSTEMİNE KARŞI TEST EDİLMESİNİ İSTEMEYİZ"
Anlaşmanın önündeki yasal engeller ve askeri güvenlik riskleri konusunda ABD'nin kırmızı çizgilerini hatırlatan Whitaker, F-35'lerin teslimatı için S-400'lerin kaldırılması şartını yineledi. Tapper'ın soruları üzerine büyükelçi son durum hakkında şu bilgileri verdi:
"Ancak tabii ki kırmızı çizgilerimiz var ve Başkan Trump doğru anlaşmanın yapılacağından emin olacak. Amerikan yasalarının ne gerektirdiği çok açık ve Amerika Birleşik Devletleri'nin en gelişmiş savaş uçağımızın Rusya'nın hava savunma sistemine karşı test edilmesini istememesini beklersiniz. İşte bu yüzden bunun gerçekleşebilecek bir anlaşma olduğunu düşünüyorum. Bunun gerçekleşeceğine inanıyorum."
"UÇAKLAR YARIN TESLİM EDİLMEYECEK, UZUN VADELİ BİR SÜREÇ"
Türkiye tüm yasal şartları yerine getirse ve programa resmen geri kabul edilse bile sürecin zaman alacağını vurgulayan Whitaker, üretim hattındaki yoğunluğa dikkat çekti:
"Türkiye programa geri kabul edilse ve yasalardaki tüm şartları yerine getirse bile, bu uçaklar yarın teslim edilmeyecek. Fort Worth'te bu uçakların hattan çıktığını bizzat gördüm ve halihazırda Amerika Birleşik Devletleri de dahil olmak üzere diğer ülkelere tahsis edilmiş durumdalar. Bu yüzden bunun uzun vadeli bir süreç olacağını düşünüyorum, ancak anlaşmanın Amerikan halkının çıkarlarına uygun olduğundan emin olmalıyız."
KÖRFEZ'DEKİ GEMİ SALDIRILARI
Canlı yayında İran'ın Hürmüz Boğazı'nda bir konteyner gemisine saldırması ve ABD'nin buna karşılık 140 askeri hedefi vurmasıyla tırmanan Körfez krizi hakkında da konuşan Whitaker, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Amerika Birleşik Devletleri'nin tutumu, Hürmüz Boğazı'nın açık kalacağı yönündedir. İran ile imzalanan mutabakat metni her zaman performansa dayalıydı ve bu şartlardan biri de ticari gemileri terörize edemeyecekleriydi. Şu anda bu ülke bir grup çılgın tarafından kontrol ediliyor."
DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN: NETİCEYE ULAŞACAĞIZ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD'de idari kararlarla alınabilecek konuların da sorun olmaktan çıktığını ancak yasayla bağlanmış bir iki tane konu olduğunu aktararak, "CAATSA bunlardan biri. F-35'le ilgili konu da bunlardan biri. Şimdi bu irade burada olduğu sürece iki liderde de, biz bakanlar olarak bunları çözme konusunda da uygun adımları atıyoruz. İnşallah yakında bir neticeye ulaşacağız, yani bunda bir sıkıntı olmayacağını düşünüyorum." demişti.
Türkiye'nin dostu kadar hasmının da çok olduğunu ve zaman zaman sevmeyeninin de olabildiğini dile getiren Fidan, şunları kaydetti:
"Bazı ülkelerin Amerika nezdinde lobi faaliyetlerinde bulunduğunu da açıkçası görüyoruz. Şimdi Türkiye'nin bu kadar saygınlık kazandığı, etki ürettiği bir yerde başkaları da farklı şekilde harekete geçiyorlar. Amerikan siyasetinin yine yani Türkiye'nin önemiyle onlara etki eden negatif manadaki aktörlerin çabası arasında bir ikilem içerisinde kalacağı bir sürece giriyoruz. Bunu yönetmek de diplomasinin işi, zaten bizler de bunun için varız. İnşallah bunu daha ileri bir şekilde çözeceğiz."
Fidan, dışişleri bakanlığı görevine başladığından bu yana 4-5 önemli başlığı kendisine ödev olarak gördüğünü ve bunlardan birinin de Türkiye'nin hiçbir konuda yaptırıma tabi olmaması olduğunu anlattı.
Bunun için de bütün kurumlardan nitelikli verileri alıp kimin hangi konuda sıkıntı çektiğini gördüklerini aktaran Fidan, envanter oluşturmalarının ardından ülkeler nezdinde çok sistemli çalışmaya başladıklarını söyledi.
İSRAİL ENERJİ BAKANI, TÜRKİYE'NİN GELİŞMİŞ SİLAHLARA ERİŞMEMESİ İÇİN GİRİŞİMDE BULUNDUKLARINI SÖYLEDİ
İsrail'in Kanal 14 televizyonunda bir programa katılan İsrail Enerji Bakanı Eli Cohen ise Türkiye'nin F-35'lere erişimine yönelik sinyallerin kendilerini harekete geçmeye zorladığını savundu.
Cohen, ABD nezdinde Türkiye'nin gelişmiş silahlara erişimini engellemek için girişimlerde bulunduklarını belirterek "En büyük müttefikimiz ABD'den İsrail'in teknolojik ve askeri üstünlüğünü garanti altına alan niteliksel askeri üstünlük (QME) yasasının korunmasını talep etmeliyiz." ifadesini kullandı.
Türkiye'nin Suriye'ye kalıcı olarak konuşlanmasının da önüne geçmeleri gerektiğini ileri süren Cohen, "Eğer Türkiye Suriye'de askeri üsler kurmak isterse, biz de buna karşılık üsler kurmalıyız." diye konuştu.
Türkiye'nin F-35'lere erişimi ve programa yeniden dönebileceği yönündeki sinyaller İsrail'de rahatsızlığa neden olmuştu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD medyasının önemli kuruluşlarına verdiği röportajlarda, Türkiye'nin F-35'lere erişimine doğrudan karşı olduklarını açıklamıştı.
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de Tel Aviv yönetiminin bunun önüne geçmek için açıktan ve perde arkasından çalışmalar yürüttüğünü, Washington yönetimiyle bu konuda iletişim halinde olduğunu söylemişti.
