"Günah Şehri"nin köstebek insanları: Güneş görmeden yaşıyorlar
Las Vegas, devasa kumarhaneleri, lüks otelleri ve parlak ışıklarıyla dünyanın eğlence başkenti olarak biliniyor. Ancak bu "Günah Şehri"nin görkemli yüzeyinin hemen altında, bambaşka, karanlık ve tehlikeli bir dünya yatıyor. Şehrin hemen altındaki kilometrelerce uzunluktaki drenaj tünellerinde, tahmini bin 500 insan, güneş yüzü görmeden hayatta kalma mücadelesi veriyor.
ABD’nin Nevada eyaletine bağlı Las Vegas'ın hemen altındaki devasa sel drenaj tünellerinde bin 500 insan adete bir köstebek gibi hayatta kalmaya çalışıyor.
LÜKS OTELLERİN BİRKAÇ METRE ALTINDA
Şiddet, uyuşturucu ve umutsuzluk dolu bu yeraltı dünyası, milyon dolarlık kumarhanelerin ve lüks otellerin sadece birkaç metre altında bulunuyor.
Yüksek yaşam maliyetleri, kumar bağımlılığı ve halka açık alanlardaki kamp yasaklarından kaçınma gibi nedenlerle sığınan bu insanlar, aşırı sıcaklardan ve soğuktan korunmak için bu tehlikeli labirenti mesken tutuyor.
1990'larda inşa edilen ve bin kilometreye kadar uzanan bu sel kontrol tünelleri, sadece yılın birkaç günü suyla dolsa da, kalan zamanlarda evsizle için zorunlu bir sığınak görevi görüyor.
İnsanları, bu yeraltı labirentine iten nedenler çeşitlilik gösteriyor: Son yıllarda hızla artan konut kiraları, bir zamanlar eğlence sektöründe şans arayıp her şeyini kumarda kaybedenler veya sadece polisten kaçmak isteyenler...
Tüneller ayrıca yaz aylarında 50 dereceye ulaşan aşırı sıcaklardan ve kışın dondurucu soğuktan korunmak için de bir barınak oluyor.
IŞIK ŞEHRİ’NİN GÖLGESİNDE YAŞAYANLAR
Caesars Palace ve Rio gibi otellerin hemen yanındaki bir tünel girişinden bu yeraltı dünyasına adım atmak, Las Vegas'ın tezatını en çarpıcı haliyle gözler önüne seriyor. Burada, yüzlerce farklı hayat hikayesi gölgede yaşanıyor.
Örneğin Joe ve Renée, nispeten kısa bir tünelde kurdukları döşek ve kamp sandalyeleriyle kendilerine bir düzen kurmaya çalışmış. Öte yandan, hayatının 12 yılını tünellerin derinliklerinde geçirmiş 45 yaşındaki Big T gibi figürler de var.
Tünellerdeki hayat, Robert Banghart'ın "Sineklerin Tanrısı"na benzettiği gibi, şiddetin yaygın olduğu bir ortam. Ancak bu durum, bazıları için dış dünyadaki kurallardan ve barınak baskısından uzak olmanın getirdiği bir bağımsızlık anlamına da geliyor.
Natasha adında bir kadın, "Dışarıda olmayı ve karanlıkta olmayı seviyorum. Canım sıkılmıyor" sözleriyle yeraltı hayatına olan adaptasyonunu anlatıyor.
KARANLIĞA UZANAN YARDIM ELİ
Ancak tünel hayatı bir kader olmak zorunda değil. Eski bir evsiz olan ve bir dönem tünellerde yaşamış Robert Banghart, artık “Shine a Light” adlı hayır kurumunun Topluluk Entegrasyon Başkan Yardımcısı olarak, eski durumundaki insanlara yardım ediyor.
Kurumun iki yıllık kapsamlı destek programı (iPath), insanları acil barınma, tedavi ve gerekli evrakların teminiyle tünellerden alıp bağımsız yaşamaya geçirmeyi hedefliyor ve yüzde 70'lik bir başarı oranına sahip.
Shine a Light'ta gönüllü olan Brent Nowak'ın da belirttiği gibi, bu durum Las Vegas'ın tuhaf ikiliğini gözler önüne seriyor:
"Las Vegas kumarhanede milyarlarca dolar dönerken, hemen altta insanların sefalet içinde yaşadığını bilmek... Bu sadece insanlık durumudur. Milyarderlerimiz de var, evsiz insanlarımız da. Bu tüneller, Las Vegas'a dair sarsıcı bir hatırlatmadır: Her parlak ışığın ardında bir gölge yatar.”
