Hürmüz'de sıkışan Bağdat Ankara’nın kapısını çaldı! "Dünya piyasası için 27 Temmuz eşik olacak"
Türkiye ile Irak arasındaki 52 yıllık Kerkük-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması’nın 27 Temmuz’da sona erecek olması iki ülke arasındaki görüşmeleri hızlandırdı. Hürmüz Boğazı'ndaki savaş riskleri nedeniyle sıkışan Bağdat yönetimi anlaşmayı bir yıl daha uzatmak için komite kurdu.
- Hürmüz Boğazı'ndaki kısıtlamalar nedeniyle Irak'ın petrol ihracatı savaş öncesi seviyelerin üçte birine kadar düştü.
- Irak, güney sahalarından küresel pazarlara açılmakta zorlandığı için Türkiye güzergahına yöneldi.
- 27 Temmuz 2026'da süresi dolacak enerji anlaşması için Irak ve Türkiye arasında müzakereler yürütülüyor.
- Türkiye, geçmişteki tazminat ve yetki uyuşmazlıkları nedeniyle mevcut anlaşmanın sürdürülemeyeceğini belirtiyor ve kalıcı, kapsamlı yeni bir metin talep ediyor.
- Türkiye'nin yeni anlaşma şartları arasında hattın tam kapasiteyle çalıştırılması ve taahhüt edilen oranda kullanılmaması halinde cezai düzenlemeler yer alıyor.
- Müzakerelerde uzlaşı sağlanamazsa, Türkiye'nin boru hattı akışını durdurma hakkı bulunuyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamalar, Irak’ın petrol ihracatını savaş öncesi seviyelerin üçte birine kadar düşürdü. Güney sahalarından küresel pazarlara açılmakta zorlanan Bağdat, acil çıkış kapısı olarak yeniden Türkiye güzergahına yöneldi.
27 Temmuz 2026 tarihinde süresi dolacak olan yarım asırlık enerji anlaşmasını masada tutmak isteyen Irak hükümeti, Petrol, Maliye ve Dışişleri bakanlıkları ile IKBY, temsilcilerinden oluşan heyetle müzakere komitesi kurdu.
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin de yeni bir anlaşma zemini aramak üzere önümüzdeki ay Ankara’yı ziyaret edeceği açıklandı.
Günlük 1,5 milyon varil taşıma kapasitesi bulunan ve Mart ayında yeniden sevkiyata açılan hattan şu an ancak 170 bin ila 180 bin varil arasında petrol taşınabiliyor.
"TÜRKİYE MEVCUT HALİYLE ANLAŞMAYI SÜRDÜRMEYECEK"
Bloomberg'ün iddialarına göre Irak tarafının "görüşmeler tamamlanana kadar sözleşmeyi en az bir yıl uzatalım" talebine Ankara’dan karşılık geldi. Süreç hakkında konuşan üst düzey Türk yetkililer, geçmişte iki ülke arasında uluslararası tahkime kadar uzanan tazminat ve yetki uyuşmazlıklarını hatırlatarak, uluslararası yargıya taşınmış bir anlaşmanın mevcut haliyle sürdürülmesinin hukuken ve stratejik olarak mümkün olmadığını belirtti. Türkiye, geçmiş dönemdeki pürüzlerin geride bırakılması ve enerji iş birliğinin daha sağlam bir zemine oturtulması için geçici çözümler yerine kalıcı, kapsamlı ve Türkiye’nin çıkarlarını gözeten yeni bir metnin imzalanmasını şart koşuyor.
ANKARA'NIN MASADAKİ ŞARTLARI: TAM KAPASİTE
Türkiye'nin yeni boru hattı anlaşması için sunduğu taslak, tamamen Türkiye'nin enerji güvenliği ve ekonomik lehine olacak maddeler içeriyor. Türk yetkililer, hattın atıl kalmasını önlemek adına Bağdat yönetiminden 5 ile 10 yıl arasında değişen uzun vadeli net sevkiyat taahhütleri istiyor. Ankara'nın masaya koyduğu en kritik şartlar ise şunlar:
"Günlük 1,5 milyon varillik hattın tam kapasiteyle çalıştırılması veya bu kapasiteye yaklaşılması isteniyor.
Yeni anlaşmada, Irak’ın hattı taahhüt ettiği oranda kullanmaması veya boş bırakması halinde, Türkiye’ye hattın kullanım ücretini aynen ödemesini öngören cezai düzenlemeler yer alacak."
Irak’ın hattı tam kapasiteyle dolduramaması senaryosunda Türkiye, kendi topraklarındaki boru hattı bölümünden üçüncü taraflara ait petrolün de taşınabilmesi hakkını elinde tutmak istiyor.
SON SÖZÜ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN SÖYLEYECEK
Bağdat yönetimi, Ceyhan limanına uzanan boru hattı üzerinden yapılan ihracatı kısa sürede günlük 220 bin varilden 770 bin varile çıkarmayı öngören bir acil eylem planını onaylasa da bu rakamlar Türkiye’nin hattın verimli işletilmesi yönündeki beklentilerini henüz tam olarak karşılamıyor. 27 Temmuz’a kadar yürütülecek müzakerelerde ortak bir uzlaşı noktasına varılamaması halinde, Türkiye'nin Irak'tan boru hattı akışını tamamen durdurma hakkı bulunuyor.
Enerji kulislerinden sızan bilgilere göre, iki ülke arasındaki petrol hattının geleceğine dair nihai kararda ve son sözün söylenmesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın değerlendirmeleri belirleyici olacak.
