İran'dan ABD'ye karşı yeni Lübnan kozu! Petrol pazarını kilitleyecek o maddenin detayları açıklandı
İsviçre'de devam eden ABD-İran görüşmelerinde tansiyonu yükselten başlık Lübnan oldu. Tahran yönetimi, İsrail'in Lübnan'daki saldırıları sona ermeden ve mutabakatta yer alan ateşkes hükümleri uygulanmadan yeni müzakere aşamasına geçilmeyeceği mesajını verdi. İran ayrıca, petrol yaptırımlarının kaldırılması, bloke edilen varlıkların serbest bırakılması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması gibi kritik başlıkları birbirine bağlayarak elindeki en önemli kozları masada tuttu.
- İran, nihai nükleer müzakerelere geçmeden önce Lübnan, Hürmüz Boğazı, petrol yaptırımları ve bloke edilen varlıklar konusunda somut adım bekliyor.
- Anlaşmanın uygulanmasını denetleyecek bir komite oluşturulması ve Lübnan ile ilgili birinci maddeyi takip etmek için ayrı bir mekanizma kurulması önemli başlıklar arasında yer alıyor.
- İsviçre görüşmelerinde petrol satışı, İran petrol ihracatına yönelik muafiyetler ve Tahran'ın bloke edilen paralarının serbest bırakılması konuları ele alındı.
- İran heyeti, mutabakatın 13. maddesinin uygulanmasını takip etmek için İsviçre'ye gitti; bu maddeye göre nihai anlaşma müzakerelerine geçilebilmesi için beş temel hükmün uygulanması gerekiyor.
- Bu temel hükümler arasında Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi, deniz ablukasının kaldırılması, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının başlaması, İran'ın petrol, petrokimya ve türevlerinin satışına yönelik yaptırımların kaldırılması ve İran varlıklarının serbest bırakılmasının başlaması bulunuyor.
- İran, ABD ve Lübnan'ın katılımıyla, Katar ve Pakistan'ın kolaylaştırıcılığında bir ihtilaf çözüm birimi kurulmasını bekliyor.
İran ve ABD heyetleri arasında İslamabad Mutabakat Muhtırası'nın uygulanma mekanizmaları ile ilgili teknik grupların oluşturulması amacıyla yürütülen uzman görüşmeleri İsviçre'de gerçekleşiyor.
İran basını, Tahran'ın nihai nükleer müzakerelere geçmeden önce Lübnan, Hürmüz Boğazı, petrol yaptırımları ve bloke edilen varlıklar konusunda somut adım beklediğini yazdı.
KATAR VE PAKİSTAN DESTEKLİ İHTİLAF ÇÖZÜM BİRİMİ KURULUYOR
İran Dışişleri Bakanlığı, anlaşmanın uygulanmasını denetleyecek bir komite oluşturulmasının en önemli başlıklardan biri olduğu ifade edildi.
Açıklamada, Lübnan'la ilgili birinci maddenin uygulanmasını takip etmek için ayrı bir mekanizma kurulacağı ve bunun son derece önemli olduğu kaydedildi.
Mutabakatın 12. maddesi uyarınca teknik komitelerin oluşturulması bekleniyor.
ABD VE İRAN HEYETLERİ NE KONUŞTU?
Dışişleri Bakanlığı, İsviçre görüşmelerinde petrol satışı, İran petrol ihracatına yönelik muafiyetler ve Tahran'ın bloke edilen paralarının serbest bırakılması konularının ele alındığını açıkladı:
"Anlaşmanın 1, 4, 5, 10 ve 11. maddelerinin uygulanmasına bağlı olarak çalışma grupları oluşturuldu ve görüşmeler başladı"
TASNİM: İRAN'IN ANA GÜNDEMİ 13. MADDENİN UYGULANMASI
İran'ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı, müzakere ekibine yakın bir kaynağa dayandırdığı haberinde, İsviçre görüşmelerinin perde arkasına ilişkin kritik ayrıntılar paylaştı.
Habere göre İran heyeti, mutabakatın 13. maddesinin uygulanmasını takip etmek için İsviçre'ye gitti. Söz konusu maddeye göre nihai anlaşma müzakerelerine geçilebilmesi için beş temel hükmün uygulanması gerekiyor.
Söz konusu ükümler arasında Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi, deniz ablukasının kaldırılması, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının başlaması, İran'ın petrol, petrokimya ve türevlerinin satışına yönelik yaptırımların kaldırılması ve İran varlıklarının serbest bırakılmasının başlaması yer alıyor.
LÜBNAN ŞARTI KRİTİK BAŞLIK OLDU
Tasnim'e konuşan kaynak, mutabakat imzalanmasına rağmen İsrail'in Lübnan'daki saldırılarının sürdüğünü açıkladı. İran heyetinin bu nedenle özellikle anlaşmanın birinci maddesinin uygulanmasına odaklandığı aktarıldı.
İddialara göre İran, ABD ve Lübnan'ın katılımıyla, Katar ve Pakistan'ın kolaylaştırıcılığında bir ihtilaf çözüm birimi kurulması bekleniyor.
Kuralacak birim, Lübnan'daki birinci maddenin uygulanmasını denetleyecek.
HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN ŞARTLAR MASADA
Tasnim'in haberinde, deniz ablukasının kaldırılmasının Hürmüz Boğazı'nın otomatik olarak açılması anlamına gelmediği ifade edildi.
Müzakerelere katılan yetkili İran'ın Hürmüz Boğazı'nı deniz ablukasıyla aynı başlık olarak görmediğini ileri sürdü.
Ayrıca Tahran'ın, boğazın açılmasıyla bağlantılı diğer maddelerin de uygulanmasını istediği belirtildi.
Buna göre İran, Lübnan ve İran'la ilgili birinci madde, petrol yaptırımlarının kaldırılması, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve varlıkların serbest bırakılması başlıklarında somut uygulama bekliyor.
Yetkili, 13. madde ve özellikle Lübnan'la ilgili birinci madde uygulanmazsa İran'ın taahhütlerini geri alınabilir gördüğünü ifade etti.
NÜKLEER MÜZAKERELER BAŞLAMADI
Tasnim'e konuşan kaynak, İsviçre'de şu ana kadar nükleer konularda herhangi bir müzakere yapılmadığına da açıkladı:
"İran'ın 13. maddenin uygulanmasını bekliyor. Bu madde uygulanmadan nükleer müzakerelerin başlaması mümkün değil."
İran basını ayrıca İsviçre'de Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Müdürü Rafael Grossi ile herhangi bir görüşme yapılmadığını yazdı.
ABD HAZİNE BAKANLIĞI'NDAN PETROL YAPTIRIMLARI BİLDİRİSİ BEKLENİYOR
Tasnim, İsviçre görüşmelerinde İran varlıklarının serbest bırakılması ve İran petrolü, petrokimya ürünleri ile türevlerinin satışına yönelik yaptırımların kaldırılması başlıklarının ele alındığını da iddia etti.
Kaynaklara göre yaptırımların kaldırılmasına ilişkin bildirinin ABD Hazine Bakanlığı'nın internet sitesinde yayımlanması bekleniyor.
MEHR: ZENGEZUR KORİDORU İRAN İÇİN "MEDENİYET BOĞAZI"
İran'ın resmi haber ajanslarından Mehr'de yayımlanan analizde, Güney Kafkasya'daki Zengezur Koridoru tartışmaları da gündeme taşındı.
Analizde, İran'ın müzakerelerde Hürmüz Boğazı konusunda "petrol karşılığında güvenlik" anlayışıyla hareket etmediği, bunun yerine "mutlak istikrarsızlığa karşı kolektif güvenlik" yaklaşımını benimsediği ifade edildi. Aynı yaklaşımın Güney Kafkasya için de geçerli olması gerektiği kaydedildi.
Yazıda, Zengezur Koridoru'na karşı yürütülen mücadelenin yalnızca bir ulaşım hattı tartışması olmadığı savunularak, "Zengezur koridoruna karşı mücadele, başka bir jeopolitik boğazın savunulmasıdır. Bu boğazdan petrol değil, İran'ın kimliği, tarihi, güvenliği ve geleceği geçmektedir. Bu, medeniyet ve kimlik mücadelesidir" ifadelerine yer verildi.
Analizde ayrıca, "Basra Körfezi'nde ülkenin nefesinin deniz ablukasıyla kesilmesine izin vermediğimiz gibi, Güney Kafkasya'da da İran'ın kuzeybatı sınırlarındaki medeniyet boğazının sıkılmasına izin vermeyeceğiz" denildi.
TÜRKİYE ZENGEZUR KORİDORU PROJESİNDE ISRARINI SÜRDÜRÜYOR
Öte yandan Türkiye, Zengezur Koridoru projesine desteğini sürdürüyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, daha önce yaptığı açıklamada Türkiye'nin Türk dünyasına daha kısa ve kesintisiz ulaşım sağlayacak Zengezur Koridoru'na tam bağlı olduğunu söylemişti.
Uraloğlu, Türkiye sınırları içerisindeki 224 kilometrelik demiryolu hattında çalışmaların sürdüğünü, Azerbaycan tarafındaki 180 kilometrelik bölümde ise modernizasyon ve yeni hat inşaatlarının büyük ölçüde tamamlandığını açıklamıştı.
Bakan Uraloğlu ayrıca, Ermenistan topraklarından geçmesi planlanan yaklaşık 40 kilometrelik kritik bölümün de yakından takip edildiğini ifade etmişti.
