İran’dan NATO ülkelerine yeni salvo!
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Fransa'nın Hürmüz Boğazı'ndaki mayınları temizleme teklifine tepki gösterdi. bölgede dış müdahaleye gerek olmadığını belirterek Tahran'ın sorumluluklarının bilincinde olduğunu açıkladı.
- Fransa'nın Hürmüz Boğazı konusundaki müdahil olma ve mayın temizleme teklifine karşılık olarak, İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Hürmüz Boğazı'nda dış müdahaleye gerek olmadığını, bunun işleri karmaşıklaştıracağını ifade etti.
- Bekayi, ABD ile Doha'da üst düzey bir görüşme gerçekleştirileceği yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanlayarak, önümüzdeki günlerde hiçbir seviyede Amerikalı tarafla bir görüşme planlarının olmadığını belirtti.
- İran'a karşı yapılacak her türlü eylemin kararlı ve anında bir tepkiyle karşılanacağını vurguladı.
- Bekayi, NATO'nun ve bazı üye ülkelerin ABD ve Siyonist rejimin İran'a yönelik saldırısını planlama ve uygulamada yer aldığını iddia etti.
- Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile işbirliğinin süreceğini belirten Bekayi, UAEA Başkanı Rafael Grossi'ye seçim propagandası yapmak yerine görevlerini daha sorumlu bir şekilde yerine getirmesini tavsiye etti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını cevapladı.
Fransa'nın Hürmüz Boğazı konusundaki müdahil olma ve mayın temizleme teklifine ilişkin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi,"Her konuda görüş bildirmek ne sorumluluk göstergesidir ne de Fransa için bir itibar oluşturur. Hürmüz Boğazı'nda dış müdahaleye gerek yok, çünkü bu yalnızca işleri karmaşıklaştıracak. Hormuz'la ilgili anlaşmanın maddeleri konusunda sorumluluğumuz açıktır ve bunu diğer tüm taraflardan daha iyi anlıyoruz." dedi.
"AMERİKALILARLA BİR ARAYA GELME PLANIMIZ YOK"
Sözcü Bekayi, Hürmüz Boğazı'ndaki taahhütlerinin son derece net olduğunu belirterek, ABD ile Doha'da üst düzey bir görüşme gerçekleştirileceği yönündeki iddiaları da kesin bir dille yalanladı:
"Önümüzdeki birkaç gün içinde hiçbir seviyede Amerikalı tarafla bir görüşme planımız yok. Yarın Doha'da yapılacak olan, mutabakat zaptının bazı maddelerinin uygulanması hakkında bir görüşmedir. Bunlar arasında İran'ın el konulan varlıklarının serbest bırakılması da vardır ve bu Katar tarafıyla ilgili. Ayrıca belirmek istiyorum ABD'nin taahhütlerine uymaması doğal olarak sürecin devamında olumsuz etki yapacaktır. Hiçbir eylemi cevapsız bırakmayacağız. İran'a karşı yapılacak her türlü eylem kararlı ve anında bir tepkiyle karşılanacak"
"NATO VE BAZI ÜYE ÜLKELER İRAN'A YÖNELİK SALDIRIDA YER ALDI"
Sözcü Bekayi, geçtiğimiz hafta yaşanan karşılıklı askeri hareketlilikte NATO'nun ve bazı müttefik ülkelerin rolüne dikkat ağır suçlamalarda bulundu:
"NATO ve bu örgütün bazı üye ülkeleri, ABD ve Siyonist rejimin İran'a yönelik saldırısını planlama ve uygulamada yer aldılar. İranlılar sadece iki kötü rejime karşı direnmedi; ABD ve Siyonist rejiminin askeri saldırısının her gün yeni boyutları ortaya çıkıyor ve başka ülkelerin de bu suça karıştığı anlaşılıyor.
"TÜM BUNLAR MAHKEMELERDE DELİL OLARAK KULLANILABİLİR"
NATO Genel Sekreteri'nin sözlerinin iki yönü var. Biri ABD ve İsrail'in saldırgan savaşıydı, diğeri ise bu meselenin her mahkemede delil olarak kullanılabilir olmasıdır. Tüm bunlar kişisel düzeyde de takip edilebilir."
RUTTE NE DEMİŞTİ?
24 Haziran Çarşamba günü ABD Başkanı Donald Trump ile görüşen Mark Rutte, öncesinde Fox News kanalına konuşmuştu.
Röportajda, Trump'ın Avrupalı NATO müttefikleriyle İran savaşı nedeniyle yaşadığı anlaşmazlıklara da değinildi.
Sunucunun, İtalya'daki askeri üslerin kullanımı konusunda Trump ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni arasında geçen hafta yaşanan atışmayı hatırlatması üzerine Rutte şunları aktarmıştı:
"Trump'ın hayal kırıklığını kesinlikle anlıyorum. Ama örneğin İtalya'yı ele alalım, 'Epik Öfke' operasyonunu desteklemek için İtalya'daki ABD üslerinden 500 ABD uçağı kalktı. Bu çok büyük bir rakam."
Rutte İran operasyonuna destek için tüm Avrupa'dan kalkan uçuş sayısının ise 4000-5000 civarı olduğunu söylemişyi.
Örneğin Romanya'da, "Başkent Bükreş, ticari uçuşları azaltmak zorunda kaldı çünkü havaalanlarını tanker tesisi için kullanmak zorunda kaldılar" diye eklemişti.
ULUSLARARASI ATOM ENERJİSİ AJANSI İLE İŞBİRLİĞİ SÜRECEK
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, nükleer program ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile ilişkilere dair, "İran'ın Ajans ile ilişkisi, son aylarda olduğu gibi aynı şekilde devam edecektir. Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) üyesi ve Güvenlik Önlemleri Anlaşması'na taraf olarak, hasar görmemiş merkezlerle ilgili önceki işbirliğimizi sürdüreceğiz." yorumunda bulundu.
"GROSSİ SEÇİM PROPAGANDASI YAPMAK YERİNE GÖREVİNİ SORUMLU ŞEKİLDE YERİNE GETİRMELİ"
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, son saldırılarda zarar gören tesislere erişim tartışmalarına ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi'ye yönelik suçlamalara da değinerek, "Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın İran'ın zarar gören nükleer tesislerine erişimi hâlâ engelleniyor. Ajans bu konuda ihmalkar davranmıştır ve Grossi'ye seçim propagandası yapmak yerine görevlerini daha sorumlu bir şekilde yerine getirmesini tavsiye ediyoruz." şeklinde konuştu.
"İRAN VE ABD ARASINDAKİ İLETİŞİM HATTI ASKERLER ARASINDA DEĞİL"
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Washington ile Tahran arasında yürütülen diplomatik temasların niteliğine açıklık getirdi:
"İran ve Amerika arasındaki iletişim hattı askerler arasında değil, iki ülkenin siyasi bölümleri arasında. Bizden Dışişleri Bakanlığı ve Amerika tarafından da ilgili yetkililerden biri. Bu, İsviçre toplantısı sırasında alınan anlaşmalardan biridir."
NİHAİ MÜZAKERELERİN BAŞLAMASI MUTABAKAT MADDELERİNİN UYGULANMASINA BAĞLI
ABD ile yürütülmesi muhtemel nihai müzakerelerin takvimine ilişkin soruya cevap veren Bekayi, "Bu, mutabakat zaptının 1, 5, 10 ve 11. maddelerinin uygulanmasına ve devamına bağlıdır. Önümüzdeki günlerde mevcut süreci değerlendirmeli ve nihai anlaşma için müzakerelerin ne zaman başlayacağına karar vermeliyiz." dedi.
