Çin, İsrail’in vurduğu Orta Doğu ülkeleri için devreye girdi! İnsani yardım operasyonu başlıyor
Çin, ABD ve İsrail saldırılarının hedefi olan İran başta olmak üzere Orta Doğu ülkelerine insani yardım sağlayacağını açıkladı.
- Çin, bölgede devam eden askeri hareketlilik ve çatışmalar nedeniyle insani yardım operasyonu başlattı.
- Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, insani krizin derinleştiği bölgelere el uzatacaklarını açıkladı.
- Yardım, İran, Ürdün, Lübnan ve Irak'a acil olarak sağlanacak.
- Bölgedeki insani durumun endişe verici boyutlara ulaştığı belirtildi.
Çin yönetimi, bölgede üç haftadır devam eden askeri hareketlilik ve çatışmalar nedeniyle insani yardım operasyonu başlatacağını duyurdu.
BEŞ ÜLKEYE İNSANİ DESTEK
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, Pekin’de düzenlediği basın toplantısında insani krizin derinleştiği bölgelere el uzatacaklarını ifade etti. "Çin, İran, Ürdün, Lübnan ve Irak'a acil insani yardım sağlamaya karar verdi" diyen Sözcü, bölgedeki insani durumun endişe verici boyutlara ulaştığına kaydetti.
"İRAN’IN BALİSTİK GÜCÜNDE ÇİN GPS’İ ETKİSİ OLABİLİR"
Öte yandan Milli İstihbarat Akademisi Başkan Yardımcısı Dr. Hakkı Uygur, İran ile ABD-İsrail ittifakı arasında süregelen savaşı ve Doğu blokunun bu süreçteki rolünü değerlendirdi.
"İRAN FÜZELERİNDEKİ İSABETİN KAYNAĞI ÇİN OLABİLİR"
Savaşın seyrine dair teknik bir değerlendirme yapan Uygur, İran’ın füze sistemlerindeki gelişime işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
"Beşinci gününe giren bu savaşta, İran’ın balistik füzelerinin 12 Gün Savaşı'ndan daha etkili olmasının Çin GPS sistemlerinin gelişmiş versiyonlarını kullanmasından kaynaklandığı ileri sürülmüştür. Yine İran’ın mezkûr füze sistemlerinde kullandığı yakıtların bir bölümünü Çin’den temin ettiği ve geçen aylarda bu sevkiyatların İran limanlarında saldırıya uğradığı da biliniyor."
"RUSYA VE ÇİN’İN İRAN’I KURTARMASI BEKLENTİSİ GERÇEK DEĞİL"
Kamuoyundaki stratejik ittifak beklentilerini rasyonalize eden Uygur, Moskova ve Pekin ile olan ilişkilerin sınırlarını şu sözlerle çizdi:
"İran’ın Rusya ve Çin ile olan ilişkilerinin İsrail’in ABD ilişkileri gibi istisnai ilişkiler olmaması bir yana, mezkur ülkeler arasında NATO benzeri yapısal bir bloktan dahi bahsetmek mümkün değildir. Dolayısıyla bu çerçevede Rusya ya da Çin’in 'İran’ı kurtarması' gibi bir beklenti gerçek değildir. Zaten üç ülke yöneticilerinden de bugüne kadar böyle bir iddia ya da beklenti dile getirilmemiştir."
"İRADELER SAVAŞININ KAZANANI UZUN VADEDE İRAN OLABİLİR"
Savaşın geleceğine dair öngörülerini paylaşan Hakkı Uygur, sürecin uzamasının farklı sonuçlar doğurabileceğine değindi:
"Savaşın uzaması durumunda İran uzun vadede avantaj elde edebilir ve 'iradeler savaşının' kazananı olabilir. Ancak savaşın uzaması halinde bu ülkeler arasında birbirlerinin direncini artırmaya yönelik adımlar gelebilir. Özellikle Çin’in sahip olduğu elektronik, uydu ve sinyal istihbaratı gibi yetenekleri arka planda İran’a sağlaması, İran’ın İsrail ve ABD karşısındaki saldırılarını daha etkili hale getirebilir."
"STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ HENÜZ İTTİFAK DÜZEYİNDE DEĞİL"
İran'ın 20 ve 25 yıllık anlaşmalarına rağmen güvenlik garantilerinin belirsizliğini koruduğunu vurgulayan Uygur, şu tespitte bulundu:
"Her ne kadar İran son yıllarda Rusya ve Çin ile stratejik iş birliği anlaşmaları imzalamış olsa da bu anlaşmaların yapısal taahhütleri, özellikle de güvenlik işbirliğinin çerçevesi belirgin değildir. Bu nedenle adı geçen ülkeler arasında kamuya açık işbirlikleri, donanmaların liman ziyaretleri ve ortak tatbikatlar seviyesinden ileri geçmemiştir."
