Kendi petrolünü benzin olarak geri satın alıyor! Rusya'dan piyasaları altüst edecek karar: Çareyi o ülkede aradılar
Ukrayna’nın kamikaze İHA’larla petrol altyapısını hedef almasının ardından 11 saat dilimine yayılan ağır bir yakıt kıtlığıyla boğuşan Rusya, tarihte görülmemiş bir hamleye imza attı. Reuters’ın sektör kaynaklarına dayandırdığı rapora göre Moskova, kendi ham petrolünü satıp rafine ettirdiği Hindistan’dan deniz yoluyla benzin ithal etmeye başladı.
- Ukrayna'nın rafineri saldırıları nedeniyle Rusya'da enerji krizi tetiklendi, birçok bölgede yakıt kıtlığı yaşanıyor ve fiyatlar rekor seviyeye ulaştı.
- Rusya, benzin ihtiyacını karşılamak için Hindistan'dan deniz yoluyla ve Belarus'tan demiryoluyla ithalatını artırdı, aylık toplam 400 bin ton benzin ithal etmeyi hedefliyor.
- Hindistan'ın Rus ham petrolünü işleyip benzin olarak Rusya'ya geri satması ironik bir durum oluşturdu.
- Reuters'ın haberine göre, Rusya Savunma Bakanı'nın onayıyla Rus askerlerinin Çin'deki gizli tesislerde kimyasal ve nükleer savaş üzerine eğitildiği iddia ediliyor.
- Pekin yönetimi ve Kremlin, Rus askerlerinin Çin'de eğitim aldığına dair iddiaları yalanladı ve bunu asılsız bilgi olarak nitelendirdi.
Reuters’ın hesaplamalarına ve Rostov-on-Don gibi sınır kentlerinden gelen saha raporlarına göre, Ukrayna’nın stratejik rafinerileri felç eden saldırıları, yaz aylarında günlük tüketimi en az 110 bin ton olan Rusya’da enerji krizini tetikledi.
Birçok bölgede yakıt pompalarına "çalışmıyor" tabelaları asılırken, benzin istasyonlarında kilometrelerce kuyruklar oluştu ve fiyatlar tarihi rekor kırdı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, hükümet bakanlarıyla yaptığı toplantıda İHA saldırılarının yakıt kıtlığına neden olduğunu ilk kez resmen kabul ederken, Kremlin de "kabul edilebilir fiyatlarla" dışarıdan yakıt ithal etmek için müttefiklerle temasta olduklarını duyurdu.
TERSİNE ENERJİ TRAFİĞİ: HAM PETROL GİTTİ, BENZİN OLARAK DÖNÜYOR
Sektör kaynakları, krizin derinleşmesini önlemek adına Moskova'nın ilk etapta Hindistan'dan deniz yoluyla en az 60 bin metrik ton benzin sevk ettiğini kaydetti. Her biri 30 ila 40 bin ton yük taşıyan iki dev tanker yola çıkarken, Rus parlamentosu da Hint benzinini ucuza getirebilmek adına teslimat maliyetlerine endeksli özel yakıt sübvansiyonu içeren vergi kanunu değişikliklerini jet hızıyla onayladı.
Moskova ayrıca, Belarus’tan yaptığı demiryolu benzin sevkiyatını üç katına çıkararak 70 bin tonun üzerine taşıdı. Rusya'nın hedefi, Belarus ve Hindistan dahil çeşitli ülkelerden her ay toplam 400 bin ton benzin ithal ederek yaz dönemi krizini atlatmak.
İşin ironik tarafı ise, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim nedeniyle Haziran ayında rekor kırarak ithalatının yarısından fazlasını (günde 2,70 milyon varil) Rus ham petrolüne ayıran Hindistan’ın, şimdi bu petrolü işleyerek benzin halinde Rusya'ya geri satması oldu.
REUTERS İFŞA ETTİ: RUS ASKERLERİNE ÇİN’DE "GİZLİ KİMYASAL VE NÜKLEER SAVAŞ" EĞİTİMİ!
Rusya’nın sadece enerji alanında değil, askeri lojistikte de Asya devlerine bağımlılığı tırmanıyor. Reuters’ın Avrupalı istihbarat yetkililerine ve ele geçirilen Rus iç yazışmalarına dayandırdığı özel haberine göre, Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov, Rus askerlerinin Çin’deki gizli askeri tesislerde eğitilmesini öngören çok gizli bir programı kişisel olarak onayladı.
En az dört Rus ve Çinli generalin bizzat yönettiği ve Ukrayna’daki savaşla doğrudan bağlantılı olan bu gizli programın detayları Avrupa başkentlerinde alarm zillerinin çalmasına neden oldu.
Reuters, "Halk Kurtuluş Ordusu'nun (PLA) yüksek güvenlikli üslerinde gerçekleştirilen kurslar; radyoaktif, kimyasal ve biyolojik (NBC) savunma üzerine odaklandı. Rus askerleri, Çinli uzmanlardan kimya ve radyasyon keşif mekanizmaları, askeri tesislerin kontaminasyona karşı korunması ve kitle imha silahlarına karşı özel savunma disiplinleri üzerine yoğun teorik ve pratik eğitim aldı." şeklinde değerlendirme paylaştı.
PEKİN VE KREMLİN’DEN YALANLAMA GELDİ
Pekin yönetimi ise yayınlanan istihbarat belgelerini "tamamen asılsız" olarak nitelendirdi. Çin'in Ukrayna'daki savaşta kesinlikle tarafsız bir tutum sergilediğini yineledi. Kremlin ise konuya ilişkin resmi bir yorum yapmaktan kaçınarak, Batı medyasının haberlerini "dezenformasyon ve yalan bilgi" olarak yaftaladı.
