Körfez'deki bombardımanın ardından Trump konuştu: Sadece oturun ve rahatlayın, her şey sonunda iyi olacak!
Kuveyt pazartesi sabahı füze ve kamikaze İHA saldırılarının hedefi olurken, Trump sosyal medyadan 'Sadece oturun ve rahatlayın, her şey sonunda iyi olacak' açıklamasını yaptı.
- İranlı yetkili, metinler üzerinde karşılıklı iletişimin sürdüğünü ve İran'ın da kendi değişikliklerini yapacağını belirtti.
- İran'ın anlaşmazlık durumuna ve masanın devrilmesi ihtimaline hazır olduğu ve Trump'ın revizyonlarının İran tarafından kabul edildiği iddialarını reddettiği açıklandı.
- ABD tarafında Trump'ın, taslak metinde özellikle İran'ın uranyum stoklarının geleceği ve nükleer faaliyetlerine yönelik taahhütlerin netleştirilmesi konularında köklü değişiklikler talep ettiği öne sürüldü.
- Trump'ın anlaşma konusunda aceleci davranmayacağını ve tek kesin garantinin masadan nükleer silah seçeneğinin tamamen kalkması olduğunu belirttiği aktarıldı.
- Diplomatik trafikte silahların gölgesi olarak, İran Devrim Muhafızları'nın bir Amerikan insansız hava aracını düşürmesi sonrası ABD'nin İran'ın hava savunma radar üsleri ve İHA komuta merkezlerini vurduğu ve ardından Kuveyt'in füze ve kamikaze İHA saldırısı altında kaldığı bildirildi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran ile yürütülen dolaylı müzakerelerin taslak metninde değişiklik talep etmesinin ardından Tahran’dan sürece ilişkin ilk cevap geldi. İran'ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı'na konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, Amerikan medyasında çıkan iddialara değinerek taraflar arasında metin konusunda iletişimin sürdüğünü açıkladı.
Trump'ın revizyon taleplerine karşı Tahran'ın da kendi şartlarını masaya koyacağını ifade eden yetkili, diplomatik sürece ilişkin şu açıklamayı yaptı:
"Metinlerin karşılıklı değiş tokuşu devam ediyor ve İran da doğal olarak metin üzerinde kendi değişikliklerini yapacak. Henüz hiçbir şey kesinleşmiş değil. Bizim için tek ölçüt, kendi kabul ettiğimiz metindir. Trump tarafından yapılan değişikliklerin İran tarafından da kabul edildiği anlamı çıkarılamaz. İran, anlaşmazlık durumuna ve masanın devrilmesi ihtimaline de tamamen hazırdır."
Trump tarafından yapılan revizyonların İran kanadında karşılık bulduğu iddialarını kesin bir dille reddeden yetkili, Tahran yönetiminin anlaşmazlık senaryosuna ve muhtemel bir gerilime de askeri açıdan tamamen hazır olduğunu dile getirdi.
TRUMP’IN DURUM ODASI MESAİSİ
ABD kanadında ise Başkan Donald Trump’ın, müzakere ekibinin hazırladığı taslak metinde köklü değişiklikler talep ettiği ileri sürüldüç Axios ve New York Times’a konuşan ABD’li yetkililer, Trump’ın cuma günü Beyaz Saray’daki Durum Odası’nda düzenlediği üst düzey toplantıda taslağı masaya yatırdığını ve bazı maddelerin ulusal çıkarlar doğrultusunda yeniden düzenlenmesini istediğini aktardı. Trump’ın talep ettiği değişikliklerin merkezinde, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceği ve nükleer faaliyetlerine yönelik taahhütlerin netleştirilmesi yer alıyor.
Hafta sonu Fox News’e konuşan Trump, anlaşma konusunda aceleci davranmayacağının sinyalini vererek, "Görüşmeler yavaş ama emin adımlarla ilerliyor. Sahip olmam gereken tek ve kesin garanti, masadan nükleer silah seçeneğinin tamamen kalkmasıdır" dedi. Beyaz Saray, anlaşmanın İran'a büyük ekonomik kazanımlar sağlayacağı yönündeki iddiaları doğrulamazken, revize edilen yeni metnin değerlendirilmek üzere yeniden Tahran’a iletildiği öğrenildi.
DİPLOMASİ TRAFİĞİNDE SİLAHLARIN GÖLGESİ: KUVEYT VURULDU, ABD ÜSLERİ HEDEF ALDI
Müzakere masasında revizyon savaşları yaşanırken, sahada ise silahlar yeniden ateşlendi. İran Devrim Muhafızları'nın karasularını ihlal ettiği gerekçesiyle bir Amerikan MQ-1 insansız hava aracını düşürmesinin ardından bölge adeta yangın yerine döndü. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), misilleme olarak hafta sonu boyunca İran'ın Keşm Adası ve Gorik'te bulunan hava savunma radar üsleri ile İHA komuta merkezlerini savaş uçaklarıyla ağır şekilde vurduğunu açıkladı.
TRUMP'TAN RAHAT OLUN ÇIKIŞI
Bombardımanın hemen ardından gerilim Körfez’e sıçradı. Kuveyt ordusu, pazartesi sabahı ülkenin yoğun bir füze ve kamikaze İHA saldırısı altında kaldığını duyurarak ülke genelinde alarm sirenlerinin çaldığını açıkladı.
Çatışmaların gölgesinde sosyal medyadan açıklama yapan Trump ise, "İran bir anlaşma yapmak istiyor ancak içerideki eleştiriler ve yorumlar bu sürece varmayı zorlaştırıyor. Tahran gerçekten bir anlaşma yapmak istiyor ve bu anlaşma hem ABD hem de bizimle hareket edenler için faydalı olacak. Sahte Haber CNN, bugün, rutin olarak, İran Nükleer Anlaşmasının nükleer konusundan bahsetmediğini söyledi. Oysa aslında, İran'ın nükleer silah sahibi olmayacağını çok açık bir şekilde belirtiyor. Daha sonra, nükleerin çeşitli diğer yönlerini tartışmak için çok güçlü ve uzun detaylarla devam ediyor. Hatta, anlaşmanın büyük bir kısmı bununla ilgili. CNN ve sahte haber medyada birçok kişi, düşük reytingli bir felaket. Yeni sahiplikle bile, muhtemelen asla daha iyi olmayacak." diyerek tıkanıklığa dikkat çekti.
Açıklamasının devamında "Sadece oturun ve rahatlayın, her şey sonunda iyi olacak. Her zaman öyle olur." diye ekledi.
NE OLMUŞTU?
İran ordusunu olduğu gibi bıraktıklarını çünkü ordunun "bir bakıma ılımlı" olduğunu düşündüklerini belirten Trump, "Ilımlı olmayan başka kişiler var. Onları etkisiz hale getirdik. Liderlik kademelerindeki çeşitli isimleri de devre dışı bıraktık." şeklinde konuştu.
Trump, savaşlarda herkesin ortadan kaldırılmaya çalışılmasının, geride 40 yıl boyunca kendini toparlayamayan bir ülke bıraktığını söyleyerek, "Irak'ta yaşananlara bakın. Çok kötü bir iş çıkardık. Bu son derece yanlış ve akılsızca bir şeydi." dedi.
Trump, yavaş yavaş istediklerini aldıklarını savunarak, "Acele ederseniz iyi bir anlaşma yapamazsınız. Yavaş ama emin adımlarla, bence istediğimizi elde ediyoruz. Eğer istediğimizi elde edemezsek, bunu farklı şekilde sonlandıracağız." yorumunda bulundu.
İRAN'DAN ATEŞKES HATIRLATMASI
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği haftalık basın toplantısında şunları söyledi:
"İran'ın silahlı kuvvetleri, açık bir ateşkes ihlali olarak kabul edilen ABD'nin saldırgan eylemine karşılık olarak, bu saldırgan eylemin kaynağındaki hedefleri vurmuştur. Amerika ve Siyonist rejimi iki ayrı aktör olarak değerlendiremeyiz. Bugün Lübnan’da olan her şeyin arkasında mutlaka Amerika vardır. Bu şekilde ateşkesi geniş çapta ihlal eden tek taraf Siyonist rejim değildir, Amerika da bölgemizde ateşkesi ihlal etmektedir."
"DİPLOMASİ GÜCÜN YERİNİ TUTMAZ, MASANIN DEVRİLMESİNE HAZIRIZ"
ABD Başkanı Donald Trump’ın taslak metinde sürekli yeni şartlar öne sürmesi nedeniyle müzakere sürecinin uzamasının normal olduğunu belirten Bekayi, diplomasinin askeri güç olmadan tek başına bir anlam ifade etmediğini aktardı:
"Başından beri güvensizlik ortamında müzakere ettiğimizi biliyorduk. Müzakere, derin bir şüphe ve güvensizlik içinde başladı ve mesaj alışverişi de hALA aynı güvensiz ortamda devam ediyor. Ancak unutmamalıyız ki diplomasi, gücün yerini tutmaz. Karşı taraf sürekli görüşlerini değiştiriyor, yeni ya da çelişkili talepler ortaya koyuyor ve ayrıca farklı, çelişkili medya mesajları gönderiyor; böyle bir durumda müzakere sürecinin uzaması oldukça doğaldır. Müzakere ya da diplomasi, müzakere eden taraflar arasında güvenin bir göstergesi ya da ürünü değildir, bunları birbirinden kesinlikle ayırmalıyız."
"LÜBNAN'DA ATEŞKES OLMADAN NİHAİ ANLAŞMA OLAMAZ"
İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki işgal alanlarını genişletmesi ve Beyrut'a yönelik yeni hava saldırısı talimatlarının ardından Lübnan cephesinin İran için kırmızı çizgi olduğunu yineleyen Dışişleri Sözcüsü, Tahran'ın bölge güvenliği için askeri seçenekleri kullanmaktan çekinmeyeceğini belirterek konuşmasını şöyle sonlandırdı:
"Lübnan'da bir ateşkes, herhangi bir ateşkesin ve savaşı sona erdirmeye yönelik herhangi bir nihai anlaşmanın ayrılmaz bir parçasıdır. İran'ın ulusal güvenliğini savunmak ve hem İran'ın hem de bölgenin güvenliğini sağlayan, bunu garanti eden bir durumu korumak için gerekli gördüğümüz herhangi bir eylemi tereddüt etmeden, kararlılıkla gerçekleştireceğiz."
NEW YORK TİMES ANALİZİ: "TRUMP ULUSLARARASI ÇIKMAZIN İÇİNDE"
Diplomatik kördüğümü köşesine taşıyan New York Times yazarı David E. Sanger ise, Trump’ın dış politika hırslarının küresel gerçeklerin duvarına çarptığını yazdı. Sanger, Trump’ın yakın bir danışmanının şu itirafını okuyucularıyla paylaştı:
"Hava yoluyla nükleer tesisleri yok etmek Amerika'nın en iyi yaptığı şeydir; İran, Rusya ve Ukrayna gibi ülkelerdeki siyasi olayları kontrol etmek ise ABD'nin en kötü yaptığı şeydir."
Trump’ın Ukrayna, Gazze ve İran’da vadettiği "hızlı ve kolay zaferlerin" acı bir diplomatik çıkmaza dönüştüğü hatırlatıldı. Ukrayna savaşının 5. yılına girdiğini ve Trump'ın elçileri Steve Witkoff ile Jared Kushner'ın mekik diplomasisinden sonuç alınamadığını kaydeden gazete, İran sahasında da askeri ablukaya rağmen Tahran'ın uranyum zenginleştirme stratejisinden milim geri adım atmadığının altını çizdi:
"Yönetimin hatası, görüşmeleri devam ettirmek için geleneksel diplomasinin günlük katılımı olmadan, ara sıra yapılan telefon görüşmelerine veya özel elçilerin ziyaretlerine fazla güvenmek olmuştur. Trump, karmaşık ve uzun soluklu uluslararası sorunlara hızlı ve basit çözümler hayal eden ilk başkan değil. Ancak genellikle farkı yaratan, görkemli ve dramatik açıklamalar değil, sürdürülebilir yönetim ve takipte kalmaktır."
