Küba için yeni şafak planı! Trump tarih verdi
Venezuela lideri Maduro'nun alıkonulmasını hatırlatan Trump, '70 yıldır beklenen gün geliyor' diyerek müdahale sinyali verdi. Öte yandan, 10 yıl aradan sonra Küba'ya giden ilk resmi ABD heyeti, Castro'nun torunuyla gizlice buluştu.
ABD Başkanı Donald Trump, Arizona’daki "Turning Point USA" etkinliğinde Küba'yı yeniden tehdit etti. Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun 3 Ocak’taki askeri müdahaleyle alıkonulmasını hatırlatan Trump, sıradaki hedefin Küba olduğunu ima etti.
ABD Başkanı "Çok yakında, bu büyük güç sayesinde 70 yıldır beklenen gün gelecek. Buna 'Küba için Yeni Bir Şafak' deniyor" şeklinde çıkış yaptı.
KÜBA'YA GİDEN ABD'Lİ HEYET, CASTRO'NUN TORUNUYLA GÖRÜŞTÜ
Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin, Küba'ya giderek burada Küba'nın eski Devlet Başkanı Raul Castro'nun torunu Guillermo Rodriguez Castro'nun da aralarında bulunduğu bürokratlarla görüştüğü öne sürüldü.
Söz konusu heyetin son 10 yıldan fazla süredir Küba'ya giden ilk resmi heyet olduğuna dikkati çeken yetkili, burada birçok görüşme yapıldığını ancak Castro dışında görüşülen kişilerin bilgilerinin paylaşılamayacağını kaydetti.
"İŞ İŞTEN GEÇTİ": TRUMP’TAN NATO’YA KAPIYI KAPATAN CEVAP
Hürmüz Boğazı ve bölgesel güvenlik konularında NATO’ya yönelik eleştirilerinin dozunu artıran Trump, ittifakın yardım teklifini geri çevirdiğini açıkladı. NATO yetkililerinin kendisini arayarak yardım teklif ettiklerini belirten Trump, "Onlara iki ay önce yardımlarını kabul edeceğimi ama artık istemediğimi söyledim. Çünkü onlara en çok ihtiyacımız olduğunda hiçbir işe yaramadılar" diye konuştu.
"LÜBNAN’I YENİDEN BÜYÜK YAPACAĞIZ"
İsrail ile Lübnan arasındaki geçici ateşkesi "benzeri görülmemiş" bir başarı olarak tanımlayan Trump, Beyrut yönetimine ve halkına zeytin dalı uzattı. "Lübnan'ı yeniden büyük yapacağız" vaadinde bulunan ABD Başkanı, Lübnan halkının uzun süredir zor şartlarda yaşadığını ifade ederek, Hizbullah ile ilgili durumun bir an önce düzelmesini umduğunu dile getirdi. Trump ayrıca, bu ateşkesin İran ile yürütülen müzakerelerden tamamen bağımsız olduğunun altını çizdi.
