Suriye'ye müdahale ihtimali, Arap ülkelerini '3'e böldü'
Suriye'ye askeri müdahale tartışmaları, Arap ülkelerini bu konuda 3'e böldü.
Suriye'ye askeri müdahale tartışmaları, Arap ülkelerini bu konuda 3'e böldü. Körfez ülkelerinin çoğu muhtemel müdahaleyi desteklerken, Mısır ve Cezayir gibi askeri yönetimlerin etkin olduğu ülkeler ile benzer bir müdahale sonucu iktidarın el değiştirdiği Irak, buna karşı çıkıyor. Bazı Arap ülkeleri ise çekimser davranıyor. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu'nda (USAK) görevli Lübnanlı araştırmacı Ali Bekir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Arap ülkelerinin ABD'nin Suriye'ye muhtemel müdahalesi konusunda, 3 farklı yaklaşım sergilediğini ifade etti.
|
"Bilinen yöntemlerle devam etse, batı krize müdahale etmez"
Irak'ta yaşananla Suriye'deki durumun aynı olmadığını savunan Bekir, şöyle konuştu: "BM Güvenlik Konseyi'ne üye ülkeler arasında veya dışında Suriye konusunda bir uzlaşı yok. Bunun yanında bütün katliamlarına rağmen uluslararası toplumun çıkarı, rejimin işbaşında kalması ve yönetimin aktarılması için siyasi çözüm bulunmasından yana. Obama, askeri müdahaleyi, hatta askeri yardım sunmayı dahi reddediyordu. Ancak Esed rejimini kimyasal silah kullandığı için cezalandırmak istiyor. Eğer Suriye yönetimi bilinen yöntemlerle halkını öldürmeye devam etse, batı krize müdahale etmez."
"Suriye denklemi çok karmaşık"
Fas'ın Marakeş kentindeki El-Kadı İyad Üniversitesi'ndeki Siyaset ve Anayasal Araştırmalar Merkezi Müdürü Dr. Muhammed el-Maliki de muhtemel müdahaye karşı Arap ülkeleri arasında bir kutuplaşma olduğunu ifade etti. Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar ve onlara yakın bazı Arap ülkelerinin muhtemel askeri müdahaleyi desteklediğini hatırlatan Maliki, Arap toplumlarında bir kamuoyu yoklaması yapıldığında ise "Sivillerin aleyhine olacağı endişesi ve Ortadoğu'nun içinde bulunduğu askeri ve güvenlik durum nedeniyle" müdahaleye karşı çıkıldığının görüleceğini söyledi. Arap ülkeleri arasındaki bölünmenin bu etkenlerle açıklanabileceğini dile getiren Maliki, Suriye denkleminin çok karmaşık olduğunu savunarak, şunları kaydetti: "Suriye denkleminin kendine özel birçok faktöründen dolayı çok karmaşık bir yapısının olduğu mutlaka hatırlanmalı. Jeostratejik yapısı, Arap ve bölge ülkeleri ile uluslararası düzeydeki ilişkileri, bölge ülkeler ile uluslararası toplumun ülkede yaşanan olaylara duruşunun farklılık göstermesi ve Suriye'de halk ile asker arasındaki ilişkinin yapısı, Suriye'deki denklemi karmaşıklaştıran unsurlar arasında yer alıyor. Bu nedenle Suriye'de yaşananlara karşı Arap ülkelerinin farklı tutumunu analiz etmede şu iki şey dikkate alınmalı. Bunlardan birincisi bazı Arap ülkeleri, sadece rejimin katliamlarını görmesi. İkincisi ise bazılarının müdahalenin sonuçlarının sadece yönetime olmayacağını, halkın da bundan da etkileneceğini dikkate alması. Irak'ta ve Libya'da müdahale sonrasında yaşananlar da bunu etkiliyor."
Bizi Takip Edin
YORUMLAR
